Dünya Kupası tarihinin en tartışmalı organizasyonlarından biri 1978 yılında Arjantin’de düzenlendi. FIFA, turnuvanın ev sahipliğini sürpriz bir kararla askeri rejimin yönetimde olduğu Arjantin’e verirken, birçok ülke ve futbol kamuoyu bu tercihe tepki gösterdi.
Yapılan eleştirilere ve protestolara rağmen 1978 Dünya Kupası Arjantin’de organize edildi. Ancak turnuva yalnızca sahadaki mücadelelerle değil, ülkedeki askeri yönetimin gölgesinde geçmesiyle de futbol tarihine kazındı. İktidarda bulunan cuntanın faaliyetleri, propaganda çalışmaları ve turnuva üzerindeki siyasi atmosfer, organizasyona damga vurdu.
Dönemin önemli futbolcularından Hollandalı Johan Cruyff ve Alman Paul Breitner, Arjantin’deki askeri yönetimi protesto ederek Dünya Kupası’na katılmadı. Bu kararlar, turnuvanın daha başlamadan siyasi tartışmaların merkezine oturmasına yol açtı.
16 ülke kupada mücadele etti
1978 Dünya Kupası’na toplam 16 ülke katıldı. Avrupa’dan 10, Güney Amerika’dan 3, Kuzey Amerika, Asya ve Afrika’dan ise birer ülke turnuvada yer aldı.
Organizasyonda Tunus, İran, Avusturya, Fransa, Batı Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda, Polonya, İskoçya, İspanya, İsviçre, Meksika, Arjantin, Brezilya ve Peru mücadele etti.
Ev sahibi Arjantin, taraftarı önünde çıktığı turnuvada büyük baskı altında sahaya çıktı. Tangocular, hem sportif başarı hedefiyle hem de ülke içinde turnuvaya yüklenen siyasi anlamla kupanın en çok konuşulan takımlarından biri oldu.
Arjantin-Peru maçı tartışmaları beraberinde getirdi
1978 Dünya Kupası’nın en çok tartışılan karşılaşmalarından biri final grubunda oynanan Arjantin-Peru maçı oldu. Arjantin, Brezilya, Polonya ve Peru’nun yer aldığı final grubu büyük çekişmeye sahne oldu.
Brezilya ile Arjantin son maçlara aynı puanla girdi. Brezilya, Polonya’yı 3-1 mağlup ederek averajını +5’e çıkardı. Bu sonucun ardından Peru karşısına çıkan Arjantin’in finale kalabilmesi için en az 4 farklı galibiyet alması gerekiyordu.
Ev sahibi ekip, Peru’yu 6-0 mağlup ederek adını finale yazdırdı. Ancak bu sonuç, turnuvanın üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılmaya devam etti. Peru kalecisinin Arjantin asıllı olduğu yönündeki söylentiler ve maçın skoru, kupanın üzerine gölge düşüren başlıklardan biri oldu.
Brezilya ise final grubunu ikinci sırada tamamlayarak üçüncülük maçına çıkma hakkı kazandı.
Finalde rakip Hollanda oldu
Ev sahibi Arjantin, Dünya Kupası finalinde turnuvanın güçlü ekiplerinden Hollanda ile karşılaştı. Final mücadelesi Buenos Aires’teki Monumental Stadı’nda 71 bin 483 seyirci önünde oynandı.
Karşılaşmanın 38. dakikasında Mario Kempes’in golüyle Arjantin 1-0 öne geçti. Hollanda, 81. dakikada Dick Nanninga’nın golüyle skoru 1-1’e getirdi. Normal süre bu skorla tamamlandı ve Dünya Kupası finali uzatmalara taşındı.
Uzatma dakikalarında sahneye yeniden Mario Kempes çıktı. Kempes’in golüyle Arjantin bir kez daha üstünlüğü yakalarken, Daniel Bertoni’nin golü skoru belirledi. Sahadan 3-1 galip ayrılan Arjantin, tarihinde ilk kez Dünya Kupası şampiyonu oldu.
Tangocular ilk kez dünya şampiyonu oldu
1978 Dünya Kupası, Arjantin futbolu açısından tarihi bir dönüm noktası oldu. Ev sahibi ülke, tartışmaların ve siyasi gölgenin altında düzenlenen turnuvada sahadaki başarısıyla kupaya uzandı.
Arjantin’in şampiyonluğu, ülkede büyük sevinç yaratırken, turnuvanın siyasi atmosferi nedeniyle futbol tarihindeki en çok tartışılan zaferlerden biri olarak hafızalara kazındı.
Üçüncülük maçında ise Brezilya ile İtalya karşı karşıya geldi. Brezilya, rakibini 2-1 mağlup ederek turnuvayı üçüncü sırada tamamladı.
Mario Kempes gol kralı oldu
Arjantin’in şampiyonluğunda en büyük pay sahiplerinden biri Mario Kempes oldu. Ev sahibi ekibin yıldız futbolcusu, turnuvada attığı 6 golle 1978 Dünya Kupası’nın gol kralı unvanını aldı.
Kempes, özellikle finalde gösterdiği performansla Arjantin futbol tarihine geçti. Hollanda karşısında biri normal sürede, biri uzatmalarda olmak üzere 2 gol atan yıldız oyuncu, ülkesine ilk Dünya Kupası zaferini getiren isimlerin başında yer aldı.
Perulu Teofilo Cubillas ve Hollandalı Rob Rensenbrink ise turnuvayı 5’er golle tamamlayarak gol krallığı yarışında Kempes’in ardından ikinci sırayı paylaştı.
Tunus, Afrika futbolu adına tarih yazdı
1978 Dünya Kupası’nın dikkat çeken olaylarından biri de Tunus’un başarısı oldu. Arjantin’de 2. grupta mücadele eden Tunus, Meksika’yı 3-1 mağlup ederek Dünya Kupası tarihinde Afrika kıtası adına galibiyet alan ilk milli takım oldu.
Karşılaşmada Meksika, Arturo Vazquez Ayala’nın 45. dakikada penaltıdan attığı golle 1-0 öne geçti. Ancak Tunus ikinci yarıda büyük bir geri dönüşe imza attı. Afrika temsilcisi, 55. dakikada Ali Kaabi, 79. dakikada Nejib Ghommidh ve 87. dakikada Mokhtar Douieb’in golleriyle sahadan 3-1 galip ayrıldı.
Tunus, grubunu 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 yenilgiyle üçüncü sırada tamamlayarak turnuvaya veda etti. Ancak Meksika karşısında aldığı galibiyet, Afrika futbolu için tarihi bir dönüm noktası oldu.
Brezilya-İsveç maçında unutulmaz hakem kararı
Turnuvanın akıllarda kalan olaylarından biri de Brezilya ile İsveç arasında oynanan ilk tur grup maçında yaşandı. Galli hakem Clive Thomas’ın son dakikada verdiği karar, Dünya Kupası tarihinin en ilginç hakem kararları arasında gösterildi.
Karşılaşma 1-1 devam ederken Brezilya son dakikada korner kazandı. Kornerden gelen topu Zico kafayla ağlara gönderdi. Ancak hakem Clive Thomas, top havadayken maçın bitiş düdüğünü çaldığını belirterek golü geçerli saymadı.
Brezilya’nın galibiyet golü iptal edilirken karşılaşma 1-1 sona erdi. Bu karar, turnuva boyunca ve sonrasında uzun süre tartışıldı.
38 maçta 102 gol atıldı
1978 Dünya Kupası’nda toplam 38 maç oynandı. Bu karşılaşmalarda 102 gol atıldı ve turnuvada maç başına 2,68 gol ortalaması yakalandı.
Ev sahibi Arjantin ve finalde karşılaştığı Hollanda, 15’er golle turnuvanın en skorer takımları oldu. Bu istatistik, iki takımın finale giden yolda hücum gücünü de ortaya koydu.
1978 Dünya Kupası, bir yandan Arjantin’in ilk şampiyonluğuyla tarihe geçerken, diğer yandan askeri rejim tartışmaları, Arjantin-Peru maçı, Tunus’un Afrika adına kazandığı ilk galibiyet ve Brezilya-İsveç maçındaki hakem kararıyla Dünya Kupası tarihinin en çok konuşulan organizasyonlarından biri oldu.




