Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından Konya’da Yapısal Reform Çalıştayı düzenlendi.
Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ve iş dünyası temsilcileriyle alanında uzman akademisyenleri bir araya getiren çalıştayda, “Türkiye’nin Gücüne Konya’nın Katkısı” başlığı ele alındı.
Programda Konya’nın mevcut ekonomik kapasitesi, bölgesel rekabet gücü, sanayi ve tarımdaki potansiyeli ile Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yapısal reformlara sağlayabileceği katkılar değerlendirildi.
Arıkoğlu: Konya güçlü bir potansiyele sahip
Mevlana Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MEVLANASİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Arıkoğlu, Konya’nın sahip olduğu ekonomik ve toplumsal gücün geleceğe nasıl daha güçlü taşınabileceğini değerlendirmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Konya’nın güçlü kültürel mirasının yanı sıra sanayisi, tarımı, girişimcilik kapasitesi, üretim çeşitliliği ve şehircilik alanında oluşturduğu marka değeriyle Türkiye’nin öne çıkan şehirleri arasında bulunduğunu ifade eden Arıkoğlu, kentin ekonomik kapasitesine ilişkin şu verileri paylaştı:
| Gösterge | Konya |
|---|---|
| Organize sanayi bölgelerinin büyüklüğü | 31 milyon metrekare |
| Tarım alanı | 1 milyon 880 bin hektar |
| İhracattaki yıllık artış | Yüzde 5,1 |
Arıkoğlu, “Konya’da, 31 milyon metrekarelik organize sanayi bölgemiz, 1 milyon 880 bin hektarlık tarım alanımız ve geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 5,1 artan ihracatımızla güçlü bir potansiyele sahip olduğumuzu görüyoruz. Elbette bu tabloyu çok daha fazla veriyle desteklememiz mümkün.” dedi.
Şehirlerin gücünün yalnızca üretim miktarıyla değerlendirilemeyeceğine dikkati çeken Arıkoğlu, yetenekli insan kaynağı, teknoloji geliştirme kapasitesi, markalaşma, lojistik altyapı, kurumsal yapı ve yaşam kalitesinin de bölgesel rekabette belirleyici olduğunu ifade etti.
“Üretimden markalaşmaya dönüşümü desteklemek ortak sorumluluğumuz”
Sahadaki ihtiyaçların, beklentilerin ve çözüm önerilerinin karar alma mekanizmalarına taşınmasını önemsediklerini belirten Arıkoğlu, üretimden tasarıma ve markalaşmaya kadar geniş kapsamlı bir dönüşüme ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.
Arıkoğlu şöyle konuştu:
“Bölgemizin üretim, yatırım, istihdam ve rekabet gücünü artıracak somut önerilerin oluşmasına katkı sunmak, üretimden tasarıma, tedarikçilikten markalaşmaya ve geleneksel iş modellerinden eko-teknoloji ve ekonomi odaklı geçişi desteklemek ortak sorumluluğumuzun önemli bir parçası. Bu dönüşümün hukukun üstünlüğü, demokrasi, fırsat eşitliği ve Cumhuriyetimizin temel değerleriyle güçlenmesini son derece önemsiyoruz.”
Sanayinin İç Anadolu’ya yayılması gündeme geldi
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi Ekmel Tozoğlu da iş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesinin bölgesel kalkınma ve yapısal reformlar açısından önem taşıdığını söyledi.
Çalıştayda katma değerli üretimden dijital dönüşüme, markalaşmadan insan sermayesine, lojistikten sürdürülebilirliğe kadar birçok başlığın ele alınacağını belirten Tozoğlu, Konya ve Karaman’ın potansiyelinin daha görünür hale getirilmesinin Türkiye’nin yapısal reform sürecine katkı sağlayacağını ifade etti.
Tozoğlu, “Katma değerli üretimden dijital dönüşüme, markalaşmadan insan sermayesine, lojistikten sürdürülebilirliğe kadar pek çok kritik başlığı ele alacağız. Her birinizin katkısı, Konya ve Karaman’ın potansiyelini daha görünür kılacak ve Türkiye’nin yapısal reform ihtiyacına ışık tutacaktır.” ifadelerini kullandı.
2026’nın “Yapısal Reformlar Yılı” ilan edilmesinin konunun önemini ortaya koyduğunu belirten Tozoğlu, çalıştayda yalnızca sorunların tespit edilmeyeceğini, çözüm önerilerinin de ortaya konularak karar vericilere sunulacağını kaydetti.
“İç Anadolu Türkiye’nin yeni üretim üssü haline gelecektir”
Tozoğlu’nun konuşmasının öne çıkan başlıklarından biri de Türkiye’de sanayinin bölgesel dağılımı oldu.
Marmara Bölgesi’nde yıllardır yoğunlaşan sanayi üretiminin deprem riski, çevresel baskılar ve nüfus yoğunluğu nedeniyle daha dengeli bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten Tozoğlu, sanayinin İç Anadolu’ya yayılmasının ülke ekonomisi açısından yeni fırsatlar oluşturacağını söyledi.
Tozoğlu şunları kaydetti:
“Marmara Bölgesi, yıllardır Türkiye’nin sanayi yükünü omuzlamaktadır. Ancak bu yoğunlaşma artık sürdürülebilir değildir. Deprem riski, çevresel baskılar ve aşırı nüfus yoğunluğu, üretim gücümüzü tehdit etmektedir. Sanayimizin İç Anadolu’ya taşınması, hem ülke genelinde dengeli kalkınmayı sağlayacak hem de lojistik, enerji ve iş gücü açısından yeni fırsatlar yaratacaktır. Böylece Marmara nefes alırken, İç Anadolu Türkiye’nin yeni üretim üssü haline gelecektir. Bu konu bir devlet stratejisi olarak da benimsenmiştir. Ortaya koyacağımız fikirler, yalnızca bölgemizin değil, tüm Türkiye’nin geleceğine katkı sağlayacaktır.”
Bu yaklaşım, sahip olduğu geniş sanayi alanları, üretim çeşitliliği, tarımsal kapasitesi ve coğrafi konumuyla Konya’nın Türkiye’de sanayinin daha dengeli dağılımında üstlenebileceği rolü de gündeme taşıdı.
Programda Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ile Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Savaş Erdoğan da katılımcılara hitap etti.
Açılış konuşmalarının ardından Yapısal Reform Çalıştayı çeşitli oturumlarla devam etti.




