Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İnşaatta 14 çeyreklik büyüme serisi sona erdi: Sektör yüzde 1,9 küçüldü

Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3 büyümeyi sürdürürken, ekonominin lokomotif sektörlerinden inşaatta tablo tersine döndü. İnşaat sektörü 14 çeyrek boyunca devam eden kesintisiz büyümenin ardından yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,9 daraldı. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren; yüksek kredi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, kamu yatırımlarındaki ödenek kısıtlamaları ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli seyrin küçülmede belirleyici olduğunu söyledi.

Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verileri, Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdürmesine karşın sektörler arasındaki ayrışmanın belirginleştiğini ortaya koydu.

Türkiye ekonomisi nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece ekonomide kesintisiz büyüme serisi 24 çeyreğe ulaşırken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH de bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 yükseldi.

Ancak genel ekonomideki büyümeye rağmen inşaat sektöründe uzun süredir devam eden pozitif seyir sona erdi.

İNŞAAT SEKTÖRÜ YÜZDE 1,9 DARALDI

2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,2 büyüyen inşaat sektörü, ikinci çeyrekte sert bir yön değişikliği yaşayarak yüzde 1,9 küçüldü. İlk çeyrekte halen pozitif olan sektör performansının yalnızca üç ay içerisinde negatife dönmesi, inşaat sektöründeki ivme kaybının boyutunu ortaya koydu.

Böylece sektörün 14 çeyrektir devam eden kesintisiz büyüme serisi sona ermiş oldu.

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren, açıklanan rakamların sürpriz olmadığını, sektörün uzun süredir finansman ve maliyet baskılarıyla karşı karşıya bulunduğunu belirtti.

ERDAL EREN: SORUNLARI UZUN SÜREDİR GÜNDEME TAŞIYORUZ

TMB Başkanı M. Erdal Eren, ikinci çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“2026 yılının ikinci çeyreğinde Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürürken, sektörümüz açısından tablo tersine dönmüştür. 14 çeyrektir aralıksız büyüyen sektörümüz, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,9 küçülmüştür.

Son dönemde sektörümüzün büyüme ivmesindeki yavaşlamaya dikkat çekmiş ve çözüm bekleyen sorunları dile getirmiştik. Bir önceki çeyrekte de ifade ettiğimiz üzere, sektörümüzdeki büyüme ivmesinin tersine dönmesinde sıkı finansman koşulları, yüksek kredi maliyetleri ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli seyir belirleyici olmuştur.

2023 ve takip eden yıllarda deprem bölgesine yönelik yeniden inşa faaliyetleri ve kamu kaynaklı altyapı yatırımları sektörü güçlü biçimde desteklemiş; ancak, 2026 yılı itibarıyla göreceli olarak daha sınırlı hale gelen bu katkı, özel sektör kaynaklı inşaat faaliyetlerindeki yavaşlamayı telafi etmede yetersiz kalmıştır.

İnşaat sektöründe kamu yatırımlarındaki ödenek kısıtlamalarının, finansmana erişimin zorluğunun, yüksek maliyetlerin yaratmış olduğu baskıları sıklıkla kamuoyunun gündemine taşımıştık. Bu konularda devam eden sorunlar, sektörümüzün 14 çeyrek sonra küçülmesine yol açmıştır.

Bu konularda yapılacak düzenlemeler, sektörümüzün tekrar pozitif büyümeye dönmesini ve ülke ekonomisinin büyümesine sunduğu katkıyı devam ettirmesini sağlayacaktır.”

SEKTÖRÜN ÖNÜNDEKİ 4 TEMEL SORUN

TMB’nin değerlendirmesi, inşaat sektöründeki daralmanın arkasında birbirini besleyen dört ana başlığa işaret ediyor:

Başlık Sektöre etkisi
Finansmana erişim Firmaların yeni proje ve işletme sermayesi finansmanına ulaşmasını zorlaştırıyor
Yüksek kredi maliyetleri Hem müteahhitlerin yatırım maliyetini hem de konut alıcısının finansman yükünü artırıyor
Kamu ödeneklerindeki kısıtlamalar Kamu altyapı ve üstyapı projelerinin hızını sınırlayabiliyor
Özel sektörün temkinli davranması Yeni konut, sanayi, ticaret ve hizmet yatırımlarının ertelenmesine neden olabiliyor

Bu tablo, yalnızca müteahhitleri değil; demir-çelikten çimentoya, camdan seramiğe, mobilyadan makine sektörüne kadar inşaatla bağlantılı geniş bir ekonomik ekosistemi doğrudan ilgilendiriyor.

DEPREM BÖLGESİ YATIRIMLARI SEKTÖRÜ UZUN SÜRE DESTEKLEDİ

İnşaat sektörünün son yıllardaki güçlü büyümesinin en önemli dayanaklarından biri, 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan yeniden inşa süreci oldu.

Deprem bölgesindeki konutların, kamu binalarının, yolların ve altyapının yeniden yapılması için gerçekleştirilen yüksek hacimli yatırımlar sektörün iş hacmini önemli ölçüde destekledi.

Buna kamu kaynaklı büyük altyapı ve üstyapı projeleri de eklendi.

TMB’ye göre 2026 yılına gelindiğinde söz konusu etkinin önceki dönemlere göre görece azalmasıyla özel sektör yatırımlarındaki yavaşlama daha görünür hale geldi.

Başka bir ifadeyle sektör, son birkaç yılda kamu ve deprem bölgesi yatırımlarının sağladığı güçlü destekten yararlanırken, bu desteğin göreli olarak azalması finansman sorununun ve özel yatırımlardaki durgunluğun üzerindeki örtüyü kaldırdı.

HAZİRAN AYINDA İNŞAAT ÜRETİMİ DE GERİLEDİ

GSYH verilerindeki yüzde 1,9’luk daralmayı destekleyen başka göstergeler de bulunuyor.

TÜİK’in haziran ayı İnşaat Üretim Endeksi’ne göre inşaat üretimi yıllık bazda yüzde 6 azaldı. Bu veri, ikinci çeyreğin son ayında sektördeki yavaşlamanın oldukça belirgin hale geldiğini gösterdi.

Dolayısıyla ikinci çeyrek GSYH rakamında görülen küçülme, tek başına ortaya çıkan bir istatistikten ziyade üretim göstergelerinde de izlenen daha geniş bir zayıflamanın sonucu olarak öne çıktı.

YAPI RUHSATLARINDA DA DÜŞÜŞ VAR

Sektörün gelecekteki iş hacmi açısından yakından takip edilen yapı izin istatistiklerinde de gerileme görüldü.

2026 yılının ikinci çeyreğinde yapı ruhsatı verilen binaların toplam yüzölçümü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 azaldı.

Yapı ruhsatları, gelecek dönemde başlaması muhtemel inşaat faaliyetleri konusunda önemli öncü göstergelerden biri kabul ediliyor.

Bu nedenle ruhsatlardaki gerilemenin sürmesi, yeni proje üretiminin de baskı altında kalabileceğine işaret ediyor.

İNŞAAT GÜVENİNDE AĞUSTOSTA DA GERİLEME

Sektördeki görünümü takip eden bir diğer gösterge olan inşaat sektörü güven endeksi de ağustos ayında aşağı yönlü hareket etti.

TÜİK verilerine göre inşaat sektörü güven endeksi ağustosta bir önceki aya göre yüzde 0,4 azaldı.

Böylece ikinci çeyrekte ortaya çıkan küçülmenin ardından üçüncü çeyreğin ilk bölümünde de sektör temsilcilerinin beklentilerinde güçlü bir toparlanma işareti henüz görülmedi.

TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜRKEN İNŞAAT AYRIŞTI

2026 yılının ikinci çeyrek verilerinde dikkat çeken en önemli noktalardan biri de sektörlerin birbirinden oldukça farklı performans göstermesi oldu.

Türkiye ekonomisi yüzde 2,3 büyürken;

Sektör/Faaliyet Yıllık değişim
Tarım, ormancılık ve balıkçılık +%13,3
Bilgi ve iletişim +%8,6
Kamu yönetimi, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler +%4,0
Sanayi +%2,4
Finans ve sigorta +%2,1
Gayrimenkul +%2,1
Mesleki, idari ve destek hizmetleri +%2,0
Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek +%0,5
İnşaat -%1,9

Özellikle tarım ve bilgi-iletişim sektörlerindeki güçlü artış genel büyümeyi desteklerken, inşaat ekonominin büyüyen ana faaliyet kollarından negatif ayrıştı.

14 ÇEYREKLİK SERİNİN BİTMESİ NEDEN ÖNEMLİ?

İnşaatın Türkiye ekonomisindeki ağırlığı yalnızca doğrudan oluşturduğu katma değerle sınırlı değil.

Sektör;

çimento, hazır beton, demir-çelik, cam, seramik, plastik, yalıtım, elektrik malzemeleri, makine, mobilya, lojistik, mimarlık ve mühendislik gibi çok sayıda sektörü aynı anda besliyor.

Bu nedenle inşaat faaliyetlerinde uzun süreli bir zayıflama, bağlantılı sektörlerin üretim ve istihdamını da etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Aynı zamanda yüksek konut finansmanı maliyetleri, yalnızca müteahhitlerin yeni proje kararlarını değil, vatandaşın yeni konuta erişimini de doğrudan etkiliyor.

Bu açıdan yüzde 1,9’luk küçülme rakamının ötesinde asıl önemli nokta, 14 çeyrek devam eden büyüme eğiliminin sona ermiş olması.

FİNANSMAN DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLMEDEN YENİ PROJELER ZOR

Sektör temsilcilerinin uzun süredir gündeme getirdiği en önemli başlıklardan biri finansman.

Faizlerin ve ticari kredi maliyetlerinin yüksek olduğu ortamda, çok yüksek başlangıç sermayesi gerektiren inşaat projelerini finanse etmek daha güç hale geliyor.

Bir tarafta müteahhitlerin arsa, malzeme, işçilik ve işletme sermayesi için yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya kalması, diğer tarafta konut alıcısının yüksek konut kredisi taksitleri nedeniyle talebini ertelemesi sektör üzerinde iki yönlü baskı oluşturuyor.

Bu durum özellikle tamamen özel sektör talebine bağlı yeni projelerde yatırım kararlarının ertelenmesine yol açabiliyor.

KAMU YATIRIMLARI DA KRİTİK ÖNEMDE

TMB’nin üzerinde durduğu diğer önemli konu ise kamu yatırımlarındaki ödenekler.

Büyük ulaştırma, altyapı, sağlık, eğitim ve kamu binası projeleri Türkiye’de müteahhitlik sektörünün önemli iş kaynakları arasında bulunuyor.

TMB Başkanı Eren, daha önce de düşük ödenekle devam eden veya yeterli kaynak ayrılamayan kamu projelerine ilişkin düzenleme çağrılarında bulunmuştu. TMB’nin ocak ayındaki değerlendirmesinde de ödenek ayrılmayan ya da düşük ödenekle devam eden projelerde tasfiye hakkı sağlanması gündeme getirilmişti.

Yeni açıklamada da ödenek kısıtlarının sektör üzerindeki baskısının sürdüğü vurgulandı.

SEKTÖRÜN GÖZÜ YILIN İKİNCİ YARISINDA

İnşaat sektörü açısından şimdi gözler 2026 yılının üçüncü ve dördüncü çeyreğinde olacak.

Sektörün yeniden büyümeye geçip geçemeyeceğinde;

  • kredi ve finansman koşullarının seyri,
  • kamu yatırım ödenekleri,
  • deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetlerinin hızı,
  • konut talebi,
  • özel sektörün yeni yatırım kararları,
  • inşaat maliyetlerinin seyri,
  • yeni yapı ruhsatları

belirleyici olacak.

Türkiye Müteahhitler Birliği ise özellikle finansmana erişimin kolaylaştırılması, kamu projelerindeki ödenek sorunlarının çözülmesi ve sektörün yatırım yapmasını kolaylaştıracak düzenlemelerin devreye alınmasının yeniden pozitif büyümeye dönüş açısından kritik olduğunu düşünüyor.

İNŞAATTA YENİ DÖNEMİN ANAHTARI: MALİYET, FİNANSMAN VE YATIRIM

Ortaya çıkan veriler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye inşaat sektöründe son birkaç yılın güçlü büyüme döneminin ardından yeni ve daha zorlu bir döneme girildiğini gösteriyor.

İkinci çeyrekte sektörün yüzde 1,9 küçülmesi, haziran ayında inşaat üretiminin yüzde 6 gerilemesi, yapı ruhsatı verilen bina yüzölçümünün ikinci çeyrekte yüzde 7,4 azalması ve ağustos ayında inşaat güveninin yüzde 0,4 düşmesi aynı yönde sinyaller veriyor.

Sektörün yeniden büyümeye dönmesinde ise yalnızca konut satışları değil; finansman maliyetlerinin düşürülmesi, özel yatırımların canlanması, kamu projelerinin sürdürülebilir şekilde finanse edilmesi ve yeni proje üretiminin hızlanması belirleyici olacak.

14 çeyrek sonra gelen yüzde 1,9’luk daralma bu nedenle yalnızca geçmiş üç ayın performansını değil, inşaat sektörünün 2026’nın ikinci yarısına hangi şartlarda girdiğini gösteren önemli bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor.