Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Terörsüz Türkiye teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu’nda kabul edildi: 18 saatlik maratonda sert tartışmalar, “af” polemiği ve Demirtaş gerilimi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu, “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki altyapısını oluşturması amacıyla hazırlanan 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni yaklaşık 18 saat süren görüşmelerin ardından kabul etti. Yaklaşık 360 milletvekilinin imzasını taşıyan teklifin görüşmelerinde “genel af mı, ceza ve infaz süreçlerinin ertelenmesi mi?” tartışması öne çıkarken, milletvekilleri arasında zaman zaman tansiyon yükseldi. Teklifin kabul edilmesiyle gözler Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’ndaki görüşmelere çevrildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu, “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi

“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ile, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi amaçlanıyor.

Düzenleme, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’da düzenlenen suçları kapsayacak.

Teklifte “Örgüt”, PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumları, “Kurul”, düzenlemenin ilgili hükmü uyarınca oluşturulacak Kurul şeklinde tanımlanıyor.

Teklife göre, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç, teklifin kapsamına giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek.

Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecek. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecek. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilecek ve Hazineye irat kaydedilecek. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilecek. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilecek.

Bu hüküm uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar 2 hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hüküm uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da 2 hafta içinde itiraz edilebilecek.

Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da düzenlemenin kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlı olacak.

Düzenleme uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilecek. Koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilecek.

Erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilecek.

Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi

Verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, belirlenen amaç için kullanılabilecek.

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacak. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, düzenlemenin buna yönelik hükmü kapsamında ertelenmeyecek ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğacak. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecek.

Teklifle, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere, düzenleme kapsamına giren suçlardan, toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenecek. Bu hükmün uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecek. Erteleme süresi içinde cezada zamanaşımı işlemeyecek.

İnfaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilecek. Ayrıca bu kapsamda verilen erteleme kararları, oluşturulan sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde belirlenen amaç için kullanılabilecek.

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak.

Takip, koordinasyon ve uygulama hükümleri

Teklif kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi, düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri’nden müteşekkil Kurul tarafından yapılacak. İhtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilecek, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilecek.

Kurul tarafından sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilecek.

PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu düzenlemenin amacı ve kapsamı doğrultusunda örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilecek. Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulacak.

Teklif uyarınca verilen erteleme kararları, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilecek.

Gerekli görülmesi halinde soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hakimliğinden veya mahkemesinden, mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması infaz hakimliğinden Kurul tarafından talep edilecek.

Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilecek. Bu kararlara karşı itiraz edilebilecek. Mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için 5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl, 10 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise 3 yıl geçmiş olması gerekecek.

Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca düzenleme kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacak. İzleme Komisyonu, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecek. Kurulun sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilecek.

Silah ve malzeme teslimi

Teklif kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek.

Teklif hükümleri, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu düzenleme hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak.

Teklif kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilecek. Teklifin amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak.

TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmeler 17,5 saat sürdü.

Komisyonda tartışmalar çıktı

Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığındaki toplantı, daha başlamadan yoğunluk ve tartışmalara sahne oldu.

Siyasi partilerin toplantıya yüksek katılım göstermesi ve gazetecilerin yoğun ilgisi nedeniyle komisyon salonunun kapasitesi yetersiz kaldı. Salon kapısının açılmaması üzerine milletvekilleri arasında kısa süreli tartışma yaşanırken, kapıların açılmasının ardından da yoğunluk devam etti. Bazı milletvekilleri ve gazeteciler ayakta kaldı.

Gerginliğin yatışmasının ardından teklif üzerindeki görüşmelere saat 15.30 sıralarında başlandı.

Komisyon çalışmaları gece boyunca devam etti ve yaklaşık 18 saatin sonunda tamamlandı.

Yüksel: Yasama tarihinin en kritik tekliflerinden biri

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, toplantının açılışında Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025 tarihinde yaptığını hatırlattı.

Yasa teklifinin de söz konusu toplantının üzerinden tam bir yıl geçtikten sonra, 5 Ağustos’ta Meclis Başkanlığı’na sunulduğuna dikkat çeken Yüksel, yaklaşık 360 milletvekilinin imzasını taşıyan düzenlemenin geniş bir siyasi iradeyi ortaya koyduğunu söyledi.

Yüksel, teklifin milli dayanışmanın güçlendirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin kalıcı hale getirilmesi açısından kritik önemde olduğunu belirterek, “Yasama tarihinin en önemli ve kritik kanun tekliflerinden birisi görüşülecek” dedi.

Teklifi, “milletin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürü” olarak nitelendiren Yüksel, terörün yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik ve toplumsal sonuçları bakımından da Türkiye üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi.

Yüksel, terörün Türkiye’ye ekonomik maliyetinin 2,3 trilyon doları aştığını ifade etti.

“Terörsüz Türkiye daha güçlü ekonomi ve daha yüksek refah demek”

Cüneyt Yüksel, Türkiye’nin terör sorunundan tamamen kurtulması halinde ortaya çıkacağını savunduğu tabloyu da anlattı.

Yüksel açıklamasında, “Bugün terörün ülkemiz üzerindeki etkisinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını ve toplumsal bütünleşmenin daha da güçlenmesini konuşabiliyorsak, bunu canlarını bu vatan için feda eden aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize ve devletimizin hukuk içinde yürüttüğü kararlı mücadeleye borçluyuz. Terörsüz Türkiye hedefi menzile ulaştığında ülkemiz, canlarımızı yakan ve kaynaklarımızı tüketen bu ağır yükten ebediyen kurtulacaktır. Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi, daha fazla yatırım, daha yüksek refah, daha sağlam bir toplumsal huzur ve uluslararası alanda daha etkin bir Türkiye anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.

Teklif yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla sunuldu

Yüksel, teklifin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulmasının Meclis tarihi açısından dikkat çekici olduğunu belirtti.

Bunun güçlü bir siyasi irade ve ortak uzlaşı mesajı taşıdığını savunan Yüksel, kanun teklifinin Meclis’e sunulmasıyla “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini ifade etti.

Komisyon görüşmelerinin en önemli tartışma başlıklarından biri ise teklifin hukuki olarak “af” niteliği taşıyıp taşımadığı oldu.

Yüksel: Bu teklif bir af düzenlemesi değildir

Komisyon Başkanı Yüksel, muhalefetten gelen “af” eleştirilerine karşı teklifin soruşturmaları, kovuşturmaları veya mahkumiyet kararlarını ortadan kaldırmadığını savundu.

Yüksel açıklamasında, “Kanun teklifi, bazı soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin infazına ilişkin belirli şartlara bağlı, istisnai ve geçici hukuki mekanizmalar öngörmektedir. Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki ceza ve infaz politikalarının belirlenmesi, Anayasamızın çizdiği sınırlar içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdir yetkisi kapsamındadır. Toplumsal ihtiyaçlar, kamu yararı ve milli güvenliğin gerektirdiği durumlarda ceza adalet sistemine ilişkin yeni düzenlemeler yapılması, yasama organının anayasal yetkisidir. Bugün görüştüğümüz kanun teklifi de bu anayasal yetkinin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde kullanılmasının somut bir örneğini oluşturmaktadır. Bu teklif bir af düzenlemesi değildir. Mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme söz konusu değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumaktadır” dedi.

Yüksel ayrıca düzenlemenin herhangi bir kişiye özgü olmadığını, teklif kapsamında öngörülen mekanizmaların objektif şartlara, somut olgulara ve yetkili makamların kararlarına bağlı olduğunu söyledi.

Kanunun uygulanması için kritik şart: Silahların teslimi ve Milli Güvenlik Kurulu kararı

Teklifin en önemli hükümlerinden biri, düzenlemenin doğrudan yürürlüğe girmesinin yeterli olmayacak olması.

Teklifte öngörülen erteleme mekanizmalarının uygulanabilmesi için PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı bütün oluşumların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri bütün silah ve mühimmatı teslim ettiklerinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi gerekiyor.

Ardından bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanması şartı aranacak.

Bu aşamalar tamamlanmadan teklif kapsamında soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinin ertelenmesine ilişkin hükümler işletilemeyecek.

Yüksel bu sistemi anlatırken, “Teklif, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, bu örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen suçlar nedeniyle yürütülen bazı soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin işlemleri içermektedir. Teklif kapsamında yapılacak tüm iş ve işlemlerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben gerçekleştirileceği kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu koşul gerçekleşmediği takdirde soruşturma ve kovuşturmalar ile mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi dahil diğer hükümlerin uygulanması söz konusu olamayacaktır” ifadelerini kullandı.

Hangi suçlar için 5, hangileri için 10 yıl erteleme?

Komisyonda yapılan sunumlarda teklifin ceza sınırlarına göre iki farklı erteleme süresi getirdiği anlatıldı.

Buna göre üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların 5 yıl süreyle ertelenmesi öngörülüyor.

Üst sınırı 15 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçların yanı sıra müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülen kapsamdaki bazı suçlar için ise 10 yıllık erteleme sistemi getiriliyor.

Teklifin kapsamının yalnızca PKK/KCK terör örgütü ile bağlantılı oluşumlara yönelik olduğu belirtildi.

Ancak düzenlemenin dışında bırakılan suçlar da bulunuyor.

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları ile düzenlemede belirtilen örgüt yöneticileri açısından erteleme mekanizmasının uygulanmayacağı ifade edildi.

Örgüt mensuplarının örgütsel faaliyetle bağlantısı bulunmayan şahsi suçları da teklif kapsamına alınmayacak.

Abdulhamit Gül: Bu teklif milletimizin teklifidir

Teklifin ilk imza sahiplerinden Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de komisyona kapsamlı bir sunum yaptı.

Gül, düzenlemenin yalnızca Cumhur İttifakı’nın siyasi projesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

“Terörsüz Türkiye” sürecini geniş bir siyasi mutabakatın ürünü olarak nitelendiren Gül, “Teklifimiz, sadece bir grubun, Cumhur İttifakı’nın değil, doğrudan doğruya milletimizin teklifidir. Bu teklif, devlet aklıyla millet vicdanını buluşturan bir ortak akıl ürünüdür, bir Türkiye mutabakatıdır” dedi.

Gül: Terörsüz Türkiye bir pazarlık ve al-ver sürecinin neticesi değildir

Gül, sürecin herhangi bir siyasi pazarlığın sonucunda ortaya çıktığı yönündeki eleştirilere de yanıt verdi.

Gül açıklamasında, “Ortak acılarımızı ortak bir umuda dönüştürürken, şehitlerimizin hatırasını her zaman baş tacı edecek, gazilerimizin kardeşlik iradesini milli bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatı olarak koruyacağız. Terörsüz Türkiye ile 100 yıllık Cumhuriyet’imizin yarım asrına pranga vuran terörün ortadan kalktığı bir süreci inşa ediyoruz. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren, kalkınma ufkumuzu daraltan terör vesayeti, bugün bütünüyle tasfiye edilme aşamasına gelmiştir. Terörsüz Türkiye bir pazarlık ve al-ver sürecinin neticesinde ortaya çıkmamış, tamamen toplumumuzun beklentisi ile başlatılmıştır. Silahların sustuğu bir sürecin akabinde bölgemizde de huzurun teminatı Türkiye olacaktır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın Ahlat konuşması ve Bahçeli’nin 22 Ekim çağrısı

Abdulhamit Gül, sürecin siyasi geçmişine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Gelinen aşamanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 26 Ağustos 2024 tarihinde Ahlat’ta yaptığı “iç cepheyi tahkim” vurgusuyla başladığını savunan Gül, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı çağrının da tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Gül, Bahçeli’nin yaklaşımını “cesur ve net bir duruş” olarak nitelendirdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un da süreçte ön açıcı bir rol üstlendiğini söyleyen Gül, siyasi parti gruplarına destekleri nedeniyle teşekkür etti.

“Terörsüz Türkiye bir millet mutabakatıdır”

Gül, “Terörsüz Türkiye bir millet mutabakatıdır, Türkiye’ye özgüdür ve millidir, bir Türkiye modelidir” değerlendirmesinde bulunurken, çözüm zemininin Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak belirlendiğine dikkat çekti.

Terör nedeniyle Türkiye’nin yaklaşık 2,3 trilyon dolar doğrudan ve dolaylı maddi kayba uğradığını söyleyen Gül, sürecin yalnızca güvenlik alanında değil, hukuk, demokrasi, ekonomi ve toplumsal huzur açısından da yeni imkanlar yaratacağını savundu.

Gül’den Kürtçe ve geçmiş politikalar mesajı

Abdulhamit Gül konuşmasının bir bölümünde Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları dönemindeki politikaları anlattı.

Gül açıklamasında, “Kürt kardeşlerimize yönelik ret ve inkar politikalarını ret ederek, Türkiye’nin bu konuda makus gidişatına ‘dur’ dedik. Ülkemizin her ferdinin huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye için sorumluluk aldık. Bundan sonra da aynı kararlılıkla sorumluluk almaya devam edeceğiz. Bizim söylediklerimizin en büyük teminatı icraatlarımızdır. İktidara geldiğimizde ilk icraat olarak OHAL uygulamalarını sonlandırdık. Vesayet odaklarının bilinmeyen dil olarak tanımladığı Kürtçeye yönelik yasal engelleri kaldırdık. TRT Kürdi bizim iktidarımız döneminde yayın hayatına başladı. Kürtçe isimler üzerindeki yasakları kaldırdık, yerleşim birimlerinin isimlerinin iade edilmesini sağladık. Kürtçe dil ve kültür merkezleri açılarak üniversitelerimizin bünyesinde Kürtçenin, Zazacanın daha güçlü bir şekilde öğrenilmesinin imkanlarını temin ettik” ifadelerini kullandı.

Gül kritik eşiği anlattı: Kanun çıkınca otomatik erteleme olmayacak

Gül, kanunun kabul edilmesi halinde dahi soruşturma, kovuşturma veya infazların otomatik olarak ertelenmeyeceğini özellikle vurguladı.

Gül açıklamasında, “Düzenlemenin amacı, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, bu örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarla verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin işlemlerin belirlenmesidir. Düzenlemelerin uygulama imkanı bularak hukuki kıymet ve sonuç doğurması, örgüt varlığının sona erdiğine ilişkin güvenlik kurumlarının tespitine ve Milli Güvenlik Kurulu’nun kararına bağlıdır. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte erteleme kararlarının resen ve derhal verilmesi söz konusu değildir. Kritik eşik, silahlar tamamen teslim edilecek, PKK/KCK tasfiye edilecek, bunlar tespit ve teyit edilecek, Milli Güvenlik Kurulu kararı Resmi Gazete’de yayımlanacak ve kanun uygulanma imkanı bulacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kurul oluşturulacak

Teklifte süreci takip etmek üzere yeni mekanizmalar kurulması da öngörülüyor.

Komisyondaki açıklamalara göre Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir takip ve koordinasyon kurulu oluşturulacak.

Kurulun yürütülen çalışmalar hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bilgi vermesi planlanıyor.

Ayrıca Meclis bünyesinde bir izleme mekanizması oluşturulması da düzenlemenin başlıkları arasında yer alıyor.

Gül, Meclis’in süreçte merkezi konumda olacağını vurgulayarak, günlük siyasi tartışmaların bir kenara bırakılması çağrısında bulundu.

Gül, “Gelin, bu tarihi dönemde, günlük siyasi polemikleri, dar siyasi çıkarları ve hesapları bir kenara bırakalım. Silah bırakmak isteyenlere ‘aman bırakmayın’ diyerek rahatsız olmayın. Mutlu olun, artık silahlar sussun” ifadelerini kullandı.

Erkan Akçay: Örgüt lağvedilmeden tek bir hüküm işlemeyecek

Teklifin ilk imza sahiplerinden Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Erkan Akçay da düzenlemenin bir af yasası olmadığını savundu.

Akçay, teklifi “özgün bir Türkiye modeli” şeklinde nitelendirirken, sistemin yargısal denetime açık olduğunu belirtti.

Akçay açıklamasında, “Bu teklif, bir af düzenlemesi değildir, suçun niteliğini değiştirmemektedir, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldırmamaktadır. Devam eden soruşturma ve kovuşturmalarla kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin hukuki varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Teklifin özü şudur, belirli şartların gerçekleşmesi halinde, belirli suçlar bakımından, belirli sürelerle ve yargısal karar mekanizmaları içinde soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinin ertelenmesidir. Bu yönüyle teklif, hukuk devleti ilkesine, kamu düzeninin korunmasına, ceza adalet sisteminin amaçlarına ve devletin stratejik aklına uygun bir düzenlemedir. Örgüt lağvedilmeden, silahlar bırakılmadan teklifin tek bir hükmü işlemeyecektir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nden destek: Terörün bitmesi kırmızı çizgimizdir

Teklifin ilk imza sahiplerinden Cumhuriyet Halk Partisi Kars Milletvekili İnan Akgün Alp de komisyonda söz aldı.

Türkiye’nin şiddetten arındırılması gerektiğini belirten Alp, PKK’nın kendisini feshettiğini açıkladığını hatırlatarak sürecin başarıya ulaşması için demokrasi taleplerinin de karşılanması gerektiğini söyledi.

Alp, Cumhuriyet Halk Partisi’nin teklif konusundaki tutumunu şu sözlerle açıkladı:

“Bizim parti olarak ilkesel tutumumuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporda belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlaması, bu yolla çatışma ve silahların devreden çıkarılması çabasına destek olmaktır. Türkiye, hem güvenlik mimarisini hem toplumsal barışını hukuk ve demokrasi zemininde oluşturmak zorundadır. Terörün bitmesi Türkiye için tarihi bir fırsattır. Terörün bitmesi kırmızı çizgimizdir. Bu ülkeyi kuran parti olarak sorumluluğumuzu biliyoruz.”

Feti Yıldız: Terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzereyiz

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız da terörün Türkiye’nin insan kaynağı ve ekonomisi üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Yıldız, “50 yıllık terör belasının ülkemizin ve insanımızın üzerindeki etkilerini yakından biliyoruz. Terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzereyiz. Buna sevinin” dedi.

“Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca güvenlik politikasından ibaret olmadığını belirten Yıldız, sürecin devletin bekası, iç cephenin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğü, demokratik katılım, toplumsal dayanışma ve ekonomik kalkınma boyutlarının bulunduğunu söyledi.

Feti Yıldız: Terörsüz Türkiye kapsamlı bir devlet politikasıdır

Yıldız açıklamasında, “Türk milletinin bütünlüğünü hedef alan her türlü söylemin Milliyetçi Hareket Partisi tarafından reddedildiği 57 yıldır bilinmektedir. Türkiye’nin kuruluşunda tarihsel ve yapısal bir sorun yoktur. Hiç kimsenin ya da bir grubun tarihimize iftira etmeye de hakkı yoktur. Ortada bir terör sorunu vardır, herkes tarafından kabul edilmektedir. Terör neye dayanırsa dayansın, hangi değerli söylemi kullanırsa kullansın tek başına sorundur” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partili milletvekilleriyle tokalaşmasının siyasette yeni bir kapı açtığını söyleyen Yıldız, Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihli çağrısını “tarihi milat” olarak değerlendirdi.

Yıldız: Tahakküm zincirleri kopuyor, bundan korkuyorlar

Yıldız konuşmasının devamında, “Müstakil, geçici kanun bir plan dahilinde ilerleyecek ve Türkiye hukuk devleti olma yolunda daha da güçlenecektir. Dürüst ve samimi adımlar, dış dayatmalara kapalı öneriler, kardeşliğe dönük tasarruflar tarafımızdan her zaman desteklenecektir. Terör dün Osmanlı Türk İmparatorluğu’nu, bugün de Türkiye Cumhuriyeti’ni parçalamak amacıyla gündeme getirilmiş sipariş projedir. Kürt kardeşlerimiz Türk milli dokusunun asıl ve temel unsurlarıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin devletidir. Terörsüz Türkiye’nin yanındayız. Tarihe, ecdada, şehitlere sahip çıkmak, ortak geleceği kucaklamak, Türkiye’nin onurunu muhafaza etmektir. Terörsüz Türkiye’nin sonuna kadar arkasındayız. Siyasi, ahlaki, vicdani hiçbir ölçü tanımayan, ilkesi iradesi olmayan, yalan, riya ve istismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız. İstiyorlar ki birbirimize küselim, birbirimizden kopalım. Bekliyorlar ki evlatlarımızın bayrağa sarılı tabutlarını omuzlarımızda taşıyalım. Tahakküm zincirleri kopuyor, bundan korkuyorlar” dedi.

Yıldız’ın konuşması sırasında İYİ Parti sıralarından gelen sözlere karşılık vermesi üzerine salondaki tansiyon da yükseldi.

Yıldız, kendisine laf atan İYİ Partili milletvekillerine, “Saygılı olun. Dinleyeceksiniz, ajitasyonlara ben pabuç bırakmam” karşılığını verdi.

Gülistan Kılıç Koçyiğit: Ortak geleceğimizin mührüne atılmış önemli bir başlangıç

Teklifin ilk imza sahiplerinden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de Türkiye’nin tarihi bir eşikte olduğunu söyledi.

Komisyonda yalnızca bir kanun teklifinin değil, ortak geleceğin ve kurulacak barışın konuşulduğunu belirten Koçyiğit, sürece bütün siyasi partilerin katkı sunmasını istedi.

Koçyiğit açıklamasında, “Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi olarak ilk defa Meclis’te ilk imzacı ve teklifin sahibi olarak konuşuyoruz. Attığımız imzalar sadece birer tükenmezin mürekkebinin kağıda akması değil, aslında bizi yan yana tutan ortak geleceğimizin mührüne atılmış önemli bir başlangıçtır. Hep birlikte tarihsel bir iş yaptığımızın bilinciyle hareket etme zamanıdır. Gelin, ülkenin ve Orta Doğu’nun kaderini halklar olarak bizler belirleyelim, sistemi demokratik dönüşüme zorlayan yeni demokrasi mücadelesinin kapısını hep beraber aralayalım. Barışı kalıcı hale getirelim. Siyaset kurumunun, Meclis’in, iktidarın, muhalefetin bu sürecin paydaşı olduğunu ifade etmek gerekiyor” dedi.

Koçyiğit, teklifin sorunların köklü çözümü açısından bir başlangıç noktası olduğunu ve bundan sonraki demokratik adımların önünü açması gerektiğini savundu.

Usul tartışması açıldı

İlk imza sahiplerinin konuşmalarının ardından Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel; muhalefet milletvekillerinin talebi üzerine usul tartışması açtı.

Bu aşamada teklifin hazırlanma yöntemi, komisyon süreci ve düzenlemenin Anayasa’ya uygunluğu sert biçimde tartışıldı.

Muhalefet sıralarından teklifin “özensiz” hazırlandığı ve yasal sürecin yeterince şeffaf yürütülmediği yönünde eleştiriler geldi.

Murat Emir: İnfaz ertelenmesi diyerek affı saklayamazsınız

Murat Emir, teklifin özensiz ve dikkatsiz hazırlandığını ileri sürdü.

Teklifin imzalanma sürecini de eleştiren Emir, Türkiye’de hiç kimsenin terör sorununun devam etmesini ve silahların konuşmasını istemeyeceğini söyledi ancak yasal sürecin şeffaf biçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yürütülmesi gerektiğini savundu.

Emir açıklamasında, “Kapalı kapılar ardında yapılmaya çalışıldı. Şehitler verdiğimiz bir sorunu ancak ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi zemininde, açıklıkla ve şeffaflıkla çözebileceğimizi söylüyoruz ve aynı noktadayız. ‘İnfaz ertelenmesi’ diyerek affı saklayamazsınız. Bunun adı aftır. Kimin affedileceğine, kimin siyaset yapacağına bir kişi ya da onun atadığı kurul karar verecek. Onu yaparken de bir kriteri olmayacak. Bizim buna itirazımız var” dedi.

Emir ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını öne sürdü.

Selahattin Demirtaş tartışması komisyonu karıştırdı

Görüşmeler sırasında eski Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın durumu da gündeme geldi.

Murat Emir, Demirtaş’ın cezaevinden çıkıp çıkmayacağını sorarak, sürecin Demirtaş üzerinden bir pazarlığa dönüştürüldüğünü ileri sürdü.

Bu sözler üzerine Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç sert tepki gösterdi.

Oluç, “Demirtaş sizin kullanışlı aletiniz değil. Demirtaş üzerinden kurmayın cümlelerinizi. O bizim yoldaşımız. Sizin yüzünüzden hapse girdi, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ‘evet’ dediğiniz için” ifadelerini kullandı.

Tartışmada 2016 yılında milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği yeniden gündeme geldi.

İdris Şahin: Barış hedefini destekliyoruz ancak yol hukuk devleti olmalı

Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin de teklifin Anayasa’ya aykırı hükümler içerdiğini savundu.

Şahin, toplumsal barış ve kardeşlik hedefini desteklediklerini ancak bu hedef uğruna temel hukuk ilkelerinden taviz verilemeyeceğini ifade etti.

Şahin, “Toplumsal barışın ve kardeşliğin hedefini destekliyoruz. Ancak bu hedefe giden yolun hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve eşitlik ilkesi zedelenerek inşa edilmesi kabul edilemez” değerlendirmesinde bulundu.

İYİ Parti’den kapsam eleştirisi: Neden sadece PKK ve KCK?

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz da teklifin kapsamını eleştirdi.

Poyraz, düzenlemenin bütün terör örgütlerini kapsamadığını savunarak, “Terörsüz Türkiye” ifadesiyle teklifin içeriği arasında farklılık bulunduğunu öne sürdü.

Poyraz, “Bu teklif, ‘Terörsüz Türkiye’ denilerek getirildi. Teklifte sadece iki terör örgütü var. Bunun tanımı ‘PKK’sız, KCK’sız Türkiye’, FETÖ devam ediyor” dedi.

Usul tartışmasının tamamlanmasının ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.

“Af mı, erteleme mi?” tartışması saatler boyunca devam etti

Komisyon görüşmelerinin temel hukuki tartışması düzenlemenin af niteliği taşıyıp taşımadığı üzerinden yürüdü.

İYİ Parti başta olmak üzere bazı muhalefet milletvekilleri, kamu davalarının ve infaz süreçlerinin ertelenmesinin sonuçları itibarıyla af anlamına geleceğini savundu.

İktidar, Milliyetçi Hareket Partisi ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi cephesinden ise mahkumiyet hükümlerinin hukuken ortadan kaldırılmadığı, suçun vasfının değiştirilmediği ve ceza sorumluluğunun devam ettiği vurgusu yapıldı.

İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, düzenlemenin af olup olmadığının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.

Olgun, teklif yasalaştığında kamu davasına ilişkin ortaya çıkacak sonuçları eleştirirken, teklifin hazırlanma sürecinde kapalı kapılar ardında hukuki çalışma yapıldığını ileri sürdü.

Meral Danış Beştaş: Eksikler var ancak desteğimiz sürecek

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş ise teklifin kalıcı barışa ulaşılması için önemli bir imkan oluşturabileceğini söyledi.

Teklifte eksik gördükleri noktalar bulunduğunu belirten Beştaş, bu eksiklerin giderilmesi konusunda ortak akıl oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Beştaş, parti olarak kanun teklifini desteklemeye devam edeceklerini bildirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi: Bir daha hiçbir anne evladını teröre kurban vermesin

Milliyetçi Hareket Partisi Tokat Milletvekili Yücel Bulut da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun tarihi bir rapor hazırladığını ve teklifin bu çerçevede gündeme geldiğini söyledi.

Bulut, hedeflerini, “Bir daha hiçbir anne, hangi soydan, hangi mezhepten, hangi bölgeden gelirse gelsin elleriyle büyüttüğü evladını bir daha yitirmesin, yeni bir Anadolu çocuğu terör ikliminde hayatını kaybetmesin diye mücadeleyi sürdürüyoruz” sözleriyle anlattı.

Halil Öztürk: Hedef evlatlarımızın korkuyla büyümediği Türkiye

Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk de Terörsüz Türkiye hedefinin sahada elde edilen gücün kalıcı huzurla tamamlanması anlamına geldiğini savundu.

Öztürk, “Hedefimiz, evlatlarımızın korkuyla büyümediği, şehirlerimizin şiddetle anılmadığı, milletimizin bütün gücünü üretime, kalkınmaya ve geleceğe ayırdığı bir Türkiye hayalidir” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, milli egemenlik ve Anayasa’nın temel esaslarının herhangi bir pazarlığa konu olmadığını savunan Öztürk, bütün gayretin silahın siyaset ve toplum üzerindeki gölgesini ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.

Turan Taşkın Özer: Silahsızlanma tek başına yeterli değil

Komisyondaki konuşmalarda demokratikleşme ve hukuk devleti vurguları da geniş yer tuttu.

Turan Taşkın Özer, kanun teklifine ilişkin yapıcı değişiklik önergeleri sunacaklarını belirterek, Türkiye’nin şiddetten kalıcı biçimde kurtulması için yalnızca silahsızlanmanın yeterli olmayacağını söyledi.

Özer, “Şiddetin ortadan kaldırılmasının yolu demokratikleşme ve hukukun hakim kılınmasıdır. Türkiye genelinde demokratikleşmenin ve hukukun üstünlüğünün esas alınması, sağlamak istediğimiz şiddetsiz ortamı kalıcılaştırır” değerlendirmesinde bulundu.

Özer ayrıca silahların devreden çıkarılması halinde gençlerin yaşamını yitirmeyeceğini ve şehit cenazelerinin evlere gelmeyeceğini belirterek bunun güçlü bir toplumsal motivasyon yaratması gerektiğini ifade etti.

Şengül Karslı: Gelinen süreç pazarlık veya taviz süreci değildir

Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Milletvekili Şengül Karslı da muhalefetin pazarlık eleştirilerine karşı çıktı.

Karslı, “Gelinen süreç, bir pazarlık, taviz süreci asla değildir. Devletimizin geri adım atması ihtimal dahilinde hiç değildir. Amacımız, milletimizin geleceğinin güvence altına alınmasıdır. Tespit ve teyit mekanizması işlemeden asla süreç işlemeyecektir. Terör sorununun çözümü için Meclis’imizde büyük inisiyatif almış bulunuyoruz. Teklif, anayasal çerçeveye ve evrensel ceza hukuku ilkelerine bütünüyle uygundur. Bu teklif, genel af değildir. Suçları yok sayan, mahkumiyetleri ortadan kaldıran bir metin hiç değildir” ifadelerini kullandı.

Emine Yavuz Gözgeç: Süreci provoke etmek isteyenler var

Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç ise Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinin siyasetin en önemli sorumluluklarından biri olduğunu söyledi.

Sürecin provoke edilmek istendiğini savunan Gözgeç, “Milletimizin ferasetine güveniyorum. Milletimiz, hangi saikle bu sürecin provoke edilmeye çalışıldığını görüyor. Kardeşlik hukukunu tesis etmeye yönelik ortak geçmişimizden ortak geleceğe uzanan daha güçlü Türkiye’yi inşa etmekteki samimiyetimizi, gösterilen çabayı, 86 milyon milletimizle yol yürümek isteğimizi inanıyorum ki milletimiz takdir edecektir” dedi.

İlk imza sahiplerinin sunumları ve teklifin tümü üzerindeki görüşmeler 13 saat sürdü

Komisyonda ilk imza sahiplerinin sunumları ile teklifin tümü üzerindeki görüşmeler yaklaşık 13 saat sürdü.

Uzayan görüşmelerde muhalefet milletvekilleri söz taleplerini sürdürürken, komisyon yönetiminin maddelere geçme girişimi yeni bir gerilime neden oldu.

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlandığını belirterek maddelere geçilmesini oylamaya sundu.

Maddelere geçilmesinin kabul edilmesi üzerine İYİ Parti milletvekilleri karara sert tepki gösterdi.

Komisyonda tansiyon yükseldi: Rıdvan Uz Başkanlık Divanı’na yöneldi

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelere geçilmesinin oylanması, komisyondaki tansiyonu yeniden yükseltti. Oylamanın ardından İYİ Parti milletvekilleri karara tepki gösterirken, İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz yerinden kalkarak Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel’in bulunduğu Başkanlık Divanı’na doğru yöneldi.

Uz’un Başkanlık Divanı’na ilerlemesi üzerine milletvekilleri araya girdi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ile diğer milletvekillerinin müdahalesiyle taraflar arasında fiziksel temas yaşanması önlenirken, salonda kısa süreli sert tartışma yaşandı.

Komisyondaki en gergin anlardan biri olarak öne çıkan olayın ardından görüşmelere devam edildi. Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, tansiyonun düşürülmesi amacıyla teklifin tümü hakkında söz almak isteyen İYİ Partili milletvekillerine yeniden söz verdi.

Ayyüce Türkeş Taş’ın Bahçeli sözleri yeni gerilim yarattı

Komisyon salonundaki gerilim bununla sınırlı kalmadı.

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş’ın konuşması sırasında Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik sözleri Milliyetçi Hareket Partisi sıralarından tepki gördü.

Milliyetçi Hareket Partisi Sakarya Milletvekili Muhammet Levent Bülbül, Türkeş Taş’ın sözlerine karşı çıktı.

Bülbül ile İYİ Partili milletvekilleri arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyürken milletvekilleri karşılıklı olarak yerlerinden kalktı.

Komisyon salonunda tansiyon yeniden yükseldi.

Görüşmelerin yaklaşık 12’nci saatinde toplantıya ara verildi.

Tartışmaların odağında “af mı, erteleme mi?” sorusu vardı

Komisyonda yaklaşık 18 saate yayılan görüşmelerin en önemli tartışma başlıklarından biri, teklifin hukuki niteliği oldu. Muhalefet milletvekilleri, düzenlemenin adı “soruşturma, kovuşturma ve infazın ertelenmesi” olsa da ortaya çıkaracağı sonuçlar itibarıyla genel af niteliği taşıdığını savundu.

Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi milletvekilleri ise bu değerlendirmeye karşı çıktı. Teklif kapsamında mahkumiyet hükümlerinin ortadan kaldırılmadığını, suçların hukuki niteliğinin değişmediğini ve ceza sorumluluğunun devam ettiğini vurgulayan milletvekilleri, düzenlemenin af değil, belirli şartların gerçekleşmesine bağlı geçici bir erteleme mekanizması olduğunu ifade etti.

Teklifin yürürlüğe girmesinin tek başına erteleme kararlarının uygulanması için yeterli olmayacağına dikkat çekilirken, PKK/KCK’nın fiili varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi, bu durumun Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanması şartları hatırlatıldı.

Böylece komisyon görüşmelerinin önemli bir bölümü, düzenlemenin fiilen af sonucunu doğurup doğurmayacağı ile hukuken yalnızca soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerini belirli sürelerle erteleyen geçici bir mekanizma olup olmadığı tartışması etrafında şekillendi.

Demirtaş polemiğinin ayrıntıları

Akbaş, Selahattin Demirtaş üzerinden yaşanan tartışmanın komisyondaki dikkat çekici anlardan biri olduğunu da anlattı.

Murat Emir’in teklifin özensiz hazırlandığını savunduğu konuşmasında Demirtaş’ın mevcut durumunu gündeme getirmesinin ardından beklenen tepkinin Cumhur İttifakı sıralarından değil, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nden geldiğini belirtti.

Saruhan Oluç’un ayağa kalkarak Demirtaş üzerinden siyasi argüman kurulmasına tepki gösterdiğini aktaran Akbaş, tartışmanın daha sonra 2016 yılındaki dokunulmazlık düzenlemesine kadar uzandığını ifade etti.

13 saatin ardından maddelere geçildi

Teklifin ilk imza sahiplerinin sunumları ve teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından, yaklaşık 13 saat sonra maddelerin görüşülmesine başlandı.

Milletvekilleri bu aşamada 12 maddelik teklifin hükümlerini tek tek ele aldı.

Maddeler üzerinde de iktidar ve muhalefet arasında uzun konuşmalar gerçekleştirildi, değişiklik talepleri ve hukuki itirazlar dile getirildi.

Sabah saat 08.04 sıralarında görüşmelerde sekizinci maddeye geçilmişti.

Bu sırada komisyon çalışmaları 18’inci saate yaklaşmıştı.

18 saatlik maratonun sonunda teklif kabul edildi

Gece boyunca devam eden ve sabah saatlerine uzanan çalışmaların ardından teklifin bütün maddeleri üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, yaklaşık 18 saat süren komisyon maratonunun sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu’nda kabul edildi.

Böylece “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan hukuki düzenlemenin komisyon aşaması tamamlanmış oldu.

Komisyondaki görüşmelerde bir yandan terör örgütünün silah bırakması ve fiili varlığına son vermesi sonrasında işletilecek mekanizma tartışılırken, diğer yandan düzenlemenin hukuk devleti, eşitlik, ceza hukuku ve Anayasa açısından yaratacağı sonuçlar üzerine farklı görüşler ortaya konuldu.

İktidar ve Milliyetçi Hareket Partisi düzenlemenin bir genel af olmadığını ve ancak örgütün tasfiyesinin doğrulanmasından sonra uygulanacağını savunurken, İYİ Parti ve bazı muhalefet milletvekilleri bunun sonuçları itibarıyla af niteliği taşıdığını ileri sürdü.

Cumhuriyet Halk Partisi kanun teklifine silahların devreden çıkarılması ve terörün sona erdirilmesi hedefi açısından destek verirken, demokratikleşme ve hukuk devleti vurgusunu öne çıkardı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ise düzenlemeyi kalıcı barışın ve daha geniş demokratik adımların başlangıç noktalarından biri olarak değerlendirdi.

Şimdi gözler Genel Kurul’da

Adalet Komisyonu’nda kabul edilen 12 maddelik teklifin bundan sonraki adresi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu olacak.

Teklifin Genel Kurul aşamasında siyasi parti grupları düzenlemenin tümü üzerinde yeniden görüşlerini açıklayacak.

Ardından 12 madde ayrı ayrı ele alınacak, milletvekilleri değişiklik önergeleri sunabilecek ve maddeler üzerinde oylama yapılacak.

Genel Kurul görüşmelerinin de teklifin kapsamı ve siyasi önemi nedeniyle yoğun tartışmalara sahne olması bekleniyor.

Yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan, komisyon salonunun kapısındaki tartışmayla başlayıp “af mı, erteleme mi” tartışması, Selahattin Demirtaş polemiği ve milletvekilleri arasındaki sert gerilimlerle devam eden 18 saatlik Adalet Komisyonu maratonunun ardından, “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki altyapısına ilişkin asıl siyasi mücadele artık Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na taşınmış durumda.