Yapay zekâ teknolojilerinin eğitim alanındaki kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Öğrencilere kişiselleştirilmiş öğrenme imkânı sunan yapay zekâ destekli özel ders ve öğretmen uygulamaları, eğitimde yeni fırsatlar oluştururken çocukların güvenliği, kişisel verilerinin korunması ve bilişsel gelişimleri konusunda da tartışmaları beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, özellikle çocuklara yönelik yapay zekâ araçlarının seçimi ve kullanımında ebeveynlerin daha dikkatli olması gerektiğine işaret ediyor.
Yapay zekâ özel ders pazarı hızla büyüyor
Yapay zekâ destekli özel ders araçlarına yönelik pazarın önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde büyümesi bekleniyor. Bazı tahminlere göre yaklaşık 2 milyar dolar seviyesindeki pazarın 2033 yılına kadar 17,7 milyar doların üzerine çıkabileceği öngörülüyor.
İngiltere’de de eğitim teknolojileri ve yapay zekâ şirketlerinin sınıflarda kullanılabilecek yeni araçlar geliştirmesi teşvik ediliyor. Yapay zekâ destekli eğitim sistemlerinin özellikle özel öğretmen tutma imkânı bulunmayan ailelerin çocuklarına destek sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Piyasada bugün birbirinden farklı çok sayıda yapay zekâ eğitim aracı bulunuyor. Bazı sistemler genel amaçlı sohbet robotlarının eğitim amaçlı uyarlanmış sürümlerinden oluşurken, bazıları doğrudan müfredata göre yapılandırılmış öğrenme sistemleri olarak geliştiriliyor.
Akıllı Özel Ders Sistemleri olarak adlandırılan daha gelişmiş uygulamalarda ise öğrenciye doğrudan cevap vermek yerine ipuçları sunularak öğrenme sürecinin desteklenmesi hedefleniyor.
Yapay zekâ öğretmenler gerçekten işe yarıyor mu?
Yapay zekâ öğretmenlerin öğrencilerin akademik başarısı üzerindeki etkileri konusunda henüz kesin bir görüş bulunmuyor.
Bazı araştırmalarda yapay zekâ araçlarının öğrenmeye katkı sağlayabileceğine ilişkin sonuçlar ortaya çıkarken, bu teknolojilerin her koşulda öğrencilerin başarısını artırdığı yönünde yeterli kanıt bulunmadığına dikkat çekiliyor.
İngiltere’de yapılan bir araştırmada öğretmenlerin yaklaşık üçte ikisinin, yapay zekâ kullanımına bağlı olarak öğrencilerin yazma ve problem çözme becerilerinde gerileme gözlemlediğini bildirdiği aktarılıyor.
Başka araştırmalarda ise sık yapay zekâ kullanımının eleştirel düşünme becerileriyle olumsuz ilişki gösterebileceği belirtiliyor.
Uzmanlara göre yapay zekâ sistemlerinin öğrencilere cevapları çok hızlı biçimde sunması, çocukların problem çözmek için gerekli zihinsel çabayı daha az göstermesine yol açabilir. Bu durum uzun vadede eleştirel düşünme ve bağımsız öğrenme becerileri açısından risk oluşturabilir.
Çocuklar yapay zekâya aşırı güvenebilir
Yapay zekâ sistemlerinin kendinden emin bir dille yanlış veya hatalı bilgiler verebilmesi de çocuklar açısından önemli risklerden biri olarak gösteriliyor.
Çocukların yapay zekâ tarafından verilen bilgileri sorgulamadan doğru kabul etme ihtimalinin yetişkinlere göre daha yüksek olabileceği belirtiliyor.
Ayrıca bazı çocukların yapay zekâ sistemleriyle duygusal bağ kurması ve bu araçları bir arkadaş gibi algılaması ihtimali üzerinde de duruluyor.
Uzmanlar, yapay zekânın bilgi sunabilmesine rağmen bir insan öğretmenin sahip olduğu empati, sosyal iletişim ve öğrencinin duygusal durumunu anlama becerilerini aynı düzeyde sağlayamayacağına dikkat çekiyor.
Kişisel veriler konusunda risk bulunuyor
Yapay zekâ destekli eğitim araçlarının oluşturabileceği en önemli sorunlardan biri de kişisel verilerin korunması.
Kullanılan ürüne bağlı olarak yapay zekâ sistemleri öğrencilerin sorularını, okul ödevlerini, akademik performans verilerini, ilgi alanlarını, hesap bilgilerini, cihaz tanımlayıcılarını ve ses kayıtlarını toplayabiliyor.
Bu bilgilerin ne kadar süreyle saklandığı, model eğitiminde kullanılıp kullanılmadığı ve üçüncü taraflarla paylaşılıp paylaşılmadığı kullanılan uygulamanın veri politikalarına göre değişebiliyor.
Özellikle sesle çalışan sistemlerde çocuklara ait ses kayıtlarının biyometrik veri niteliği taşıyabileceği belirtilirken, olası bir veri ihlalinin daha ciddi güvenlik sorunlarına yol açabileceği ifade ediliyor.
Ebeveynler nelere dikkat etmeli?
Uzmanlar, çocukların yapay zekâ destekli eğitim araçlarını kullanmasına izin verecek ebeveynlerin uygulamanın çalışma şeklini ve veri politikalarını ayrıntılı biçimde incelemesini öneriyor.
Ebeveynlerin özellikle şu noktalara dikkat etmesi tavsiye ediliyor:
- Kişisel verilerin korunmasına yönelik düzenlemelere uygun uygulamalar tercih edilmeli.
- Çocuğun okulu tarafından onaylanan veya eğitimsel açıdan güvenilirliği desteklenen araçlar kullanılmalı.
- Uygulamanın gizlilik politikası, veri saklama süresi, model eğitimi ve üçüncü taraflarla veri paylaşımı açısından incelenmeli.
- Yapay zekâ araçlarının çocuklarla birlikte kullanılması tercih edilmeli.
- Çocuklara yapay zekâ sistemleriyle kişisel bilgilerini paylaşmamaları öğretilmeli.
- Yapay zekânın insan olmadığının, duygu ve hislere sahip bulunmadığının çocuklara açık şekilde anlatılması gerekiyor.
- Yapay zekânın yanlış bilgi verebileceği anlatılmalı ve önemli bilgiler öğretmenler, ders kitapları veya güvenilir kaynaklardan doğrulanmalı.
- Uygulamalarda varsa yaşa uygun güvenlik ayarları etkinleştirilmeli.
- Günlük yapay zekâ kullanım süresi sınırlandırılmalı.
- Küçük yaştaki çocukların yapay zekâ kullanım geçmişi ebeveynler tarafından düzenli olarak kontrol edilmeli.
Yapay zekâ, geleneksel eğitimin yerini tek başına tutmuyor
Yapay zekâ teknolojileri hızla gelişirken eğitim alanına yönelik yeni uygulamalar da sürekli olarak kullanıma sunuluyor.
Uzmanlar, yapay zekâ öğretmenlerin doğru kullanıldığında öğrencilerin öğrenme sürecini destekleyebileceğini ancak insan öğretmenlerin, ailelerin ve geleneksel öğrenme yöntemlerinin yerini tamamen alamayacağını vurguluyor.
Çocukların yapay zekâ araçlarını bir cevap makinesi yerine öğrenmeyi destekleyen yardımcı bir araç olarak kullanmasının daha sağlıklı sonuçlar verebileceği belirtiliyor.




