Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, öğrenci affı ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren kanunun kapsamına ilişkin açıklamalarda bulundu.
9 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemenin geniş bir kesimi kapsadığını belirten Özvar, daha önce çıkarılan öğrenci aflarından yararlananların da yeni düzenlemeden faydalanabileceğini bildirdi.
Özvar açıklamasında, “Daha önceki aflardan yararlananlar da yararlanmayanlar da bu aftan istifade edebilecekler. Dolayısıyla ister başvurmuş ister başvurmamış olsunlar, herhangi bir şekilde başvuru yapıp yapmaması bu aftan yararlanmasına mani değil.” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık yarım milyon kişi başvurabilecek
Öğrenci affından yararlanabilecek kişi sayısının kesin olarak belirlenmesinin şu aşamada mümkün olmadığını ifade eden Özvar, halen öğrenci olup 9 Aralık’a kadar kaydını sildirerek af kapsamında yeniden başvuru yapabilecek kişilerin de bulunduğuna dikkati çekti.
Bu grubun dışında, ilişiği daha önce kesilmiş yaklaşık yarım milyon kişinin başvurabileceğinin değerlendirildiğini aktaran Özvar, mevcut öğrencilerin de hesaba katılması halinde toplam sayının tahmin edilmesinin güç olduğunu söyledi.
Bazı suçlardan hüküm giyenler kapsam dışında
Özvar, terör suçu, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanların öğrenci affından yararlanamayacağını belirtti.
Hukuka aykırı yöntemler veya sahte evrak nedeniyle üniversiteyle ilişiği kesilen kişilerin de düzenleme kapsamına alınmayacağını kaydetti.
Azami öğrenim süresi nasıl hesaplanacak?
Af kapsamında üniversiteye dönen öğrencilerin azami öğrenim sürelerinin, intibak ettirildikleri sınıf veya yarıyıl dikkate alınarak hesaplanacağını belirten Özvar, dört yıllık bir lisans programı üzerinden uygulamayı anlattı.
Özvar açıklamasında, “Lisans mezunu olmak isteyen, 4 yıllık bir programda okuyan bir öğrencimiz bölümünü 7 senede bitirmek zorundadır, normal şartlar altında. Biz o 7 yıllık süreyi azami süre olarak adlandırıyoruz. İlişiği kesilmiş bir öğrenci, diyelim ki 4 yıllık lisans bölümüne kayıt yaptırmak istiyor, 3’üncü sınıfa intibak ettirildi. 3’üncü sınıfa kayıt olduğu için 2 senelik süre azami süreden sayılıyor. O zaman geriye kalan 5 sene içerisinde bu öğrenci lisans bölümünü bitirmek zorundadır. Dolayısıyla intibak edildiği sömestr veya yıl hesaba katılmak suretiyle azami süre hesap edilmektedir. 4’üncü sınıfa geçtiğinde 3 yıl bitirdiği kabul ediliyor. Geriye 4 yıl kalmış oluyor, o zaman azami süre önünde 4 yıl olacaktır. Dolayısıyla kayıt olduğu sömestr veya sınıf neyse, programın kaçıncı yılıysa o hesaba katılarak azami süre hesap edilmektedir.” ifadelerini kullandı.
Tıp ve diş hekimliği öğrencilerine istisna
Tıp ve diş hekimliği gibi uygulamalı eğitim içeren programlarda ise bazı öğrenciler için azami süre uygulanmayacağını belirten Özvar, teorik derslerini tamamladıktan sonra intörnlük aşamasında azami süre nedeniyle ilişiği kesilen öğrencilerin mezun oluncaya kadar intörnlüklerini tamamlayabileceğini bildirdi.
Benzer uygulamanın mesleki uygulama içeren diğer programlar için de geçerli olacağını ifade etti.
Özvar ayrıca, bir yükseköğretim programına yerleştirildiği halde kayıt yaptıramayanlar ile ön lisanstan doktoraya kadar herhangi bir programa kayıtlıyken ilişiği kesilenlerin, hazırlık sınıfında bulunmaları halinde dahi düzenlemeden yararlanabileceğini söyledi.
Özvar, düzenlemeyi bugüne kadar çıkarılan en geniş kapsamlı öğrenci aflarından biri olarak nitelendirdi.
Kapanan bölümlerde eşdeğer programa kayıt yapılacak
Öğrencinin ilişiğinin kesildiği bölümün kapatılmış veya öğrenci alımının durdurulmuş olması halinde üniversitelerin eşdeğer programlara kayıt için gerekli işlemleri yapacağını belirten Özvar, bu süreçte başarı sıralaması ve taban puanlarının dikkate alınacağını açıkladı.
Eşdeğer program bulunamaması durumunda ise üniversitelerin Yükseköğretim Kurulu ile görüşerek öğrencilerin mağduriyet yaşamadan eğitimlerine devam edebilmeleri için çözüm geliştireceğini kaydetti.
Yatay geçiş için önce kayıt şartı
Öğrenci affından yararlananların yatay geçiş yapabileceğini de belirten Özvar, bunun için öncelikle ilişiklerinin kesildiği programa yeniden kayıt yaptırmaları gerektiğini söyledi.
Özvar açıklamasında, “Hatta kendi fakültenizin içinde değil, kayıtlı olduğunuz üniversitenin dışında başka bir üniversitenin eşdeğer programına da yatay geçiş başvurusu yapabileceksiniz. Ama önce nereden öğrenciliğiniz kesilmişse orada öğrenci kaydınız yapılacak, o yoksa eşdeğer bir programa yapılacak. Diyelim ki iktisat veya uluslararası ilişkiler bölümündeydiniz. O puan türünde, ona eşdeğer üniversiteler programları zaten ilan edecekler. İktisat, işletme, çalışma ekonomisi veya diğer bir programa ‘kayıt yaptırabilirsiniz’ denecek ve intibakınız sağlanacaktır. Hangi sınıfa denk geliyorsanız, oradan itibaren eğitim öğretime kaldığınız yerden devam edebileceksiniz. Dolayısıyla yatay geçiş de önce kendi programına kayıt yaptırmak şartıyla mümkün olabilecektir.” ifadelerini kullandı.
Başvurular 9 Aralık’a kadar sürecek
Öğrenci affından 9 Aralık’a kadar yararlanılabileceğini hatırlatan Özvar, üniversitelerin düzenlemenin uygulanmasına ilişkin çalışmalarına başladığını açıkladı.
Özvar açıklamasında, “Bugünden itibaren bütün üniversitelerimiz afla alakalı çalışmalarına başlamış vaziyetteler. Önümüzde birkaç ay var. Gençlerimizden bu fırsatı en iyi şekilde kullanmalarını bekliyoruz.” dedi.
Halen üniversitede kayıtlı olup azami süreden yararlanmak amacıyla öğrenciliğini sonlandırarak af kapsamına girmeyi düşünen kişilerin ise karar vermeden önce kendi programlarının şartlarını ayrıntılı şekilde değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
“Gençlere yeni kariyer imkanı sunan bir düzenleme”
Düzenlemenin yükseköğretime erişimi artıracağını ve eğitimine devam edemeyen gençlere yeni bir fırsat sağlayacağını ifade eden Özvar, üniversitelerde öğrenci sayılarının artmasının beklendiğini ancak önceliklerinin gençlerin yeniden yükseköğretime kazandırılması olduğunu söyledi.
Özvar açıklamasında, “Af yasasının getirdiği şey aslında yükseköğretime erişimin artmasına vesile oldu. Öğrencilikte başarılı olamayan veya öğrenciliğe devam edemeyen, öğrenciliği son bulmuş gençler için fırsat ortaya çıkartılmış oldu. Türk yükseköğretim sisteminin kapasitesinin ve erişilebilirliğinin geldiği noktayı göstermesi açısından da çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Tabii ister istemez üniversitelerimizin öğrenci sayılarında artış olacaktır, ama biz gençlerimizi kazanmak istiyoruz. Bütün üniversitelerimiz de gençlerimizin daha iyi bir gelecek için bu fırsattan istifade etmelerine her türlü desteği verecektir. Bu af yasasıyla bizim umut ettiğimiz şeylerden biri, gençlerimiz için yeni bir kariyer fırsatının doğmuş olmasıdır. Üniversitelerimizin ilgili programları ve bölümlerine yeniden kayıt yaptırmak suretiyle, sahip oldukları mesleklerin yanında kendilerine yeni bir meslek veya yeni bir kariyer çizgisi inşa edebileceklerdir. Af, Türkiye’de gençlere yeni kariyer imkanı sunan bir düzenlemedir.” ifadelerini kullandı.




