Emtia piyasalarında haftanın ana gündemi değişmedi: Enflasyon, Çin ve jeopolitik riskler
Emtia piyasalarında bu hafta fiyatlamalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti, ABD’de açıklanan enflasyon verileri ve Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gelişmelerin etkisiyle şekillendi. Piyasaların odağında özellikle ABD-İran hattındaki ateşkes süreci, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji akışına ilişkin belirsizlikler ve küresel arz riskleri yer aldı.
ABD yönetiminin İran’ın sunduğu ateşkes teklifini kabul etmemesi, hafta içinde jeopolitik tansiyonu artıran gelişmelerden biri oldu. Bu karar, Orta Doğu’daki gerilimin sürebileceği yönündeki algıyı güçlendirirken, Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol ve doğal gaz akışına yönelik endişeleri de artırdı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın karşı teklifini “kabul edilemez” bulduğu, taraflar arasındaki görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer program başlıklarında anlaşmazlıkların sürdüğü bildirildi.
ABD enflasyonu emtia fiyatlamalarında belirleyici oldu
Makroekonomik veri tarafında haftanın en kritik başlıklarından biri ABD’de açıklanan enflasyon göstergeleri oldu. ABD’de enflasyon verilerinin beklentileri aşması, emtia piyasalarında fiyatlama davranışını doğrudan etkiledi.
ABD’de nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi yıllık bazda yüzde 3,8 artarak Mayıs 2023’ten bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artışın TÜFE’deki yükselişin yüzde 40’tan fazlasını oluşturduğu, gıda fiyatlarında da yukarı yönlü baskının güçlendiği belirtildi.
Üretici fiyatlarında da maliyet enflasyonuna ilişkin endişeleri artıran bir tablo ortaya çıktı. ABD’de nisan ayı Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda yüzde 1,4 ile Mart 2022’den bu yana en sert artışını gösterirken, yıllık bazda yüzde 6 ile Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Fed beklentileri yeniden şekillendi
Aynı dönemde ABD Senatosu’nun Kevin Warsh’ı 54’e karşı 45 oyla ABD Merkez Bankası Başkanlığına onaylaması, para politikasına ilişkin belirsizlikleri de fiyatlamaların merkezinde tuttu.
Analistler, Warsh’ın göreve gelmesiyle Fed’in iletişim stratejisi, bilanço yönetimi ve faiz patikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenebileceğini belirtti. Yüksek enflasyon verilerinin ise faiz indirimlerine yönelik beklentilerin ötelenmesine neden olduğu kaydedildi.
Trump-Şi zirvesi enerji ve tarım piyasalarında izlendi
ABD Başkanı Donald Trump’ın üst düzey iş insanlarından oluşan heyetle Pekin’e gitmesinin ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği zirve, emtia piyasalarında özellikle enerji ve tarım ürünleri fiyatlamaları açısından yakından takip edildi.
Beyaz Saray’ın zirve bildirgesinde, iki tarafın Hürmüz Boğazı’nın enerji akışını destekleyecek şekilde açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi.
Bu açıklama petrol ve doğal gaz fiyatlarında kısa süreli geri çekilmeye yol açtı. Ancak somut bir mekanizma öngörülmemesi ve ABD-İran müzakerelerindeki tıkanıklığın sürmesi, Brent petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin korunmasına neden oldu.
Trump’ın, Çin’in soya fasulyesi, enerji ve uçak alımını artırmayı kabul ettiğini açıklaması da piyasalarda yakından izlendi.
Değerli metaller haftayı düşüşle tamamladı
Değerli metallerde hafta genelinde satış baskısı öne çıktı. ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin ardından Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesi, altın ve diğer değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu.
Analistler, yüksek enflasyonun Fed’in faiz indirim sürecini öteleme ihtimalini artırdığını, bunun da altın gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttığını belirtti.
Gümüşün ons fiyatı, hem değerli metal hem de sanayi metali özelliği nedeniyle satış baskısından en fazla etkilenen ürün oldu. Dolar endeksindeki güçlenme ve sanayi talebine yönelik zayıflama beklentileri, gümüş fiyatlarını baskılayan unsurlar arasında yer aldı.
İsviçre bankası UBS’in gümüş piyasasında daha küçük açık beklentisine işaret etmesi de fiyatlar üzerinde baskı oluşturan gelişmelerden biri oldu.
Değerli metallerde haftalık değişim
| Ürün | Haftalık değişim |
|---|---|
| Gümüş | yüzde 5,5 düşüş |
| Paladyum | yüzde 5,2 düşüş |
| Altın | yüzde 3,8 düşüş |
| Platin | yüzde 3,8 düşüş |
Baz metallerde karışık seyir görüldü
Baz metallerde fiyatlamalar jeopolitik arz riskleri, Çin talebine ilişkin beklentiler ve ABD enflasyon verilerinin etkisiyle karışık seyretti.
Hafta boyunca Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler, bölgedeki lojistik akışlara yönelik riskler ve arz endişeleri baz metallerde fiyatları destekledi. Buna karşın ABD enflasyon verilerinin beklentileri aşması, Fed’in faiz indirimine yönelik beklentileri zayıflatarak haftanın son bölümünde sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturdu.
Alüminyumda Körfez Bölgesi’ndeki üretim kapasitesine yönelik riskler öne çıktı. Bölgedeki bazı tesislerde üretimin normale dönmesinin zaman alacağına ilişkin beklentiler ve Hürmüz kaynaklı lojistik riskler fiyatları destekledi.
Bakır fiyatları ise hafta içinde Hürmüz kaynaklı sülfürik asit ve sülfür arz darlığına ilişkin endişelerle destek buldu. Ancak ABD enflasyon verilerinin ardından kazançlar sınırlı kaldı.
Baz metallerde haftalık değişim
| Ürün | Haftalık değişim |
|---|---|
| Çinko | yüzde 2,6 artış |
| Alüminyum | yüzde 1,9 artış |
| Kurşun | yüzde 0,3 artış |
| Bakır | yüzde 0,1 artış |
| Nikel | yüzde 1,9 düşüş |
Enerji emtialarında Hürmüz Boğazı etkisi sürdü
Enerji emtialarında haftanın ana belirleyicisi Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler, ABD-İran ateşkes sürecindeki tıkanma ve küresel arz endişeleri oldu.
Hafta içinde ABD-İran ateşkes sürecine yönelik haber akışı, petrol piyasalarında jeopolitik risk primini artırdı. Trump’ın İran’ın son karşı önerisini kabul edilemez bulduğuna ilişkin açıklamaları ve ateşkes sürecinin kırılgan görünümünü koruması, arz kesintilerinin sürebileceği yönündeki endişeleri destekledi.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın küresel petrol arzına ilişkin uyarıları da fiyatları destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Ajans, küresel petrol arzının 2026’da günlük 3,9 milyon varil düşeceğini, Körfez üretiminin savaş öncesi seviyenin oldukça altında kaldığını ve küresel envanterlerde sert erime yaşandığını bildirdi.
Doğal gazda depolama verileri ve LNG endişeleri izlendi
Doğal gaz tarafında fiyatlamalarda depolama verileri, sıvılaştırılmış doğal gaz ihracat tesislerindeki bakım süreci ve Hürmüz kaynaklı küresel LNG arz endişeleri öne çıktı.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, 8 Mayıs ile biten haftada ABD doğal gaz depoları 85 milyar fitküp artış gösterdi. Toplam stokların beş yıllık ortalamanın üzerinde kalmayı sürdürdüğü bildirildi.
Buna karşın Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gerilim, küresel LNG piyasasında sıkışıklığı artırdı. Katar’dan sınırlı sayıda LNG kargosunun Boğaz’dan geçebilmesine rağmen, bölgedeki genel ihracat akışlarının kısıtlı kalması fiyatlamalarda destekleyici unsur oldu.
Enerji emtialarında haftalık değişim
| Ürün | Haftalık değişim |
|---|---|
| Doğal gaz | yüzde 7,4 artış |
| Brent petrol | yüzde 7,4 artış |
Tarım emtialarında ABD-Çin görüşmeleri takip edildi
Tarım emtialarında hafta boyunca karışık bir seyir izlendi. ABD-Çin tarımsal ticaretinin genişletilmesine yönelik mesajlar, piyasanın takip ettiği başlıklar arasında yer aldı.
Çin Ticaret Bakanlığı, tarafların tarife indirimleri ve tarife dışı engellerin azaltılması yoluyla tarımsal ticareti artırma konusunda ön mutabakat sağladığını açıkladı.
Analistler, ticaret geriliminin azalabileceğine yönelik iyimserliğin tarım emtia piyasasını desteklediğini belirtti. Ancak Çin’in ihtiyacını büyük ölçüde Brezilya’dan karşılamaya devam etmesi nedeniyle bu gelişmenin kalıcı etkisinin sınırlı kalabileceği ifade edildi.
Tarım emtialarında haftalık değişim
| Ürün | Haftalık değişim |
|---|---|
| Pirinç | yüzde 3,4 artış |
| Buğday | yüzde 2,7 artış |
| Mısır | yüzde 3,4 düşüş |
| Soya fasulyesi | yüzde 2,6 düşüş |
| Şeker | yüzde 0,6 artış |
| Pamuk | yüzde 5,2 düşüş |
| Kahve | yüzde 3,3 düşüş |
| Kakao | yüzde 3,6 düşüş |
Piyasalarda risk algısı güçlü kaldı
Haftanın genelinde emtia piyasaları, bir yandan ABD enflasyonunun para politikasına etkisini fiyatlarken, diğer yandan Hürmüz Boğazı merkezli enerji arz risklerini izledi. ABD-Çin görüşmelerinden gelen olumlu mesajlar enerji ve tarım tarafında sınırlı iyimserlik yaratsa da ABD-İran görüşmelerindeki tıkanıklık ve Orta Doğu’daki belirsizlikler risk algısının güçlü kalmasına neden oldu.




