Karatay Sanayi Geliştirme ve Kalkındırma Derneği (KSGKD) Başkanı Ali Erdal, Karatay Sanayi ve Eski Sanayi’nin rezerv yapı alanı ilan edilmesine ilişkin sürece dair açıklamalarda bulundu.
Devam eden davada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından mahkemeye sunulan savunmayı değerlendiren Erdal, söz konusu savunmada rezerv alan kararının gerekçesinin açık şekilde ortaya konulduğunu ifade etti.
Erdal, Karatay Sanayi ve Eski Sanayi’nin rezerv yapı alanı ilan edilme gerekçesinin, Bakanlığın mahkemeye sunduğu savunmada “Kentsel Dönüşüm Özel Hesabı’nın kullanılabilmesi amacıyla” açıklandığını belirterek, bu durumun idarenin karar gerekçesini bizzat ortaya koyması açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
“Afet riski bulunmayan bölgede özel hesabın kullanılması hukuken tartışılmalı”
Ali Erdal, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un temel amacının deprem ve diğer afet risklerini azaltmak olduğunu hatırlattı.
Kanunun 7. maddesinde düzenlenen Kentsel Dönüşüm Özel Hesabı’nın, Hazine kaynaklarıyla oluşturulan ve yalnızca kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılabilen özel bir fon olduğunu dile getiren Erdal, Karatay Sanayi bölgesinde bugüne kadar riskli alan kararı bulunmadığını, riskli yapı tespitlerinin yapılmadığını ve deprem nedeniyle boşaltılması gereken bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.
Erdal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın mahkemeye sunduğu savunmada, Karatay Sanayi ve Eski Sanayi’nin rezerv yapı alanı ilan edilme gerekçesi açıkça belirtilmiştir. Resmî savunmada, ‘Kentsel Dönüşüm Özel Hesabı’nın kullanılabilmesi amacıyla’ bu kararın alındığı ifade edilmektedir. Bu açıklama, rezerv alan kararının gerekçesini bizzat idarenin ortaya koyması açısından son derece önemlidir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, deprem ve diğer afet risklerini azaltmak amacıyla çıkarılmıştır. Kanunun 7. maddesinde düzenlenen Kentsel Dönüşüm Özel Hesabı, Hazine kaynaklarıyla oluşturulan ve yalnızca kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılabilen özel bir fondur. Bizim bölgemizde ise bugüne kadar riskli alan kararı bulunmamaktadır. Riskli yapı tespitleri yapılmamıştır. Deprem nedeniyle boşaltılması gereken bir durum da yoktur. Bu nedenle, afet riski bulunmayan bir bölgede bu özel hesabın kullanılmak istenmesi hukuken tartışılması gereken önemli bir konudur.”
“Mülkiyet hakkı anayasal bir haktır”
KSGKD Başkanı Erdal, açıklamasında mülkiyet hakkının anayasal güvence altında olduğuna da dikkat çekti.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73. maddesinin belediyelere kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan etme yetkisi verdiğini belirten Erdal, bu yöntemin tercih edilmesi halinde mülk sahipleriyle uzlaşma görüşmelerinin yapılabileceğini, hak sahiplerinin rızası ve mülkiyet haklarının daha güçlü şekilde korunabileceğini ifade etti.
Erdal, sanayi esnafının yıllardır vergisini ödeyen, üretim yapan ve ülke ekonomisine katkı sunan bir kesim olduğunu belirterek, bu süreçte hak sahiplerinin mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi.
Ali Erdal, şöyle konuştu:
“5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73. maddesi, belediyelere kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan etme yetkisi vermektedir. Bu yöntem tercih edilseydi, mülk sahipleriyle uzlaşma görüşmeleri yapılacak, hak sahiplerinin rızası ve mülkiyet hakları daha güçlü şekilde korunacaktı. Bizim itirazımız dönüşüme değil, tercih edilen yöntemedir. Anayasamızın 35. maddesi, mülkiyet hakkını güvence altına almaktadır. Tapulu mülklerin kamu yararı ve hukuk kuralları dışında sınırlandırılması veya vatandaşların mağdur edilmesi kabul edilemez. Yıllardır vergisini ödeyen, üretim yapan ve ülke ekonomisine katkı sağlayan sanayi esnafının hakları korunmalıdır.”
“Biz kentsel dönüşümü destekliyoruz”
Ali Erdal, Karatay Sanayi’de dönüşüm beklentilerinin bulunduğunu, ancak bu dönüşümün hukuk devleti ilkesi, mülkiyet hakkı ve uzlaşma zemini gözetilerek yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Deprem gerçeğinin farkında olduklarını belirten Erdal, riskli yapıların yenilenmesini ve güvenli şehirlerin kurulmasını desteklediklerini söyledi. Ancak deprem için ayrılan kaynakların gerçekten ihtiyaç duyulan bölgelerde kullanılması gerektiğini dile getiren Erdal, afet riski bulunmayan alanlarda bu fonların kullanılmasının hem hukuki hem de vicdani açıdan doğru olmadığını savundu.
Erdal, Karatay Sanayi’de yaklaşık 150 dükkân için açılan davaların sürdüğünü belirterek, yargı sürecine güvendiklerini kaydetti.
Ali Erdal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Deprem gerçeğini biliyoruz. Riskli yapıların yenilenmesini ve güvenli şehirlerin kurulmasını sonuna kadar destekliyoruz. Ancak deprem için ayrılan kaynakların, gerçekten ihtiyaç duyulan bölgelerde kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Afet riski bulunmayan alanlarda bu fonların kullanılması, hem hukuki hem de vicdani açıdan doğru değildir. Çağrımız, yaklaşık 150 dükkân için açılan davalar devam etmektedir. Yargının vereceği karara güveniyoruz. Yetkililerden beklentimiz, mülkiyet hakkını gözeten, hukuk devleti ilkesine uygun ve uzlaşmayı esas alan bir çözüm üretilmesidir. Bizim mücadelemiz dönüşüme karşı değil; hukuka uygun, adil ve şeffaf bir dönüşüm içindir.”
Sanayi esnafı hukuki süreci yakından takip ediyor
Karatay Sanayi ve Eski Sanayi’ye ilişkin rezerv yapı alanı kararı, bölgede faaliyet gösteren sanayi esnafı tarafından yakından takip ediliyor. KSGKD, sürecin mülkiyet hakkı, uzlaşma ve şeffaflık ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurgularken, açılan davalarda verilecek kararların bölgedeki dönüşüm sürecinin geleceği açısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.
Dernek yönetimi, dönüşümün kente, sanayi esnafına ve hak sahiplerine zarar vermeden, ortak akıl ve hukuk zemininde ilerlemesi gerektiğini savunuyor.




