CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yaptığı konuşmada üniversitelerde güvenlik soruşturmaları, akademik liyakat, bilimsel özgürlük, üniversitelerin özerkliği ve öğrenci affına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güvenlik soruşturmasının akademisyenlerin bilimsel yeterliliğinin önüne geçirilmesine karşı çıkan Bektaş, bir öğretim üyesinin değerlendirilmesinde esas alınması gereken kriterlerin bilimsel üretim, araştırma kapasitesi, ders verme yeterliliği ve akademik etik olduğunu vurguladı.
Üniversitelerin merkezi vesayetten kurtarılması gerektiğini savunan Bektaş; bilimsel, idari ve mali özerkliğe sahip, rektörünü kendi iradesiyle belirleyen ve öğrencilerin yönetimde söz sahibi olduğu bir yükseköğretim sistemi çağrısında bulundu.
“Bilim özgürce sorgulayarak yapılır”
Akademik yükselmede tek ölçütün bilimsel başarı ve etik olması gerektiğini ifade eden Bektaş, üniversitelerin araştırma bütçelerinin de güçlendirilmesini istedi. Bilimin baskı ve izin mekanizmaları altında gelişemeyeceğini dile getiren Bektaş, akademik özgürlüğün yalnızca üniversiteler için değil, Türkiye’nin geleceği açısından da hayati önem taşıdığını kaydetti.
Bektaş, TBMM kürsüsündeki açıklamasında şöyle konuştu:
“Güvenlik soruşturması bir sadakat testine dönüştürülemez. Bir öğretim üyesinde aranacak ölçüt; bilimsel üretim, araştırma kapasitesi, ders verme yeterliliği ve akademik etiğe bağlılıktır ve bunun adı da liyakattir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak YÖK’ün merkezi vesayetinden arınmış, bilimsel, idari ve mali özerkliğe kavuşmuş, rektörünü kendi iradesiyle belirleyen, akademik yükselmede tek ölçütü bilimsel başarı ve etik olan, öğrencisinin yönetimde söz sahibi olduğu, araştırma bütçesi güçlendirilmiş üniversiteler istiyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün pusulası bugün de geçerlidir: ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.’ Bilim izin isteyerek yapılmaz, özgürce sorgulayarak yapılır. Bu düşüncelerle teklifin 26’ncı maddesinin geri çekilmesini, öğrenci affının ise gerçek destek mekanizmalarıyla birlikte hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Unutmayalım; üniversiteler susarsa yalnızca bilim değil, demokrasimiz de sessizliğe mahkûm olacaktır.”
“Türkiye’nin geleceği de kazanır”
Akademide güvenlik soruşturmalarının sadakat ölçümüne dönüşemeyeceğini belirten Bektaş, üniversitelerin liyakat ve akademik özgürlük temelinde güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bektaş, özgür bilim ortamının yalnızca üniversitelerin gelişmesine değil, Türkiye’nin demokratik ve bilimsel geleceğine de katkı sağlayacağını dile getirdi.




