Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, internet ortamında ve arama motorlarında yer alan kişisel bilgilerin görünürlüğünün sınırlandırılmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen TEKNOFEST kapsamında açıklamalarda bulunan Bilir, daha önce yayımlanmış, hukuka uygun ve doğru bilgilerin dahi yıllar sonra sürekli görünür olmasının kişiler açısından mağduriyet oluşturabileceğine dikkati çekti.
GOOGLE TÜRKİYE İÇİN ÖZEL BAŞVURU ALANI AÇTI
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital ortamda “unutulmanın” giderek zorlaştığını ifade eden Bilir, arama motorlarında kişilerin çok eski tarihlere ait bilgilerinin dahi karşılarına çıkabildiğini söyledi.
Bilir, şöyle konuştu:
“Biz unutsak dahi arama motorları, özellikle Google unutmuyor. Bu, geçmişteki bizimle ilgili yayınlanan bilgiler sürekli karşımıza çıkmakta ve insanlar bundan rahatsız olmakta. Daha somut söylemek gerekirse Google’da kişinin adıyla ve soyadıyla bir arama yaptığınız zaman kişinin 15-20, hatta 40 yıl öncesi bilgileri yer almakta. Ve kişiler bu haberlerin sürekli görünür olmasından da rahatsızlık duymakta. Bunun arama motorları üzerinden ad ve soyadla görünür olmamasını istemektedirler ve indeksten çıkarılmasını istemektedirler.”
Google’ın Türkiye özelinde bir başvuru alanı oluşturduğunu belirten Bilir, kişilerin kaldırılmasını istedikleri bilgileri bu bölüm üzerinden iletebildiğini aktardı.
Bilir, “Google, Türkiye özelinde bir kutucuk açtı. Kaldırılmasını istediğiniz bilgiyi giriyorsunuz ve 30 gün içerisinde size bu bilgi kaldırılabilir veya kaldırılamaz şeklinde bilgi vermek zorunda. Daha sonra Google’ın cevabı üzerine, eğer cevap olumsuz ise kuruma başvuru yapılmakta ve kurul değerlendirmekte.” dedi.
“TEKNOLOJİ VE MAHREMİYET KARŞIT KAVRAMLAR DEĞİLDİR”
Yapay zekânın giderek daha yaygın hale geldiğine ve insanların günlük hayatını doğrudan etkilediğine işaret eden Bilir, teknolojik gelişmelerle birlikte mahremiyet bilincinin de güçlenmesi gerektiğini ifade etti.
KVKK’nın yapay zekâ konusunda düzenli olarak bilgilendirme çalışmaları yaptığını belirten Bilir, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Yapay zeka çoğu bilgiyi, veriyi elde ederek bir sonuca ulaşıyor. Biz yapay zeka ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte aslında insanlardaki mahremiyet bilinci de ihtiyacı da gelişmektedir. Yani çok net olarak şunu söylemek isterim. Teknoloji ve mahremiyet karşıt kavramlar değildir. Hem teknoloji olmalı hem de mahremiyet olmalıdır.”
Yapay zekâ sistemlerinin insan odaklı ve şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Bilir, kişilerin kendileriyle ilgili veriler üzerinde kontrol sahibi olması gerektiğini söyledi.
Bilir, “Yapay zekaya insan odaklı yaklaşmalıyız. Yapay zeka şeffaf olmalı ve gerektiği zaman da kişiler kendileriyle ilgili kontrol kendilerinde olmalıdır. Çünkü yapay zeka sonuçta kişisel verileri de işlemekte. Dolayısıyla bu verilerin gelişigüzel, keyfi olarak kullanılması değil, hesap verilebilir şekilde kullanılması ve yapay zekanın da insanın yerine geçen değil, insanla birlikte, insana hizmet eden bir anlayışla yaklaşılması lazım.” ifadelerini kullandı.





