Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Berlin’de Elif Eralp’in tarihi çıkışı: Sol Parti’yi birinciliğe taşıdı, annesi gözyaşlarını tutamadı

Türkiye’den Almanya’ya göç eden sosyalist ve sendikacı bir ailenin kızı olarak 1981’de Münih’te dünyaya gelen hukukçu Elif Eralp, Berlin siyasetinin merkezine yerleşti. Eralp’in başbakan adayı olduğu Sol Parti, 20 Eylül 2026’da yapılan Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde yüzde 25,7 oyla birinci parti oldu. Partinin oylarını 2023 seçimlerine göre 13,5 puan artırması ve Berlin’de ilk kez sandıktan birinci çıkması, Eralp’i yeni hükümetin kurulmasında kilit isim haline getirdi. Kızının seçim başarısını gözyaşlarıyla karşılayan anne Hülya Eralp ise “Bu kadar yüksek bir oy alacağını ben bile tahmin etmedim” dedi.

Türkiye’den Almanya’ya göç eden sosyalist ve sendikacı bir ailenin kızı

Almanya’nın başkenti Berlin’de 20 Eylül 2026 tarihinde yapılan Eyalet Meclisi seçimleri, Türkiye kökenli hukukçu Elif Eralp’i Alman siyasetinin en çok konuşulan isimlerinden biri haline getirdi.

Eralp’in başbakan adayı olarak seçimlere götürdüğü Die Linke – Sol Parti, oyların yüzde 25,7’sini alarak Berlin’de seçimi birinci sırada tamamladı.

Berlin Eyalet Seçim Kurulunun 21 Eylül’de açıkladığı geçici resmi sonuç, Sol Parti’nin Berlin siyasetindeki ağırlığını önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu.

2023’te yüzde 12,2 oy alan parti, üç yıl içerisinde oy oranını 13,5 puan artırarak yüzde 25,7’ye çıkardı. Böylece Sol Parti yalnızca oylarını iki katın üzerine taşımakla kalmadı, Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde tarihinde ilk kez birinci parti konumuna yükseldi.

Bu sonuç, Elif Eralp’i otomatik olarak Berlin hükümetinin başına getirmiyor. Ancak Eralp artık yeni hükümetin kurulması sürecindeki en önemli siyasi aktörlerden biri. Önümüzdeki süreçte yapılacak koalisyon görüşmelerinin ardından Berlin Eyalet Meclisinde gerçekleştirilecek hükümet başkanlığı seçimi, Eralp’in Berlin’in başına geçip geçmeyeceğini belirleyecek.

Berlin’de sandıktan çıkan tablo

20 Eylül seçimlerinin ardından oluşan tablo, Berlin siyasetinde önemli bir değişime işaret etti.

Sol Parti yüzde 25,7 ile birinci sıraya yerleşirken CDU yüzde 18,8, AfD yüzde 16,3, Yeşiller yüzde 14,3, SPD ise yüzde 12,1 oy aldı.

Seçime katılımın yaklaşık yüzde 74 düzeyinde gerçekleşmesi de Berlin’de son yılların yüksek katılımlı seçimlerinden birinin yaşandığını gösterdi.

Parti Oy oranı
Sol Parti %25,7
CDU %18,8
AfD %16,3
Yeşiller %14,3
SPD %12,1
BSW %4,7
FDP %2,5

Bu tablonun en dikkat çekici taraflarından biri Sol Parti’nin yükselişi oldu. Parti 2023’te yüzde 12,2 olan oyunu yüzde 25,7’ye çıkardı.

Dolayısıyla Eralp’in elde ettiği başarı yalnızca seçimden birinci çıkılmasıyla sınırlı değil. Sol Parti, Berlin’deki seçmen tabanını üç yıl içerisinde belirgin biçimde genişletmiş oldu.

Anne Hülya Eralp sonucu gözyaşlarıyla karşıladı

Seçim sonuçlarını yakından takip eden isimlerden biri de Elif Eralp’in annesi Hülya Eralp oldu.

Kızının başbakan adayı olarak girdiği seçimde Sol Parti’nin yüzde 25’in üzerinde oy alarak birinci olmasının ardından duygularını anlatan Hülya Eralp, sevinç gözyaşlarını tutamadığını söyledi.

Anne Eralp:

“Çok mutluyum. Kızımla gurur duyuyorum. Bu kadar yüksek bir oy alacağını ben bile tahmin etmedim. Ama gerçekten sevinç gözyaşlarımı tutamadım.”

dedi.

Seçimden önce günler boyunca büyük bir heyecan yaşadığını anlatan Hülya Eralp, sonucu beklemenin kendisi için oldukça zor geçtiğini belirterek:

“Kaç gündür merak ve heyecandan uyuyamıyorum. Çok güzel bir duygu.”

ifadelerini kullandı.

Kızının elde ettiği sonucu Berlin’de yaşayan göçmen kökenli insanlar açısından da önemli bulan Hülya Eralp:

“Elif kendisi de söyledi, tarihe geçti. Berlin tarihinde göçmen kökenli bir siyasetçi olarak böyle bir başarı elde etmesi çok önemli. Başkentte böyle bir başarı gerçekten çok güzel bir şey.”

diye konuştu.

Hülya Eralp, önümüzdeki siyasi süreçte kızının Berlin hükümetinin başına seçilmesini istediğini ve başarılı olacağına inandığını da dile getirdi.

Elif Eralp kimdir?

Elif Eralp’in yaşam hikâyesi Almanya’da başlamasına rağmen ailesinin geçmişi Türkiye’ye uzanıyor.

1981 yılında Münih’te doğan Elif Eralp, Türkiye’den Almanya’ya siyasi nedenlerle göç eden sosyalist ve sendikacı bir anne-babanın çocuğu.

Ailesi, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Türkiye’den ayrılarak Almanya’ya sığındı. Annesi Hülya Eralp Almanya’ya geldiğinde Elif’e yaklaşık sekiz aylık hamileydi. Ailenin Almanya’daki ilk durağı Münih oldu. Daha sonra Dortmund’a, Elif Eralp sekiz yaşındayken de Hamburg’a taşındılar.

Babası Almanya’da doktor olarak çalıştı ve anestezi alanında uzmanlaştı. Annesi Hülya Eralp ise Türkiye’de meslek eğitimi alanında çalışmış, Almanya’da ise göçmenlerin sosyal ve mesleki yaşama katılımı konusunda uzun yıllar faaliyet yürütmüş bir isim.

Siyasi bir aile ortamında büyüdü

Elif Eralp’in siyasetle ilişkisi yetişkinlik döneminde başlamadı.

Anne ve babasının sosyalist ve sendikacı kimliği nedeniyle evde siyaset, emek, göç, eşitlik ve insan hakları meseleleri sürekli konuşulan konular arasındaydı.

Eralp de kendi yaşam öyküsünde çocukluğundan itibaren ailesiyle birlikte gösterilere katıldığını, henüz 10 yaşındayken arkadaşlarıyla bir “çevre kulübü” kurduğunu anlatıyor. İlerleyen yıllarda nükleer enerji karşıtı hareketlerde, ırkçılık karşıtı çalışmalarda ve kent politikalarına ilişkin toplumsal girişimlerde yer aldı.

Anne Hülya Eralp ise kızının yetiştiği ortamı anlatırken aile olarak yıllardır ırkçılığa karşı mücadele ettiklerini ve göçmenlere destek olduklarını söyledi.

Hülya Eralp:

“İşverenlerle görüşerek çok kültürlü ve çok dilli eğitim ve meslek eğitiminin nasıl yapılabileceği konusunda çalışmalar yaptım. Emekli olduktan sonra da gönüllü olarak çalışmaya devam ediyorum.”

dedi.

Evlerinin göçmenlerin, işçilerin ve ırkçılığa karşı mücadele eden insanların sık sık bir araya geldiği bir yer olduğunu anlatan Eralp, buna rağmen kızlarını doğrudan siyasete yönlendirmediklerini vurguladı.

“Biz onu hiç yönlendirmedik. ‘Politika yap’ falan demedik.”

diyen Hülya Eralp, Elif’in çocukluk yıllarından itibaren çevresinde yaşanan toplumsal gelişmelere ilgi gösterdiğini anlattı.

“En ufak adaletsizlik gördüğünde müdahale ederdi”

Elif Eralp’in meslek tercihi hukuk oldu.

Annesi Hülya Eralp’e göre bu tercihin temelleri de çocukluk yıllarında atıldı.

Kızının küçük yaşlardan itibaren adalet konusunda son derece hassas olduğunu anlatan Eralp:

“Çok adalete düşkün bir çocuktu. Çocukluğundan beri en ufak bir adaletsizlik gördüğünde müdahale ederdi. Herkes ‘Sen kesin hukukçu olacaksın, insan haklarını savunacaksın’ derdi.”

ifadelerini kullandı.

Hamburg’da hukuk okudu

Elif Eralp, 2001-2007 yılları arasında Hamburg Üniversitesinde hukuk eğitimi aldı.

2007’de ilk hukuk devlet sınavını, 2009’da ise ikinci hukuk devlet sınavını başarıyla tamamladı.

Hukuk stajı sırasında Hamburg’daki mahkemelerde, Fuhlsbüttel Cezaevi’nde, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinde ve Kanada’daki Alman Büyükelçiliğinde görev yaptı. Göç ve iltica hukuku alanında da çalışma deneyimi kazandı.

Federal Mecliste 11 yıl hukuk politikaları alanında çalıştı

Eralp’in profesyonel siyasi kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri 2010 yılında Berlin’e taşınması oldu.

Aynı yıl Federal Meclisteki Sol Parti grubunda hukuk politikaları danışmanı olarak göreve başladı.

2010 ile 2021 yılları arasında Federal Meclis bünyesinde hukuk politikaları, vatandaşlık hakları ve demokrasi alanlarında çalıştı. Aynı dönemde işyeri temsilciliği yaptı ve Ver.di sendikasının toplu sözleşme komisyonunda görev aldı.

Bu nokta özellikle önemli. Elif Eralp’in Federal Meclisteki görevi bazı haberlerde “insan hakları avukatlığı” şeklinde ifade edilse de resmi özgeçmişindeki tanım Sol Parti Federal Meclis grubunda hukuk politikaları danışmanlığı şeklinde.

Sol Parti’ye 2017’de katıldı

Elif Eralp uzun yıllar Sol Parti’nin Federal Meclis grubunda görev yaptıktan sonra 2017 yılında doğrudan parti üyesi oldu.

2018’de Sol Parti’nin Berlin yönetiminde görev almaya başladı.

2021 seçimlerinde Berlin Eyalet Meclisine girdi. 2023 seçimlerinde yeniden milletvekili oldu.

Parti içindeki yükselişini sürdüren Eralp, Mayıs 2025’te Berlin Sol Parti teşkilatının başkan yardımcılığına getirildi ve ardından 2026 Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde partinin başbakan adayı oldu.

Türkiye’de hangi siyasi çizgiye yakın?

Elif Eralp’in siyasi kimliği Almanya açısından son derece açık.

Eralp, Almanya’daki Die Linke – Sol Parti siyasetçisi. Kendisi ve ailesi kamuya açık biyografilerinde sosyalist ve sendikacı bir siyasi gelenekle tanımlanıyor.

Ancak Elif Eralp’in Türkiye’de bugün faaliyet gösteren herhangi bir siyasi partiyle organik bağı bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi yok.

Bu nedenle Eralp’i CHP, DEM Parti, TİP ya da Türkiye’deki başka bir siyasi partiyle doğrudan ilişkilendirmek doğru değil.

Tanımlanabilecek en net siyasi çizgi, ailesinden gelen sosyalist-sendikal gelenek ile Eralp’in Almanya’da temsil ettiği Die Linke siyaseti.

Evli ve iki çocuk annesi

Elif Eralp özel yaşamını kamuoyu önünde sınırlı tutan siyasetçilerden biri.

Kamuya açık resmi özgeçmişine göre evli ve iki çocuk annesi.

2010 yılından bu yana Berlin’de yaşıyor.

Eşinin adı ve mesleği ise resmi biyografilerinde kamuoyuyla paylaşılmıyor. Bu nedenle Eralp’in aile yaşamına ilişkin doğrulanmamış isim ve bilgiler yerine kamuya açık verilerle yetinmek gerekiyor.

Adaylık kararını ailesiyle birlikte değerlendirdi

Hülya Eralp, kızının Berlin başbakan adaylığını kabul etmeden önce uzun süre düşündüğünü de anlattı.

Eralp’in adaylık teklifini ailesiyle paylaştığını belirten anne Hülya Eralp, o süreci şu sözlerle aktardı:

“Çok düşündü, ‘Aday olayım mı, olmayayım mı?’ diye. Hepimize sordu. Biz de ‘Bu tarihi bir olay, olman gerekiyor. Bu senin artık alnına yazıldı, yapman lazım’ dedik. Böylelikle kabul etti.”

Başarının boyutu ne?

20 Eylül 2026 seçiminin sonuçları Elif Eralp açısından üç önemli sonucu beraberinde getirdi.

Birincisi, Sol Parti Berlin’de ilk kez bir Eyalet Meclisi seçimini birinci sırada tamamladı.

İkincisi, parti üç yıl önceki yüzde 12,2’lik oy oranını yüzde 25,7’ye çıkararak seçmen desteğini iki katın üzerine taşıdı.

Üçüncüsü ise Elif Eralp artık yalnızca Sol Parti’nin önde gelen bir milletvekili değil, Berlin hükümetinin başına geçme ihtimali bulunan başbakan adayı konumunda.

Bu nedenle seçim sonucu, Eralp’in siyasi kariyerinde bugüne kadarki en önemli dönüm noktası.

Elif Eralp şu anda Berlin Başbakanı değil

Seçim sonucuyla ilgili en önemli ayrıntılardan biri de burada ortaya çıkıyor:

Elif Eralp henüz Berlin Başbakanı olmadı.

Berlin hem bir şehir hem de Almanya’nın 16 eyaletinden biri. Berlin hükümetinin başındaki kişi Almanca “Regierender Bürgermeister”, kadın için ise “Regierende Bürgermeisterin” unvanını taşıyor.

Türkçede bu makam “Berlin Belediye Başkanı” şeklinde çevrilebilse de Berlin’in aynı zamanda eyalet olması nedeniyle görev fiilen bir eyalet başbakanlığı niteliği taşıyor.

Seçimlerden birinci çıkmak, Eralp’in otomatik olarak bu göreve gelmesi anlamına gelmiyor.

Yeni hükümet için önce yeterli milletvekili desteğini sağlayacak bir siyasi çoğunluğun oluşturulması, ardından Berlin Eyalet Meclisinin hükümet başkanını seçmesi gerekiyor.

Şimdi ne olacak?

Berlin’de bundan sonraki gündemin merkezinde koalisyon görüşmeleri bulunuyor.

Sol Parti’nin tek başına hükümet kuracak sandalye sayısı bulunmadığı için Eralp’in diğer partilerle anlaşması gerekiyor.

Seçim öncesinde Sol Parti ile Yeşiller arasında koalisyon ihtimali açık biçimde gündeme gelmiş, Eralp de Yeşillerin başbakan adayı Werner Graf ile birlikte çalışmaya olumlu yaklaştığını söylemişti. SPD de olası hükümet hesaplarının bir diğer önemli aktörü durumunda.

Ancak partiler arasında başta konut politikası ve büyük konut şirketlerinin toplumsallaştırılması olmak üzere önemli görüş ayrılıkları bulunuyor.

Bu nedenle seçim sonucundan sonra başlayacak müzakereler yalnızca “kim kiminle hükümet kuracak?” sorusuna değil, Berlin’in önümüzdeki yıllardaki konut, kira, ulaşım, sosyal politika ve bütçe politikalarının nasıl şekilleneceğine de yanıt verecek.

Hükümet kurulursa Eralp açısından yeni bir dönem başlayacak

Elif Eralp’in başbakanlığı ancak koalisyon görüşmelerinden sonuç alınması ve Berlin Eyalet Meclisinde gerekli desteği elde etmesi halinde kesinleşecek.

Bu gerçekleşirse Eralp, Berlin hükümetinin başına geçen ilk Sol Partili siyasetçi olacak.

Aynı zamanda Türkiye’den Almanya’ya göç etmiş bir ailenin çocuğu ve göçmen kökenli bir kadın olarak Berlin’in hükümet başkanlığına ulaşması, kentin siyasi tarihinde yeni bir dönüm noktası oluşturacak.

Bugün itibarıyla kesin olan ise şu:

Elif Eralp seçimleri kazanan partinin başbakan adayıdır; Berlin Başbakanı değildir. Bundan sonraki aşama koalisyon görüşmeleri ve Eyalet Meclisindeki hükümet başkanlığı seçimidir.

Hülya Eralp’ten göçmenlere çağrı

Kızının seçim başarısının ardından konuşan Hülya Eralp, Almanya’daki göçmenlere de siyasi ve toplumsal haklarına sahip çıkmaları çağrısında bulundu.

“Benim göçmenlere ricam, lütfen kendi haklarını arasınlar. Asla teslim olmasınlar.”

diyen Eralp, göçmenlerin siyasi süreçlerde daha fazla yer alması gerektiğini savundu.

Saksonya-Anhalt’taki siyasi tabloyu da değerlendiren Hülya Eralp, AfD’nin aldığı oylara ilişkin sert ifadeler kullandı.

“Almanya kendi tarihiyle yeteri kadar hesaplaşmadı. AfD gibi faşist bir partinin, göçmenlere düşman bir partinin seçilmesi, başa gelmesi çok büyük bir rezalet.”

dedi.

Buradaki “faşist” ve “göçmenlere düşman” nitelemeleri Hülya Eralp’in AfD’ye ilişkin siyasi değerlendirmesidir.

Türkiye’den başlayan aile hikâyesi Berlin’in merkezine ulaştı

Elif Eralp’in bugünkü siyasi konumunu dikkat çekici kılan yalnızca aldığı oy değil, yaşam öyküsünün ulaştığı nokta.

Anne ve babası 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Türkiye’den ayrıldı. Annesi Almanya’ya ulaştığında ona sekiz aylık hamileydi.

1981’de Münih’te dünyaya gelen Eralp, Dortmund ve Hamburg’da büyüdü.

Hukuk okudu.

Berlin’e taşındı.

Federal Mecliste 11 yıl hukuk politikaları alanında çalıştı.

2017’de Sol Parti’ye üye oldu.

2021’de Berlin Eyalet Meclisine girdi.

2025’te partinin Berlin yönetiminde başkan yardımcılığına yükseldi.

2026’da başbakan adayı oldu.

20 Eylül 2026’da ise Sol Parti, onun başbakan adaylığında yüzde 25,7 oyla Berlin seçimlerinin birinci partisi haline geldi.

Şimdi Elif Eralp’in önünde seçim kampanyasından daha farklı ve daha zor bir siyasi süreç bulunuyor.

Sandıktan çıkan desteği bir hükümet çoğunluğuna dönüştürmesi gerekiyor.

Berlin’in yeni yönetiminin nasıl şekilleneceğini, hangi partilerin ortak hükümette yer alacağını ve Elif Eralp’in Berlin hükümetinin başına geçip geçmeyeceğini önümüzdeki koalisyon görüşmeleri belirleyecek.