TESKON (Tesis Yöneticileri ve Tüketiciler Konfederasyonu) Genel Başkanı Yahya Sağır, TBMM’de kabul edilen site aidatlarına yönelik düzenlemenin ardından kat maliklerine ve yöneticilere uyarılarda bulundu. Sağır, aidat artışlarında belirleyici unsurun yeniden değerleme oranı değil, sitenin gerçek giderleri olduğunu vurguladı.
“Aidat” değil “gider avans payı”
TESKON Genel Başkanı Yahya Sağır, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren kanuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Düzenlemeyle Kat Mülkiyeti Kanunu’nda değişiklik yapıldığını belirten Sağır, kanunun apartman, site, rezidans, toplu yapı ve karma yaşam alanlarında işletme projesi, gider avans payı ve genel kurul karar süreçleri bakımından önemli olduğunu söyledi.
Sağır, kamuoyunda “aidat” olarak bilinen kavramın çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirterek, Kat Mülkiyeti Kanunu’nda esas kavramın “gider avans payı” olduğunu ifade etti.
Sağır, “Site ve toplu yaşam alanlarında toplanan bedeller, güvenlik, temizlik, teknik bakım, enerji, ortak alan aydınlatması, asansör bakımı, peyzaj, sigorta, personel ücretleri, sosyal alanların işletilmesi, acil bakım-onarım ihtiyaçları ve ortak yaşamın devamı için zorunlu giderlerin maliklere ve kullanıcılara paylaştırılmasından ibarettir.” dedi.
“Site aidatlarının karşılaştırılması doğru değil”
Her ana gayrimenkulün aynı gider yapısına sahip olmadığını belirten Sağır, bir sitenin gider avans payının başka bir siteyle doğrudan karşılaştırılmasının doğru olmadığını söyledi.
Sağır, “Bir sitede 7 gün 24 saat güvenlik hizmeti, teknik personel, temizlik personeli, geniş peyzaj alanları, havuz, spor salonu, jeneratör, hidrofor, yangın sistemleri, kamera sistemleri ve büyük ortak alanlar bulunabilir. Başka bir apartmanda ise bu gider kalemlerinin çoğu yer almayabilir. Bu nedenle iki farklı yapının gider avans payını yalnızca rakamsal olarak karşılaştırmak vatandaşlarımızı yanlış sonuca götürebilir. İşletme bütçeleri, yalnızca gözle görülen giderlerden oluşmaz, vatandaşların çoğu zaman fark etmediği birçok zorunlu maliyet de bütçeye dahil edilir.” ifadelerini kullandı.
“Artışın temel dayanağı oran değil, giderdir”
Yeniden değerleme oranına ilişkin düzenlemenin yanlış yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Sağır, bunun aidatların her yıl otomatik olarak aynı oranda artacağı anlamına gelmediğini belirtti.
Sağır, “Yıllık yeniden değerleme oranı, genel gider avans paylarının, yani kamuoyunda bilinen adıyla aidatların otomatik olarak o oranda artacağı anlamına gelmez. Asıl belirleyici olan, sitenin ve toplu yapının gerçek giderleridir. Personel maliyetleri, enerji bedelleri, bakım-onarım giderleri, zorunlu teknik hizmetler ve ortak alan masrafları artmışsa gider avans payı da bu giderler doğrultusunda artabilir. Dolayısıyla artışın temel dayanağı oran değil, giderdir. Yöneticilerin, işletme projelerini hazırlarken tüm gider kalemlerini açık ve anlaşılır biçimde ortaya koyması, kat maliklerinin de genel kurullarda bu kalemleri inceleyerek karar süreçlerine katılması gerekir. Genel kurullara katılmamak ileride mağduriyet doğurabilir.” diye konuştu.
Genel kurul uyarısı
Yeni düzenlemenin ardından vatandaşlarda “Kanun çıktı, artık genel kurula katılmaya gerek kalmadı” algısı oluşmaması gerektiğini belirten Sağır, düzenlemenin kat maliklerinin genel kurullara daha bilinçli ve aktif şekilde katılmasını gerektirdiğini söyledi.
Sağır, site ve toplu yapı maliklerinin, sahip oldukları yapının hangi gider kalemlerinden oluştuğunu, hangi hizmetlerin alındığını, hangi personelin çalıştığını ve ortak alanların nasıl işletildiğini bilmesi gerektiğini kaydetti.
“Zorunlu giderler karşılanmalı”
Kanun değişikliğinin ardından bazı yanlış anlaşılmalar yaşandığını ifade eden Sağır, “Aidat artmayacak, yönetici artık para toplayamayacak, genel kurul yapılmasa da olur, giderler sabitlendi.” şeklindeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Sağır, site yönetimlerinin ortak yaşamın devamı için zorunlu giderleri karşılamakla yükümlü olduğunu, ancak bu süreçte şeffaf, belgeli, denetlenebilir ve genel kurul iradesine uygun hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Site yönetiminin yalnızca aidat toplama faaliyeti olmadığını belirten Sağır, bu alanın hukuk, mali disiplin, teknik yönetim, insan kaynağı, bakım-onarım ve ortak yaşam kültürünü birlikte gerektiren profesyonel bir yönetim alanı olduğunu ifade etti.





