Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Gülistan Doku soruşturmasında iki yeni tutuklama: Eski komutan ve eşi cezaevine gönderildi

Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme daha yaşandı. Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarı Saltuk Köprüsü’nden yaklaşık iki dakika sonra araçlarıyla geçtiği belirlenen eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman tutuklandı. Şüpheliler ifadelerinde Doku’yu görmediklerini ve araçlarına almadıklarını savunurken, dosyada telefon trafiği, kamera kayıtları ve cep telefonlarının sinyal vermediği saatlere ilişkin ayrıntılar da sorgulandı.

Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin

Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen devam eden soruşturmada yeni tutuklama kararları verildi.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın beşinci dalga operasyonunda gözaltına alınan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman, emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarıldı.

Mahkeme, iki şüphelinin de tutuklanmasına karar verdi.

Gülistan’ın son görüldüğü yerden iki dakika sonra geçmişlerdi

Soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri, Kahraman çiftinin olay günü kullandığı araçla Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarı Saltuk Köprüsü’nden yaklaşık iki dakika sonra geçmesi oldu.

Şüphelilere, bu zamanlama ile aynı dakikalarda dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel ile gerçekleştirilen telefon görüşmeleri de soruldu.

Ali Kahraman ve Burçin Hızlı Kahraman ise Gülistan Doku’yu görmediklerini ve araçlarına almadıklarını savundu.

“Gülistan Doku’yu arabamıza almadık”

Ali Kahraman ifadesinde, olay günü eşi ve çocuklarıyla birlikte Tunceli’den ayrıldıklarını ve hiçbir yerde durmadan Pertek Vapur İskelesi’ne gittiklerini ileri sürdü.

Kahraman, Gülistan Doku’yu araçlarına almadıklarını belirterek şunları söyledi:

“Biz Gülistan Doku’yu arabamıza almadık. Böyle bir eyleme asla katılmayız.”

Burçin Hızlı Kahraman da ifadesinde Gülistan Doku’yu görmediklerini savundu.

Handan Sonel ile telefon görüşmeleri mercek altında

Soruşturma kapsamında Burçin Hızlı Kahraman ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel arasındaki telefon trafiği de ayrıntılı şekilde incelendi.

Dosyada iki isim arasında peş peşe telefon görüşmeleri bulunduğu belirtilirken, bu görüşmelerin içeriği şüphelilere soruldu.

Ali Kahraman, eşinin ilk olarak Handan Sonel’i kendilerini Tunceli’de ağırladığı için teşekkür etmek ve kentten ayrıldıklarını bildirmek amacıyla aradığını ileri sürdü.

Sonraki görüşmelerin ise “dedikodu” niteliğinde olduğunu savundu.

Yaklaşık 12 dakikalık görüşme de soruldu

Burçin Hızlı Kahraman, bazı aramaların telefonun çekmediği bölgelerde başarısız kalan aramalar olduğunu ifade etti.

Kahraman, yaklaşık 12 dakika süren telefon görüşmesinde ise bir davette tanıştığı kadınlar hakkında konuştuklarını belirterek görüşmeyi “kadın kadına yapılan basit ve normal bir sohbet” şeklinde nitelendirdi.

“Kötü bir tesadüften ibaret”

Şüphelilere, olay günü ve Tunceli ziyaretleri sırasında dosyada adı geçen bazı isimlerle irtibatlarının bulunması da soruldu.

Burçin Hızlı Kahraman, Gülistan Doku’nun son görüldüğü yerden kısa süre sonra geçmeleri ve diğer bağlantılara ilişkin zamanlama çakışmalarını “kötü bir tesadüften ibaret” olarak değerlendirdi.

Kamera sistemiyle ilgili ifadeler de dosyaya girdi

Eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman’a, Gülistan Doku’nun kaybolduğu güzergahtaki kamera sistemi de soruldu.

Kahraman ilk ifadesinde Tunceli-Elazığ yolu üzerinde Elmalık Karakolu’na kadar hiçbir ölü nokta olmayacak şekilde yaklaşık 176 kamera bulunduğunu ve kameraların 24 saat izlendiğini söyledi.

Başsavcılığın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü’nün çevresinde kamera görüntüsünün bulunmadığını hatırlatması üzerine Kahraman:

“Ben bütün kameraların ölü bölge olmayacak şekilde olduğunu söyledim ama o bölgede yanılmış olabilirim.”

yanıtını verdi.

Kahraman daha sonra Sarı Saltuk Viyadüğü’nün polis sorumluluk alanında kaldığını belirtti.

Tuncay Sonel’in savunmasına ilişkin dikkat çeken ifade

Ali Kahraman’a, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’ya ait yeni SIM kartı Gökhan Ertok’a göndermesine ilişkin savunması da soruldu.

Sonel’in bunu sinyal tespiti yaptırmak amacıyla gerçekleştirdiğini söylediğinin hatırlatılması üzerine Kahraman, valilik makamında bulunan bir kişinin sinyal bilgilerine yerel kolluk birimleri aracılığıyla kısa sürede ulaşılabileceğini bilmemesinin mümkün olmadığını savundu.

Kahraman:

“Tuncay Sonel’in savunmasını açıkçası ben de inandırıcı bulmuyorum.”

ifadelerini kullandı.

“Korucuları manipüle edebilirdi” iddiası

Ali Kahraman’a, geçmişte karma timler ve güvenlik korucularından sorumlu üst düzey isimlerden biri olması nedeniyle Tuncay Sonel’den Gülistan Doku konusunda herhangi bir talimat alıp almadığı da soruldu.

Kahraman kendisine veya koruculara böyle bir talimat verilmediğini savundu.

Bununla birlikte Sonel’in korucular üzerinde etkili olabileceğini ileri süren Kahraman, Sonel’in insanları ikna ve manipüle etme konusunda etkili bir karaktere sahip olduğunu iddia etti.

Kahraman, kendisinin herhangi bir yasa dışı talimata uymadığını ve koruculara da bu yönde bir talimat vermediğini söyledi.

“Başka numaradan aramasını istedi” iddiası

Burçin Hızlı Kahraman’ın ifadesinde yer alan bir diğer ayrıntı ise soruşturmanın ilerleyen döneminde Handan Sonel ile kurduğu temas oldu.

Kahraman, Tuncay Sonel hakkındaki adli sürecin başlamasının ardından Handan Sonel’in kendisine Instagram üzerinden ulaştığını ve annesini başka bir telefon numarasından aramasını istediğini söyledi.

Eşinin kendisine görüşmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu belirten Kahraman, ortak tanıdıklarının görüşmesinde sakınca olmadığını söylemesi üzerine verilen numarayı aradığını ifade etti.

Telefonların sinyal vermediği saatler de sorgulandı

Soruşturmadaki önemli başlıklardan biri de çiftin olay günü kullandığı cep telefonlarının belirli zaman dilimlerinde sinyal vermemesi oldu.

Dosyadaki bilgilere göre Ali Kahraman’ın kullandığı telefon hattı 5 Ocak günü saat 13.15 ile 20.46 arasında sinyal vermedi.

Burçin Hızlı Kahraman’ın kullandığı hatlardan birinin ise akşam saatlerinden ertesi sabaha kadar kayıtlarda görünmediği belirtildi.

Ali Kahraman telefonunun şarjının bitmiş olabileceğini, Burçin Hızlı Kahraman ise telefonlarını öğretmenevinde şarj etmemiş olabileceklerini savundu.

Her iki şüpheli de telefonlarını bilinçli olarak kapatmadıklarını ileri sürdü.

Tutuklu sayısı 32’ye yükseldi

Ali Kahraman ve Burçin Hızlı Kahraman’ın tutuklanmasının ardından Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısının 32’ye yükseldiği bildirildi.

Beşinci dalga operasyonda daha önce dalgıç polis Gürkan Gürdal tutuklanmış, iki şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Başsavcılık, iki dalgıç polis hakkında verilen adli kontrol kararına itiraz etmişti.

Beşinci dalga operasyonda 10 şüpheli yakalandı

Gülistan Doku soruşturmasının beşinci dalga operasyonuna ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, 10 şüphelinin yakalandığını açıklamıştı.

Gürlek, soruşturmada “dikkat çekici tespitlere ulaşıldığını” belirterek Doku’nun son görüldüğü köprü ve zaman dilimine ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgular elde edildiğini bildirmişti.

Ayrıca Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından Instagram hesabında gerçekleştirildiği belirtilen şüpheli erişim ve işlemler ile su altı arama çalışmalarının da soruşturma kapsamında yeniden incelendiği açıklanmıştı.

Dalgıç kayıtlarıyla resmi tutanaklar arasında uyuşmazlık iddiası

Soruşturmanın beşinci dalgasında öne çıkan en önemli iddialardan biri de su altı aramalarına ilişkin kayıtlardı.

Adalet Bakanı Gürlek, dalgıçların tuttuğu defterlerdeki kayıtlarla resmi arama tutanakları arasında uyuşmazlık tespit edildiğini ve bazı bilgilerin adli makamlardan gizlenmiş olabileceğine ilişkin bulgular bulunduğunu açıklamıştı.

Gülistan Doku’nun eşyaları sonradan mı yerleştirildi?

Dosyadaki bir diğer dikkat çekici iddia ise Gülistan Doku’ya ait bazı kişisel eşyalarla ilgili.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Doku’ya ait bazı eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin yeni bulgulara ulaşıldığını açıklamıştı.

Bu iddia, Gülistan Doku’nun kaybolduğu günden bu yana üzerinde durulan intihar ihtimali ile su altı aramalarının yeniden değerlendirilmesine neden olan en önemli gelişmeler arasında yer aldı.

Gülistan Doku’dan 2020’den beri haber yok

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kayboldu.

Doku’nun son olarak Sarı Saltuk Köprüsü çevresinde görüldüğü belirlenirken, genç kadına ulaşılması amacıyla yıllar boyunca çok sayıda kara ve su altı araması gerçekleştirildi.

Ancak Gülistan Doku’ya bugüne kadar ulaşılamadı.

Soruşturmanın son dönemde genişletilmesiyle birlikte iletişim kayıtları, PTS verileri, kamera görüntüleri, sosyal medya hesapları ve geçmişte yapılan arama faaliyetleri yeniden incelemeye alındı.

Eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman’ın tutuklanmasıyla birlikte dosyada yeni bir aşamaya geçilirken, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.