Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Doğal afetler tarımı vurdu: İlk 6 ayda yaklaşık 900 bin dekar alan zarar gördü

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında sel, su baskını, aşırı yağış, dolu, fırtına ve don gibi doğal afetler nedeniyle Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar tarım alanının zarar gördüğünü açıkladı. Bayraktar, sigortası olmayan üreticiler için nakit destek sağlanması ve borçların yapılandırılması çağrısında bulundu.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının

Türkiye’de tarımsal üretim, 2026 yılının ilk yarısında doğal afetlerin ağır baskısı altında kaldı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yılın ilk 6 ayında meydana gelen doğal afetlerin tarımsal üretime etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bayraktar, sel, su baskını, aşırı yağış, dolu, fırtına, don, aşırı kar yağışı, hortum ve heyelan gibi afetlerin birçok bölgede çiftçilerin üretim faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirterek, Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar tarım alanının zarar gördüğünü bildirdi.

Doğal afetlerin yalnızca ürün kaybına yol açmadığını vurgulayan Bayraktar, üreticilerin sezon boyunca yaptığı tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik harcamalarının da afetler nedeniyle boşa gittiğine dikkat çekti.

Afetlerin sayısı ve şiddeti artıyor

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye’de doğal afetlerin sayısında ve şiddetinde ciddi artış yaşandığını söyledi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) raporuna değinen Bayraktar, doğal afetlerin tarım sektörüne verdiği yıllık ortalama zararın 1990’lı yıllarda 64 milyar dolar seviyesindeyken, son yıllarda 144 milyar dolara yükseldiğini belirtti.

Bayraktar, 1991-2023 döneminde doğal afetlerin tarıma verdiği toplam zararın 3,26 trilyon dolara ulaştığını ifade ederek, son 30 yılda 4,6 milyar ton tahıl, 2,8 milyar ton meyve ve sebze ile 900 milyon ton et ve süt ürününün doğal afetler nedeniyle zarar gördüğünü kaydetti.

2026’nın ilk yarısında 70’ten fazla ilde üretici mağdur oldu

Tarımsal açıdan “afet yılı” olarak anılacak 2025’in ardından 2026 yılında da afetlerin devam ettiğini belirten Bayraktar, yılın ilk 6 ayında 70’ten fazla ilde üreticilerin zarar gördüğünü söyledi.

Bayraktar, afetlerin yaşandığı illerde mağdur üreticilerle bir araya geldiklerini ve zararı yerinde gördüklerini dile getirerek, tarımsal üretim üzerindeki baskının her geçen yıl arttığını ifade etti.

En büyük zarar sel ve su baskınlarından

Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında tarım alanlarında en büyük zarara sel ve su baskınlarının neden olduğunu belirtti. Zarar gören toplam alanın yaklaşık yarısının sel ve su baskınlarına maruz kaldığını bildiren Bayraktar, bu durumun çiftçilerin üretim planlarını doğrudan etkilediğini söyledi.

Bayraktar açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“2026 yılının ilk 6 ayında sel ve su baskınları, aşırı yağışlar, dolu, fırtına, don, aşırı kar yağışı, hortum ve heyelan afetleri tarımsal üretime zararlar verdi. Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar alan bu afetlerden zarar gördü. Bu yıl özellikle sel ve su baskınları, çiftçilerimizin üretim faaliyetlerini olumsuz yönde etkiledi. Zarar gören toplam alanın yaklaşık yarısı sel ve su baskınlarına maruz kaldı.”

28 ilde sel ve su baskını, 22 ilde don görüldü

Bayraktar’ın paylaştığı bilgilere göre, 2026 yılının ilk 6 ayında Türkiye’nin farklı bölgelerinde çok sayıda doğal afet yaşandı.

Bu dönemde 28 ilde sel ve su baskını meydana gelirken, 22 ilde don afeti görüldü. Ayrıca 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve 6 ilde hortum afetleri tarımsal üretimi olumsuz etkiledi.

Bayraktar, afetlerin üreticiler açısından yalnızca ürün kaybı anlamına gelmediğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Afetlerin şiddetinin ve tarımsal üretim üzerindeki baskısının her geçen yıl arttığı açıkça görülüyor. Afetler yalnızca ürün kaybına neden olmuyor, üreticilerimizin sezon boyunca yaptığı tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi tüm harcamaların da boşa gitmesine yol açıyor.”

“Bereketli sezon” herkese aynı şekilde yansımayacak

Bayraktar, 2025-2026 sezonunun ülke geneli açısından bereketli bir yıl olabileceğini ancak doğal afetler nedeniyle ürününü ve gelirini kaybeden çiftçiler için aynı tablonun geçerli olmadığını vurguladı.

Afetlerden etkilenen üreticilerin gelir kaybı yaşadığını belirten Bayraktar, bazı bölgelerde çiftçilerin bir sezonluk emeğini kaybettiğini ifade etti.

Bayraktar, “Bereketli bir sezon” değerlendirmesi yapılırken afet mağduru üreticilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Tarım sigortasında prim yükü sorunu

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, tarım sigortasının önemine de dikkat çekti. Çiftçilere tarım sigortası yaptırmaları yönünde sürekli çağrıda bulunduklarını belirten Bayraktar, buna rağmen sigortalılık oranının düşük seviyede kaldığını ifade etti.

Bayraktar, sigorta primlerinin devlet desteğine rağmen birçok çiftçi için yüksek olduğunu belirterek, bu durumun sigortalılık oranlarını sınırladığını dile getirdi.

Bayraktar, sigortası olan üreticilerin zararlarının karşılanacağını ancak sigortası bulunmayan üreticilerin de afetlerden ciddi zarar gördüğünü söyledi.

Sigortası olmayan üreticiler için destek çağrısı

Doğal afetlerden zarar gören ancak tarım sigortası bulunmayan çiftçilere de destek verilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, nakit yardım çağrısında bulundu.

Bayraktar, üreticilerin finansal yükünün hafifletilmesi için Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının yapılandırılması gerektiğini kaydetti.

Bayraktar açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bunun en önemli sebebi de devlet desteği olmasına rağmen sigorta primlerinin çiftçi gelirlerine göre yüksek olmasıdır. Sigortası olan üreticilerimizin zararları karşılanacaktır. Fakat diğer tarafta sigortası olmayan üreticilerimiz de 2026 yılındaki bu afetlerden ciddi oranda zarar gördü. Hem geçtiğimiz yıl hem de bu yıl durmak bilmeden afetlerle uğraşan bu çiftçilerimizin de yanında olunmalı ve nakit yardım yapılmalıdır. Ayrıca bu çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları yapılandırılmalıdır. ‘Bereketli bir sezon’ diyerek hiçbir üreticimiz göz ardı edilmemelidir.”

Tarımsal üretimde afet riski büyüyor

Bayraktar’ın açıklamaları, iklim değişikliğiyle birlikte tarımsal üretimde afet riskinin her geçen yıl daha belirgin hale geldiğini ortaya koydu. Sel, su baskını, dolu, don ve fırtına gibi afetler, üreticinin emeğini ve gelirini tehdit ederken, gıda arz güvenliği açısından da önemli bir risk oluşturuyor.

TZOB, afetlerden zarar gören üreticilerin desteklenmesi, tarım sigortasında prim yükünün azaltılması ve afetlere karşı daha güçlü koruma mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.