Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bakan Çiftçi: Alihan Kuriş liderliğindeki çıkar amaçlı suç şebekesine yönelik operasyon, devletin hukukun üstünlüğünden taviz vermeyeceğinin en net göstergesidir

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Diyarbakır’daki temaslarında “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. AK Parti iktidarları döneminde dindar vatandaşlara, cemaatlere ve muhafazakâr kesimlere yönelik operasyon yapılmadığını vurgulayan Çiftçi, Alihan Kuriş’in 2016’da yapının başına geçmesinin ardından büyük para ve mal varlığı hareketleri yaşandığını, üst yönetimin “Glooper” adlı gizli iletişim uygulamasını kullandığını belirtti. Çiftçi, operasyonun inançlı kesimlere değil, dini duyguları çıkar amacıyla kullandığını ifade ettiği yapının üst yönetimine yönelik olduğunu söyledi. Bakan Çiftçi ayrıca “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, “Bundan sonraki süreçte Terörsüz Türkiye dönemine güçlü bir destek vereceğiz” dedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Diyarbakır'daki temaslarında “Alihan Kuriş çıkar amaçlı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, çeşitli temaslarda bulunmak ve Trendyol Süper Lig’de Amed Sportif Faaliyetler ile Erzurumspor Futbol Kulübü arasında oynanan karşılaşmayı izlemek üzere Diyarbakır’a geldi.

Diyarbakır’daki temasları kapsamında ilk olarak Valiliği ziyaret eden İçişleri Bakanı Çiftçi, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladıktan sonra Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ile görüştü.

Çiftçi, daha sonra Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır İl Başkanlığına geçti ve burada partililerle bir araya geldi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin gündeminde “Terörsüz Türkiye” süreci ile “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması vardı. Çiftçi, özellikle Alihan Kuriş’in yapının başına geçmesinin ardından oluşumun farklı bir noktaya taşındığını belirterek, operasyonun dini cemaatlere ya da muhafazakâr kesimlere değil, yapıyı çıkar örgütüne dönüştürdüğünü söylediği üst yönetime yapıldığını vurguladı.

Çiftçi: Hiçbir dindar insanımıza, hiçbir cemaate operasyon yapılmadı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen operasyonun hedefinin dini inançları nedeniyle bir araya gelen vatandaşlar olmadığını özellikle vurguladı.

Çiftçi, alt kademede bulunan inanan insanlarla, yapıyı çıkar örgütüne dönüştürdüğünü ifade ettiği üst yönetim arasında ayrım yapılması gerektiğini söyledi.

Bakan Çiftçi’nin konuya ilişkin açıklamasının tamamı şöyle:

“AK Parti iktidarları döneminde hiçbir dindar insanımıza, hiçbir cemaate, hiçbir muhafazakar kesime kesinlikle operasyon yapılmamıştır. Burada alt kısımdaki inanan insanlarla yukarıdaki bunu çıkar örgütüne dönüştüren insanların ayrımının iyi yapılması gerekiyor. Burada üst örgüte, üst yönetimine yapılan bir operasyon var. Yani geniş kesimlere yönelik olarak yapılan bir operasyon yok. Bunu da burada açıklıkla ifade etmemizde fayda var. Alihan Kuriş 2016 yılında örgütün, akımın başına geçiyor. Geçmesiyle beraber de şu son zamanlarda hepiniz seyrediyorsunuz, görüyorsunuz, büyük para hareketleri, mal varlığı hareketleri var. Bir dini cemaat, bir akım, örnek veriyorum, gizli bir yazılım kullanır mı? Önceden FETÖ’cüler biliyorsunuz ByLock uygulamasını kullanıyorlardı. Bu akımın da şu anda kullandığı, örgüt üst yönetiminin kullandığı ‘Glooper’ diye bir uygulama var. Üst kademe, üç kademeli doğrulama ile uygulamaya girebiliyor. Şu anda Almanya’nın Köln şehrinde 70 milyon euro değerinde büyük bir genel merkez yapıyorlar. Yaptıkları zaman örgütün bütün faaliyetleri oraya kayacaktı. Bunları zaten öteden beri dikkatle izliyorduk. Bununla ilgili çalışmalar da yürütülüyordu. Uygun zamanda örgütün üst yönetimine yönelik bir operasyon yapıldı. Burada kesinlikle dindarlara, muhafazakarlara, dini cemaatlere herhangi bir operasyon yok.”

Alihan Kuriş’in 2016’da yapının başına geçmesine dikkat çekti

Bakan Çiftçi’nin açıklamalarında en dikkat çekici bölümlerden birini Alihan Kuriş’in 2016 yılında yapının başına geçtiğine ilişkin değerlendirmeleri oluşturdu.

Çiftçi, Kuriş’in başa geçmesinden sonra büyük para ve mal varlığı hareketlerinin ortaya çıktığını ifade etti. Yapının üst yönetiminin gizli bir iletişim yazılımından faydalandığını belirten Çiftçi, bu uygulamanın adının “Glooper” olduğunu söyledi.

Çiftçi ayrıca üst kademenin söz konusu uygulamaya üç aşamalı doğrulamayla girebildiğini, Almanya’nın Köln kentinde de 70 milyon euro değerinde büyük bir genel merkez yapıldığını ifade etti.

İçişleri Bakanı Çiftçi, operasyonun bu gelişmelerin uzun süredir takip edilmesinin ardından ve uygun zamanda yapının üst yönetimine yönelik gerçekleştirildiğini belirtti.

Çiftçi’den ikinci açıklama: Hiçbir grup veya oluşum hukuktan üstün değildir

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Diyarbakır’daki açıklamalarının ardından sosyal medya hesabından da operasyona ilişkin kapsamlı bir paylaşım yaptı.

Çiftçi, paylaşımında operasyonun dindar vatandaşlara, inanç gruplarına veya muhafazakâr kesimlere yönelik olmadığını bir kez daha vurguladı.

Bakan Çiftçi’nin paylaşımının tamamı şöyle:

“HİÇBİR GRUP VEYA OLUŞUM HUKUKTAN ÜSTÜN DEĞİLDİR

Alihan Kuriş liderliğindeki çıkar amaçlı suç şebekesine yönelik gerçekleştirilen operasyon, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukukun üstünlüğünden ve kamu düzeninden asla taviz vermeyeceğinin en net göstergesidir.

Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın liderliğinde AK Parti iktidarları, bugüne kadar hiçbir dindar vatandaşımıza, inanç grubuna veya muhafazakâr kesime yönelik en ufak bir kısıtlamaya gitmemiş; aksine tüm dinî yapılar için tam bir özgürlük iklimi tesis etmiştir. Ancak, yüce dinimizi ve vatandaşlarımızın halis duygularını kendilerine kalkan yaparak karanlık bir çıkar şebekesi kuranlara, devletimizin müsamaha göstermesi asla beklenemez. Devletin kararlılığı, inançlı vatandaşlarımıza değil; bu yapıyı suça, ranta ve karanlık emellere alet eden üst yönetime yöneliktir.

Alihan Kuriş’in 2016 yılında bu yapının başına geçmesinden bu yana yaşanan devasa para ve mal varlığı hareketleri, devletimizin ilgili birimlerince milimetrik olarak izlenmiştir. Sadece dinî hassasiyetlerle hareket ettiğini iddia eden bir yapı, neden üç kademeli doğrulamayla erişilen ‘gizli bir iletişim yazılımı’ kullanma ihtiyacı hisseder? Geçmişte FETÖ’nün ByLock ihanetinde şahit olduğumuz bu kriptolu ve karanlık yöntemlerin kimler tarafından, ne amaçla kullanıldığını çok iyi biliyoruz.

Şeffaflıktan uzak gizli ajandaları olan her türlü suç örgütü, karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sarsılmaz iradesini ve hukukun gücünü bulacaktır.”

“Devletin kararlılığı inançlı vatandaşlarımıza değil, üst yönetime yöneliktir”

Çiftçi’nin hem Diyarbakır’daki konuşmasında hem de daha sonra yaptığı sosyal medya paylaşımında, operasyonun kapsamına ilişkin aynı ayrımı öne çıkardığı görüldü.

Çiftçi, dini hassasiyetlerle hareket eden vatandaşların operasyonun hedefinde olmadığını, devletin müdahalesinin dini değerleri “suça, ranta ve karanlık emellere” alet ettiğini ifade ettiği üst yönetimi hedef aldığını belirtti.

Bakan Çiftçi, sosyal medya paylaşımında da bu yaklaşımını, “Devletin kararlılığı, inançlı vatandaşlarımıza değil; bu yapıyı suça, ranta ve karanlık emellere alet eden üst yönetime yöneliktir” sözleriyle ortaya koydu.

“Terörsüz Türkiye” sürecini dört kelimeyle anlattı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Diyarbakır’daki açıklamalarının bir diğer önemli başlığını “Terörsüz Türkiye” süreci oluşturdu.

Çiftçi, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda rekor bir oyla kabul edilerek yasalaştığını söyledi.

Artık sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Çiftçi, İçişleri Bakanlığının bundan sonraki yaklaşımını dört kelimeyle özetledi.

Çiftçi’nin açıklamasının tamamı şöyle:

“İçişleri Bakanlığı olarak süreci dört kelimeyle özetliyoruz. Bir, ‘tasfiye’, iki ‘teyit’, üç ‘denetim’, dört ‘normalleşme’. Artık yeni bir boyuta geçtik. İçişleri Bakanlığı olarak bu ve bundan sonraki süreçte Terörsüz Türkiye dönemine güçlü bir destek vereceğiz. Süreci dikkatle izliyoruz. Akamete uğramaması noktasında elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz.”

“Bu maç Terörsüz Türkiye sürecine olumlu yönde katkı sunabilir”

Bakan Çiftçi, Diyarbakır’daki programlarının nedenlerinden birinin Amed Sportif Faaliyetler ile Erzurumspor Futbol Kulübü arasında oynanacak karşılaşmayı izlemek olduğunu söyledi.

Müsabakanın güzel geçmesi ve birlik, beraberlik ile kardeşliğe vesile olması temennisinde bulunan Çiftçi, şunları söyledi:

“Bu maç burada güzel başlar, bundan sonra da devam ederse bunun ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine mutlaka olumlu yönde katkı sunacağına inanıyoruz.”

Çiftçi: 50 yıllık prangalardan kurtulacağız

“Terörsüz Türkiye” sürecinin yalnızca siyasetçiler tarafından yürütülmesi gereken bir süreç olmadığını ifade eden İçişleri Bakanı Çiftçi, spor kulüplerine, sivil toplum kuruluşlarına, üniversitelere ve vatandaşlara da görev düştüğünü söyledi.

Çiftçi’nin bu konudaki açıklamasının tamamı şöyle:

“İnşallah tarihi bir dönemece girdik. 50 yıllık prangalardan kurtulacağız ve Türkiye bir seviyeyi, bir eşiği daha atlamış olacak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde. Onun için hepimizin bu konuda elinden geleni yapmasında devlet, millet açısından fayda var.”

Bakan Çiftçi, Amed Sportif Faaliyetler-Erzurumspor Futbol Kulübü karşılaşmasının güzel bir şekilde sonuçlanmasını ve “Terörsüz Türkiye” sürecine olumlu katkı sağlamasını istediğini belirterek, herkesin bu sürece el birliğiyle destek vereceğini kaydetti.

Osman Aşkın Bak: Sporun birleştirici gücünü hep birlikte yaşamalıyız

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da Diyarbakır’daki temaslarda sporun toplumsal birlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Sporun birleştirici ve iyileştirici gücüne inandıklarını belirten Bakan Bak, şu ifadeleri kullandı:

“Sporun bu birleştirici gücünü hep birlikte yaşamalıyız. Herkese görev düşüyor. Sporun bu süreçte çok çok büyük etkisi var.”

Bakan Bak’tan Diyarbakır’a yeni spor yatırımları müjdesi

Gençlik ve Spor Bakanı Bak, Diyarbakır’da yapılacak spor yatırımları konusunda da ayrıntılı açıklamalarda bulundu.

İlçelere yüzme havuzları, spor salonları, halı sahalar ve gençlik merkezleri yapılacağını açıklayan Bakan Bak’ın konuşmasının tamamı şöyle:

“Birkaç müjdeyi de burada söyleyeyim. Valimizle ve milletvekillerimizle görüşüyoruz. İlçelerimize yüzme havuzları, yarı olimpik yüzme havuzları, olimpik yüzme havuzları, spor salonları, ilimizin çeşitli bölgelerine halı sahalar, gençlik merkezleri yapıyoruz. Onlarla ilgili de görüşmelerimizi yaptık. Yeni tesisler yapacağız. Sadece birkaç örnek vereyim. ‘Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ Projesi çerçevesinde de Türkiye’de 12 milyon gencimize, insanımıza yüzme öğrettik. Dolayısıyla bu çok büyük bir şey. Bu zamana kadar AK Parti iktidarları döneminde yani 25 yıl içerisinde yaklaşık 700’ün üzerinde yarı olimpik, olimpik yüzme havuzu yapılmış, 150’sinin inşaatı devam ediyor. Yani yaklaşık 1000 yarı olimpik, olimpik havuz ülkemize kazandırılmış oluyor ve pek çok gencimiz yüzmeyi öğreniyor.”

Diyarbakır’a 3 bin 500 kişilik öğrenci yurdu

Bakan Bak, Diyarbakır’daki üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacına yönelik 3 bin 500 kişilik öğrenci yurdu yapılacağını açıkladı.

Projenin tamamlandığını ve yapım aşamasına geçileceğini belirten Bak, şunları söyledi:

“3 bin 500 kişilik öğrenci yurdu yapıyoruz. Üniversitede okuyan öğrencilerimiz daha rahat konaklasınlar ve barınma ihtiyaçları karşılansın diye. Projesi bitti, yapımına başlıyoruz. Bu kapsamda birkaç hususu milletvekillerimizle değerlendirdik. Onların destekleri, yol göstermeleri ve şehrin bütün dinamikleri çerçevesinde bunları gerçekleştiriyoruz.”

Bak: Bu başarı milletin ve teşkilatların başarısı

AK Parti’nin 25. yılını kutladıklarını hatırlatan Gençlik ve Spor Bakanı Bak, partisinin siyasi geçmişine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Bak’ın açıklaması şöyle:

“Bu başarı hepinizin başarısı. Bu başarı AK Parti’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın, milletin, teşkilatların başarısı, bu yadsınamaz. Dünyada hiçbir siyasi hareket bu kadar uzun süre iktidarda kalamamış. Bunun gücü milletten geliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Bu partiyi millet kurdu. Bu, milletin partisi.’ dedi. Dolayısıyla AK Parti olarak hizmet etmeye devam edeceğiz. Sizlerle beraber çalışmaya devam edeceğiz.”

“Herkesi barışa, dostluğa, güzel bir müsabakaya bekliyoruz”

Diyarbakır’a barış, birlik ve beraberliğin olduğu bir şehre geldiklerini dile getiren Bakan Bak, Amed Sportif Faaliyetler ile Erzurumspor Futbol Kulübü arasındaki karşılaşmayı izleyeceklerini belirterek her iki takıma da başarı diledi.

Bakan Bak şöyle konuştu:

“Tribünlerde herkesi barışa, dostluğa, güzel bir müsabakaya bekliyoruz. Her şey güzel olsun. Yeni sezon başarılı olsun.”

Bakanlardan hayatını kaybeden 7 kişinin ailesine taziye

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu daha sonra Lice ilçesinde minibüsün şarampole devrilmesi sonucu hayatını kaybeden 7 kişinin yakınlarını ziyaret etti.

Kayapınar ilçesindeki taziye evine giden bakanlar ve Vali Zorluoğlu, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerini iletti.

MHP Diyarbakır İl Başkanlığını ziyaret ettiler

Bakanlar Çiftçi ve Bak, daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Diyarbakır İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Miktat Arslan ve partililerle görüştü.

Bakanlar Mustafa Çiftçi ve Osman Aşkın Bak’a Diyarbakır’daki temaslarında önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz ve Suna Kepolu Ataman ile AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Hamit Sümer eşlik etti.