Türk tiyatrosunda yarım asrı aşan sanat yaşamıyla iz bırakan usta oyuncu Zihni Göktay, hayatını kaybetti. Kendine özgü üslubu, sahnedeki güçlü duruşu ve canlandırdığı unutulmaz karakterlerle geniş kitlelerin gönlünde yer edinen Göktay’ın vefatı, sanat dünyasında büyük üzüntüye neden oldu.
Geçtiğimiz yıl Kadıköy’deki evinin kentsel dönüşüme girmesi nedeniyle Maltepe’de bir huzurevine yerleşen usta sanatçının, önceki akşam rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Göktay, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi
Zihni Göktay için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde anma töreni düzenlendi.
Sanat camiasının önemli isimlerinin katıldığı törende duygu dolu anlar yaşandı. Törene Bennu Yıldırımlar, Şevket Çoruh, Zafer Algöz, Meltem Cumbul, Hazım Körmükçü ve Ayşe Kökçü gibi çok sayıda sanatçı katıldı.
Usta oyuncunun naaşı, öğle namazına müteakip Üsküdar Şakirin Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Karacahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Kızından duygulandıran veda
Cenaze töreninde konuşan Zihni Göktay’ın kızı Zeynep Göktay Dilbaz, babasının yıllar önce kendisine yazdığı metni okuyarak salondakilere duygusal anlar yaşattı.
“Ben, babam gibi güzel konuşamadığım için, onun bana bu mesleğe adım attığımda yazdığı yazıyı okuyacağım” diyen Zeynep Göktay Dilbaz, babasının tiyatroya, sanata ve sorumluluk duygusuna dair öğütlerini paylaştı.
Göktay’ın kızına yazdığı satırlarda şu ifadeler yer aldı:
“Yetenek yetmez; dürüstlük, ahlak, sorumluluk duygusu ve yılmadan, bıkmadan azimle çalışmak gerekir. Kendine ve seyircine olan saygın, tiyatroya olan saygının temelidir. Bunlar seni zirveye çıkaracaktır.”
Usta sanatçının, “Şimdilerde ‘Zihni Göktay’ın kızı Zeynep’ diyorlar. İleride ‘Zeynep Göktay’ın babası’ desinler bana” sözleri törende duygusal anlara neden oldu.
“Lüküs Hayat” ile hafızalara kazındı
Zihni Göktay, Türk tiyatrosunun en önemli yapımlarından biri olan “Lüküs Hayat” operetinde 28 yıl boyunca Rıza karakterini canlandırarak geniş kitlelere ulaştı.
İBB Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen oyunda yıllar içinde 134 oyuncu değişirken, Göktay aynı rolde en uzun süre sahnede kalan sanatçı olarak dikkat çekti. Bu başarısıyla Guinness Rekorlar Kitabı’na aday gösterildi.
Göktay, “Lüküs Hayat”ın yanı sıra “Kanlı Nigar”, “Sarıpınar 1914”, “Pembe Konağın Gelinleri”, “Cibali Karakolu” ve “Resimli Osmanlı Tarihi” gibi önemli tiyatro yapımlarındaki performanslarıyla da sanatseverlerin hafızasında yer edindi.
80 yıllık yaşam, yarım asrı aşan sanat yolculuğu
Tam adı Abdullah Zihni Göktay olan sanatçı, 2 Aralık 1945’te İstanbul’un Fatih ilçesinde dünyaya geldi.
İlkokulu Fatih İlköğretim Okulu’nda tamamlayan Göktay, ortaokul ve lise eğitimini Pertevniyal Lisesi’nde aldı. Çocukluk yıllarında babasıyla birlikte tiyatro oyunları izleyen sanatçının sahneye ilgisi, ilkokul yıllarında katıldığı müsamerelerle başladı.
Lise döneminde tiyatro çalışmalarına başlayan Göktay, ilerleyen yıllarda profesyonel tiyatroya adım attı. 1960-1964 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği Gençlik Tiyatrosu’nda çalışmalar yaptı. Türkiye Milli Talebe Federasyonu Gençlik Tiyatrosu ve Eminönü Halk Evi’nde de sahne deneyimi kazandı.
Şehir Tiyatroları’nın unutulmaz oyuncularındandı
Askerliğini Sivas’ta tamamlayan Göktay, 1964-1973 yılları arasında Ankara Meydan Sahnesi’nde çalıştı. Daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları kadrosuna katıldı.
Uzun yıllar Şehir Tiyatroları’nın önemli oyuncuları arasında yer alan sanatçı, Anadolu Ajansı’na verdiği bir röportajda, “Vasfi Rıza Zobu, beni bu tiyatroya, Muhsin Ertuğrul da kadroya aldı. 1914’ten bu yana Şehir Tiyatrolarını kuranlar da dahil olmak üzere, bütün sanat yönetmenleriyle çalıştım” ifadelerini kullanmıştı.
Sinema ve televizyonda da iz bıraktı
Zihni Göktay yalnızca tiyatroda değil, sinema ve televizyon yapımlarında da geniş kitleler tarafından tanındı.
“Tosun Paşa” filminde Tellioğlu Ruhi, “Meraklı Köfteci” filminde Zühtü ile akıl hastanesinde topsuz penaltı atan karakter, “Atla Gel Şaban” filminde at yarışı tutkunu Halil ve “Fahriye Abla” filminde Fahriye’nin dayısı rollerini üstlendi.
“Hababam Sınıfı Merhaba” filminde edebiyat öğretmeni Üçbuçuk Yusuf’u canlandıran Göktay; “Bizimkiler”, “Kuruntu Ailesi”, “Koçum Benim”, “Cennet Mahallesi”, “Avrupa Yakası” ve “Ekmek Teknesi” gibi yapımlarda da izleyici karşısına çıktı.
“Amatör ruhumu hiç kaybetmedim”
Zihni Göktay, sanat hayatı boyunca sahneye duyduğu bağlılıkla da biliniyordu. Bir röportajında hiçbir zaman memur tiyatro sanatçısı zihniyetiyle çalışmadığını belirten usta oyuncu, şu sözleriyle hafızalarda yer etmişti:
“Hayatım boyunca amatör ruhumu taşıdım. Hastalandım, rapor almadım. Annem vefat etti, aynı gün oynadım. ‘Burası benim tütüncü dükkanım değil, kapatamam. Ben devletin sanatçısıyım. Kimseyi kapıdan geri çevirmek istemem’ dedim. Acımı içime gömdüm, sahneye çıktım ve görevimi yaptım.”
Çok sayıda ödüle değer görüldü
Zihni Göktay, uzun sanat yaşamı boyunca birçok kurum ve organizasyon tarafından ödüllendirildi.
2022 yılında “24. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri”nde Yapı Kredi Özel Ödülüne layık görülen Göktay, törende yaptığı konuşmada 57 yıllık tiyatro yaşamına vurgu yapmıştı.
Sanatçı ayrıca Suna Pekuysal Tiyatro Ödülleri, Lions Tiyatro Ödülleri, Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri ile Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri başta olmak üzere pek çok ödül aldı.
- Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nde Kültür Sanatta Yaşam Boyu Onur Ödülü, 23. Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’nde Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü ve 2. Anadolu Tiyatro Ödülleri’nde Emek Ödülü de usta sanatçının aldığı ödüller arasında yer aldı.
Türk tiyatrosunda derin iz bıraktı
Zihni Göktay, geleneksel Türk tiyatrosunun izlerini taşıyan oyunculuğu, sahnedeki enerjisi ve seyirciyle kurduğu güçlü bağ sayesinde Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden biri oldu.
Başta “Lüküs Hayat” olmak üzere uzun yıllar sahnelenen tiyatro oyunlarıyla geniş kitlelere ulaşan Göktay, yarım asrı aşan sanat yaşamı boyunca hem sahnede hem ekranda farklı kuşakların hafızasında yer edindi.






