Avusturya’nın başkenti Viyana’da, İsrail’in Eurovision Şarkı Yarışması’na katılımına tepki göstermek amacıyla alternatif konser düzenlendi. Maria-Theresien Meydanı’nda “Şarkı Protestosu-Soykırıma Sahne Yok” başlığıyla gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda uluslararası sanatçı, aktivist ve Filistin destekçisi katıldı.
Sanatçılardan Filistin’e destek mesajı
Konserde, İsrail’in Eurovision’a katılımına yönelik tepkilerin görünür kılınması ve Filistin’e destek mesajı verilmesi amaçlandı. Etkinlikte Gazze’deki soykırım, işgal ve insani krize dikkat çeken performanslar sergilendi.
Filistin diaspora korosu Shatat’ın performansıyla başlayan konserde dinleyiciler sık sık “Filistin’e özgürlük” ve “İsrail’e boykot” sloganları attı.
Etkinlik kapsamında Filistinli sanatçı Ahmed Eid, Brezilya asıllı Avusturyalı sanatçı Celia Mara, İtalyan grup Banda POPolare dell’Emilia Rossa ve Avusturyalı müzik grubu Leftovers sahne aldı.
EBU’ya tepki gösterildi
Konserde birçok aktivist, gazeteci ve sanatçı da konuşma yaptı. Konuşmacılar, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına rağmen Eurovision’dan men edilmemesine tepki gösterdi.
Avrupa Yayın Birliği’ne yönelik eleştirilerin öne çıktığı konuşmalarda, kültür ve sanatın “soykırımı normalleştiren propaganda aracı değil, direnişin sesi olması gerektiği” vurgulandı.
Etkinlikte ayrıca 16 Mayıs’ta Wiener Stadthalle çevresinde düzenlenecek Filistin’e destek gösterisine katılım çağrısı yapıldı.
“Sanatçılar sesini yükseltmeli”
Etkinliğe katılan Kongo Demokratik Cumhuriyeti kökenli Avusturyalı sanatçı Patrick Bongola, sanatçıların yaşananlara karşı sessiz kalmaması gerektiğini söyledi.
Afrika-Amerikalı sanatçı Nina Simone’un “Zamanın ruhunu yansıtmak bir sanatçının görevidir” sözünü hatırlatan Bongola, İsrail ile aynı sahneye çıkan sanatçıların sanatın anlamını ıskaladığını savundu.
Bongola, sanatçıların ayağa kalkarak seslerini yükseltmesi gerektiğini belirterek, İsrail’in Eurovision’da yer almasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“İsrail Eurovision’un geleceğini yok eder”
Bongola, İsrail’in Eurovision’a katılmasına izin verilmesini üzücü bulduğunu belirterek, yarışmanın sevgi, müzik, sanat ve bir araya gelme fikri üzerine kurulu olduğunu söyledi.
İsrail’in sadece Eurovision’u değil, dünya genelinde demokrasiyi de zedelediğini öne süren Bongola, Almanya ve Fransa’da Filistin’e destek gösterilerine yönelik baskıları buna örnek gösterdi.
Bongola, konserde Kolombiya, Brezilya, Almanya, İspanya, İtalya ve Avusturya’dan sanatçıların sahne aldığını hatırlatarak, dünya halklarının Filistin’in yanında olduğunu ifade etti.
“Protestoyu sürdürmekten başka çaremiz yok”
Avusturyalı aktivist Wilhelm Langthaler de Avrupa’da Filistinlileri katleden ve Müslümanları dışlayan hükümetleri kabul edemediklerini söyledi.
Bazı ülkelerde İsrail’e yönelik tepkilerin güçlendiğini belirten Langthaler, buna rağmen Avusturya dahil bazı hükümetlerin İsrail’e destek vermeyi sürdürdüğünü dile getirdi.
Langthaler, “Filistinlilere ses vermek, demokratik haklara ses vermek ve kapsayıcılık sağlamak için Song Protest’i yaptık” dedi.
Eurovision’un İsrail’in katılımıyla kültürel bir etkinlik olmaktan çıkarıldığını savunan Langthaler, halkın tepkisinin bu tabloyu değiştirecek kadar güçlü hale gelmesini umduklarını söyledi.
“Barışçıl bir müzik etkinliğinde İsrail’e hayır diyoruz”
Filistinli aktivist Kanaan Shaat ise Gazze Şeridi’nde soykırım uygulayan bir ülkenin barışçıl bir müzik etkinliğinin parçası olmasını anlayamadıklarını söyledi.
Son yıllarda on binlerce Filistinlinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini ifade eden Shaat, bunun müzik gibi barışçıl bir etkinlik üzerinden normalleştirilmemesi gerektiğini belirtti.
Shaat, “İşgalci İsrail’in müzik gibi barışçıl bir etkinliğe katılmasına hayır diyoruz” ifadelerini kullandı.
Küresel Sumud Filosu’nun Avusturya temsilcilerinden biri olduğunu da aktaran Shaat, uluslararası topluma Filistinliler için harekete geçme ve filoyla dayanışma gösterme çağrısında bulundu.




