WASHINGTON / KUDÜS — ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı deniz ablukasının bugün itibarıyla kaldırıldığını açıkladı. Kararın, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından alındığı bildirildi.
CENTCOM tarafından ABD merkezli X sosyal medya platformu üzerinden yapılan açıklamada, Başkan Donald Trump’ın talimatı doğrultusunda İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giren ve çıkan tüm deniz trafiğine uygulanan ablukaya son verildiği belirtildi.
Açıklamada, “Bugün, ABD kuvvetleri Başkan’ın talimatı doğrultusunda İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giren ve çıkan tüm deniz trafiğine uygulanan ablukayı kaldırdı.” ifadesine yer verildi.
ABD ordusu, ablukaya son verilmesine rağmen bölgedeki askeri varlığın tamamen çekilmeyeceğini de duyurdu. CENTCOM açıklamasında, Amerikan askeri unsurlarının İran’ın mutabakat hükümlerine tam olarak uyduğundan emin olmak amacıyla bölgede bir süre daha kalacağı kaydedildi.
Mutabakat sonrası ilk askeri adım
Deniz ablukasının kaldırılması, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından sahaya yansıyan en dikkat çekici gelişmelerden biri oldu. Mutabakatın, İran’ın nükleer programı, bölgesel faaliyetleri ve özellikle Lübnan sahasındaki etkileri bakımından Orta Doğu dengelerinde yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
ABD yönetimi, mutabakatla birlikte İran’ın belirlenen yükümlülükleri yerine getirmesini beklerken, Washington’ın bölgedeki askeri varlığını tamamen sonlandırmak yerine denetleyici ve caydırıcı bir pozisyonda tutmayı tercih ettiği görülüyor.
CENTCOM’un açıklamasında kullanılan ifadeler, Washington’ın İran’a yönelik askeri baskıyı azaltırken, mutabakatın uygulanmasına ilişkin güvenlik denetimini sürdüreceği mesajı olarak değerlendirildi.
Trump: İran taahhütlerini yerine getirmezse çok şiddetli saldırıya maruz kalır
ABD Başkanı Donald Trump ise İsrail’de hükümete yakın Kanal 14 televizyonuna verdiği röportajda, ABD-İran mutabakatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump, mutabakatın İran’ın nükleer programının ve Hizbullah’ın tamamen ortadan kalkmasına yol açacağını ileri sürdü.
İran’ın anlaşmadaki taahhütlerini yerine getirmemesi halinde ağır sonuçlarla karşılaşacağını belirten Trump, Tahran yönetiminin yükümlülüklerine uymaması durumunda “çok şiddetli saldırıya maruz kalacağını” söyledi.
Trump’ın açıklamaları, ABD’nin İran’a yönelik ablukayı kaldırmasına rağmen askeri seçeneği tamamen masadan kaldırmadığı şeklinde yorumlandı.
İsrail’in olası saldırısına şartlı destek mesajı
Trump, İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine ABD’den bağımsız şekilde saldırı düzenlemesi ihtimaline de değindi. ABD Başkanı, böyle bir saldırının “küçük çaplı olması” halinde İsrail’e destek verebileceğini ifade etti.
Bu açıklama, ABD-İran mutabakatının ardından İsrail’de oluşan rahatsızlığın sürdüğü bir dönemde geldi. İsrail kamuoyunda ve basınında, Washington yönetiminin Tel Aviv’i İran konusunda yalnız bıraktığı yönünde yorumlar yapılmıştı.
Trump’ın İsrail’e “küçük çaplı saldırı” şartıyla destek verebileceğini söylemesi, Washington’ın hem İran’la diplomatik süreci korumaya çalıştığı hem de İsrail’in güvenlik kaygılarını tamamen göz ardı etmediği mesajı olarak değerlendirildi.
Lübnan ve Hizbullah başlığı gerilimi artırdı
ABD ile İran arasında varılan mutabakatın en tartışmalı başlıklarından birinin Lübnan olduğu belirtiliyor. Trump, röportajında Hizbullah’ın silah bırakması gerektiğini vurguladı. ABD Başkanı, mutabakatın Hizbullah’ın ortadan kalkması sonucunu doğuracağını savundu.
İsrail tarafında ise mutabakatın Lübnan’ı da kapsaması tepkiyle karşılandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bu süreçte yoğun eleştirilere maruz kaldığı, İsrail basınında ise ABD’nin İsrail’i yarı yolda bıraktığı değerlendirmelerinin öne çıktığı aktarıldı.
Trump, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde ABD’nin İsrail’e silah ambargosu uygulayabileceği yönündeki iddialar hakkında ise, “Bu konudaki söylentileri hiç duymadım.” ifadesini kullandı.
Trump-Netanyahu ilişkisi gündemde
Son dönemde Trump ile Netanyahu arasındaki ilişkilerin gerildiğine yönelik iddialar da gündeme gelmişti. Trump’ın Netanyahu ile yaptığı son telefon görüşmelerinin eskisi kadar dostane olmadığı ve ABD Başkanı’nın Netanyahu’yu azarladığı öne sürülmüştü.
Trump ise Kanal 14’e yaptığı açıklamada Netanyahu ile ilişkisine dair soruya, “Çok iyi bir ilişki, mükemmel.” yanıtını verdi.
Buna karşın Trump’ın G7 Liderler Zirvesi sırasında Netanyahu’yu özellikle İsrail’in Lübnan’daki saldırıları ve yol açtığı yıkım nedeniyle kameralar önünde sık sık eleştirdiği hatırlatıldı.
Bölgedeki tansiyon tamamen düşmüş değil
ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırması, diplomatik süreç açısından önemli bir yumuşama adımı olarak görülse de Washington’ın bölgede kalma kararı, krizin tamamen sona ermediğini gösteriyor.
CENTCOM’un açıklaması, ABD’nin İran’a yönelik deniz trafiği üzerindeki doğrudan baskıyı kaldırdığını ancak mutabakatın uygulanmasını yakından izleyeceğini ortaya koydu. Trump’ın İran’a yönelik sert uyarıları ve İsrail’in olası sınırlı saldırısına açık kapı bırakması ise Orta Doğu’da askeri gerilim ihtimalinin sürdüğünü gösteriyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki süreçte İran’ın mutabakat hükümlerine uyup uymayacağı, İsrail’in atacağı adımlar ve Lübnan-Hizbullah başlığındaki gelişmeler, bölgedeki yeni denge arayışının seyrini belirleyecek.
ABD’nin deniz ablukasını kaldırması, ilk aşamada tansiyonu düşüren bir gelişme olarak öne çıksa da Washington, Tahran ve Tel Aviv hattındaki açıklamalar, Orta Doğu’da diplomasi ile askeri caydırıcılığın aynı anda işletildiği kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koyuyor.




