Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İran’dan ABD saldırılarına sert tepki, İsrail Lübnanlı komutanları öldürdü

İran, ABD’nin Keşm Adası ve Goruk bölgesine düzenlediği saldırıların sorumluluğunun Washington’a ait olduğunu açıkladı. Aynı gün İsrail ordusu, Lübnan ordusuna ait askeri aracı hedef aldığını kabul ederken saldırıda Lübnanlı üst rütbeli askerler hayatını kaybetti.

İran, ABD’nin Keşm Adası ve Goruk bölgesine düzenlediği saldırıların sorumluluğunun

Ortadoğu’da tansiyon yeniden yükseldi. İran, ABD’nin ülkenin Keşm Adası ile Goruk bölgesine düzenlediği saldırılara sert tepki gösterirken, İsrail ordusu da Lübnan’da orduya ait bir askeri aracı hedef aldığını kabul etti. Bölgede peş peşe yaşanan gelişmeler, ateşkes ve diplomasi çabalarının kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu.

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin saldırılarının ateşkesi ihlal ettiğini belirterek Washington yönetimini sorumlu tuttu. Açıklamada, saldırıların doğuracağı sonuçlar ve bölgesel yansımalarından yalnızca ABD’nin sorumlu olacağı vurgulandı.

Tahran yönetimi, bölge ülkelerine de çağrıda bulunarak, topraklarının İran’a yönelik saldırılarda kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada, iyi komşuluk ilkesi ve uluslararası hukuka bağlılık vurgusu yapıldı.

İsrail, Lübnan ordusuna ait aracı hedef aldığını kabul etti

Bölgede bir diğer kritik gelişme Lübnan’da yaşandı. İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki Tebnit köyü yakınlarında Lübnan ordusuna ait bir askeri aracı hedef aldığını açıkladı. İsrail tarafından yapılan açıklamada, aracın İsrail güçlerine doğru “şüpheli şekilde” ilerlediği öne sürüldü.

İsrail ordusu, Lübnan ordusuna ait askeri aracın aktif çatışma bölgesinde İsrail ile koordinasyon kurulmadan hareket ettiğini savundu. Bununla birlikte saldırıya ilişkin iç soruşturma başlatıldığı da bildirildi.

Lübnan ordusunun açıklamasına göre İsrail’in Nebatiye kentine bağlı Kefr Tebnit-Hardali yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısında bir tuğgeneral, iki yüzbaşı ve bir asker yaşamını yitirdi. Saldırı, Lübnan’da hem askeri hem de siyasi düzeyde sert tepkiyle karşılandı.

Lübnan’dan sert kınama

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, İsrail’in ordu devriyesini hedef alan saldırısını “en sert ifadelerle” kınadı. Açıklamada, saldırıda üst rütbeli askerlerin hayatını kaybettiği belirtilerek İsrail’in askerleri, sivilleri, çocukları, kadınları, sağlık çalışanlarını, kurtarma ekiplerini ve gazetecileri hedef aldığı ifade edildi.

Lübnan ordusu da saldırının, ülkede istikrarın yeniden sağlanmasına, kapsamlı ateşkesin tesis edilmesine ve İsrail’in işgal altındaki Lübnan topraklarından çekilmesine yönelik çabaları sekteye uğratmayı amaçladığını bildirdi. Açıklamada, saldırıların Lübnan ordusunun ülkenin egemenliğini savunma kararlılığını daha da artırdığı kaydedildi.

Hizbullah saldırıyı “kasıtlı suç” olarak niteledi

Hizbullah da Lübnan ordusuna ait aracın hedef alınmasını kınadı. Yapılan yazılı açıklamada saldırı “kasıtlı bir suç” olarak değerlendirildi. Hizbullah, İsrail’in bölgedeki gerilimi tırmandırmayı sürdürdüğünü belirterek Lübnan ordusuna destek mesajı verdi.

Açıklamada, Lübnan devlet yetkililerine de eleştiri yöneltilerek ülkenin egemenliği konusunda daha güçlü bir tutum sergilenmesi gerektiği savunuldu.

İsrail’in beyaz fosfor kullandığı iddiaları yeniden gündemde

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sürerken, ABD basınında yer alan görsel kanıtlar beyaz fosfor iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Haberlere göre İsrail’in, Lübnan’ın yoğun nüfuslu bölgelerinde son derece zararlı ve yanıcı bir madde olan beyaz fosfor kullandığı öne sürüldü.

Söz konusu iddialarda, Nebatiye çevresinde çekilen ve doğrulandığı belirtilen görüntülerde beyaz fosfor bombasının ayırt edici duman izlerinin tespit edildiği savunuldu. Görsellerde havada patlayan top mermilerinden aşağı doğru yanan beyaz fosfor akıntılarının yayıldığı ileri sürüldü.

İddialara göre Lübnan’da sahil kenti Sur’un yanı sıra El-Kuleyha, Hıyam ve Yohmor yakınlarında da beyaz fosfor kullanıldığı değerlendirildi. Bu iddialar, İsrail’in daha önce Gazze’de sivil yerleşim alanlarında beyaz fosfor kullandığına ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.

Kuveyt ve Bahreyn’den İran’a tepki

Bölgede gerilim yalnızca İran, ABD, İsrail ve Lübnan hattıyla sınırlı kalmadı. İran’ın Kuveyt ve Bahreyn’e yönelik saldırıları nedeniyle Körfez ülkelerinden peş peşe açıklamalar geldi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, İran’ın saldırılarının bölgesel gerilimi tırmandırdığını belirterek bu ihlallerin güvenlik ve istikrarı yeniden tesis etmeye yönelik uluslararası çabaları baltaladığını açıkladı.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da İran’ın saldırılarını en güçlü ifadelerle kınadı. Açıklamada saldırıların bölgenin güvenlik ve istikrarına doğrudan tehdit oluşturduğu vurgulandı.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı ise saldırıların ülkelerin egemenliğini açıkça ihlal ettiğini belirtti. Açıklamada, “Güvenlik, füze ve İHA’larla inşa edilmez; istikrar ise mayın döşeyerek korunmaz” ifadelerine yer verildi.

Kuveyt’te hava trafiği normale döndü

Kriz nedeniyle Kuveyt’te kısa süreli hava trafiği aksaması yaşandı. Kuveyt Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanmasının ve güvenlik durumunun istikrara kavuştuğunun teyit edilmesinin ardından uçuşların yeniden başlatıldığını duyurdu.

Bu süreçte Kuveyt Hava Yolları ile Jazeera Airways’e ait toplam 11 uçuşun çevre ülkelerdeki havalimanlarına yönlendirildiği bildirildi.

Pakistan diplomasi trafiğini hızlandırdı

Gerilimin azaltılması için diplomatik temaslar da sürüyor. İran ile ABD arasındaki diplomasi sürecinde arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’ın İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, temaslarda bulunmak üzere Tahran’a gitti.

İran basınında yer alan bilgilere göre Nakvi’nin Tahran ziyaretinde İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başta olmak üzere üst düzey İranlı yetkililerle görüşmesi bekleniyor. Nakvi’nin ziyaret öncesi Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldiği ve İran-ABD müzakere sürecine ilişkin talimat aldığı belirtildi.

Pakistanlı kaynaklara göre görüşmelerde, Washington ile Tahran arasındaki çıkmazın aşılması ve geçici bir anlaşmaya zemin hazırlanması amacıyla bazı yeni öneriler ele alınacak. Taraflar arasında çatışmaların sona erdirilmesine yönelik ikinci tur müzakerelerin yeniden başlatılması da gündemde olacak.

ABD’de nükleer müzakere hazırlığı iddiası

ABD basınında yer alan iddialara göre Washington yönetimi de İran’la olası nükleer müzakereler için teknik hazırlık yürütüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın, Tennessee’deki Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı’nda uranyum işleme ve santrifüj teknolojileri konusunda uzman isimlerle görüştüğü öne sürüldü.

Habere göre İran ile ABD arasında ön anlaşmaya varılması durumunda, müzakereleri desteklemek üzere yaklaşık 100 uzmandan oluşan bir teknik ekip kurulması planlanıyor. Beyaz Saray’ın ayrıca savaşı sona erdirecek ve kapsamlı nükleer görüşmelerin önünü açacak bir mutabakat zaptı üzerinde çalıştığı iddia edildi.

Hürmüz krizi enerji piyasalarını etkiliyor

Bölgedeki askeri ve diplomatik gerilim enerji piyasalarına da yansıdı. Rus enerji şirketi Rosneft’in CEO’su Igor Seçin, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin en büyük kazananlarının ABD’li petrol şirketleri olduğunu söyledi.

Seçin, ABD’li şirketlerin kriz ortamında rekabet dışı avantaj elde ettiğini ve petrol satışlarını daha yüksek fiyatlardan yapma fırsatı yakaladığını belirtti. Petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar civarında kalması halinde ABD’li enerji şirketlerinin 2026 yılında 60 milyar dolardan fazla ek kar elde edebileceği ifade edildi.

Norveç merkezli danışmanlık şirketi Rystad Energy’nin tahminlerine göre de ABD’li petrol ve doğal gaz şirketlerinin kriz ortamında yüksek ek gelir elde etmesi bekleniyor.

İran’da güvenlik güçleriyle silahlı grup arasında çatışma

İran içinde de güvenlik gelişmeleri yaşandı. İranlı Öğrenciler Haber Ajansına göre Zabul kentinde güvenlik güçleri ile silahlı bir grup arasında çatışma çıktı.

İran Emniyet Teşkilatı’na bağlı Sınır Polisi Komutanı Tuğgeneral Ali Ekber Cavidan, ülkeye yasa dışı yollarla girmeye çalışan silahlı grubun 6 üyesinin öldürüldüğünü açıkladı. Bölgede yapılan aramalarda çok sayıda mühimmat ele geçirildiği bildirildi.

Bölge yeni bir kırılma noktasında

ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, İran’ın sert açıklamaları, İsrail’in Lübnan ordusunu hedef alması ve Körfez ülkelerinden gelen peş peşe tepkiler, Ortadoğu’daki gerilimin çok cepheli hale geldiğini gösteriyor.

Bir yanda askeri saldırılar ve karşılıklı suçlamalar sürerken, diğer yanda Pakistan’ın arabuluculuk girişimleri ve ABD’de yürütüldüğü iddia edilen teknik hazırlıklar diplomasi seçeneğinin tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koyuyor.

Ancak Lübnan, İran, Körfez ve enerji piyasalarını aynı anda etkileyen gelişmeler, bölgesel krizin yalnızca askeri değil; diplomatik, ekonomik ve insani boyutlarıyla da derinleştiğine işaret ediyor.

Reklamı Geç