Türkiye’de çalışan kesimin yaşadığı geçim sıkıntısı, TÜRK-İŞ’in Nisan 2026 verileriyle bir kez daha somutlaştı. Konfederasyonun her ay düzenli olarak yaptığı araştırmaya göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 34.586,86 liraya yükseldi. Gıda harcamasıyla birlikte giyimden barınmaya, ulaşımdan eğitime kadar tüm zorunlu ihtiyaçlar hesaba katıldığında ise bir hanenin eline geçmesi gereken toplam gelir 112.660,80 liraya ulaştı. Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti de 44.802,03 lira olarak hesaplandı.
Bu veriler, açıklamada da vurgulandığı gibi bir ücret düzeyini değil, bir ailenin insanca yaşayabilmesi için ulaşması gereken asgari gelir seviyesini ifade ediyor. Ancak mevcut ekonomik koşullarda, özellikle tek maaşla geçinen haneler açısından bu düzeyin oldukça uzağında kalındığı görülüyor.
Temel göstergeler
| Kalem | Tutar (TL/Ay) |
|---|---|
| Açlık sınırı | 34.586,86 |
| Yoksulluk sınırı | 112.660,80 |
| Bekâr çalışan yaşam maliyeti | 44.802,03 |
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, yalnızca bugünün değil, son bir yılın da hikâyesini anlatıyor. Açlık ve yoksulluk sınırındaki artışın seyrine bakıldığında, fiyat baskısının giderek hızlandığı görülüyor.
Bir yılda sert yükseliş
| Dönem | Açlık Sınırı (TL) | Yoksulluk Sınırı (TL) |
|---|---|---|
| Nisan 2025 | 24.035,59 | 78.291,84 |
| Aralık 2025 | 30.143,75 | 98.188,11 |
| Mart 2026 | 32.792,74 | 106.816,70 |
| Nisan 2026 | 34.586,86 | 112.660,80 |
Bu tablo, yalnızca bir yıl içinde açlık sınırının yaklaşık 10 bin lira arttığını, yoksulluk sınırındaki artışın ise çok daha yüksek bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artışın hızlanması, özellikle 2026’nın ilk aylarında gıda fiyatlarındaki ivmenin güçlendiğine işaret ediyor.
Nitekim TÜRK-İŞ’in “mutfak enflasyonu” hesaplaması da bu eğilimi doğruluyor. Nisan ayında gıda harcamalarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 5,47 olurken, yıllık değişim yüzde 43,90’a ulaştı. Yıllık ortalama artış ise yüzde 40 olarak hesaplandı.
Gıda harcamasındaki değişim
| Gösterge (%) | Nisan 2025 | Aralık 2025 | Mart 2026 | Nisan 2026 |
|---|---|---|---|---|
| Aylık değişim | 1,78 | 1,06 | 1,32 | 5,47 |
| Yılbaşına göre | 14,00 | 42,97 | 8,78 | 14,74 |
| Yıllık değişim | 35,60 | 42,97 | 38,86 | 43,90 |
| Yıllık ortalama | 51,58 | 40,15 | 39,30 | 40,00 |
Veriler, özellikle aylık artışta yaşanan sıçramanın, fiyat baskısının yeniden hız kazandığını ortaya koyduğunu gösteriyor.
Raporda yer alan saha gözlemleri ise bu artışın mutfakta nasıl hissedildiğini detaylandırıyor. Süt, yoğurt ve peynir grubunda fiyat artışlarının görece sınırlı kaldığı belirtilirken; et ürünlerinde sınırlı gerilemeler, tavuk ve yumurtada düşüş, balıkta ise sezon etkisiyle artış görüldüğü ifade ediliyor. Buna karşılık ekmek fiyatındaki artış dikkat çekiyor. Ankara’da 200 gram ekmeğin fiyatı yüzde 14,50 oranında artırılarak 17,50 liraya yükseltilmiş durumda.
Temel yağ ürünlerinde ise genel eğilim yukarı yönlü. Özellikle ayçiçek yağı ve margarin fiyatlarındaki artış öne çıkarken, zeytinyağı ve tereyağında da yükseliş gözlemleniyor. Bu durum, dar gelirli hanelerin en temel tüketim kalemlerinde dahi maliyet baskısının sürdüğünü gösteriyor.
Meyve ve sebze fiyatlarında ise daha dalgalı bir seyir dikkat çekiyor. Bir önceki ay düşen fiyatların, takip eden ayda yeniden yükseldiği; bazı ürünlerde ise ters yönlü hareketlerin yaşandığı belirtiliyor. Ortalama fiyatlar bu dalgalanmanın ortasında yüksek seviyesini koruyor.
Meyve ve sebze fiyatları
| Dönem | Meyve (TL/Kg) | Sebze (TL/Kg) | Ortalama |
|---|---|---|---|
| Nisan 2025 | 80 | 56 | 61,82 |
| Aralık 2025 | 109,06 | 82,77 | 89,34 |
| Mart 2026 | 97,5 | 107,79 | 105,37 |
| Nisan 2026 | 131,5 | 94,3 | 104,93 |
Nisan ayında meyve fiyatlarının yeniden artış eğilimine girdiği, sebze fiyatlarının ise gerilediği; buna rağmen ortalama fiyatın yüksek kalmaya devam ettiği görülüyor.
TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi de bu tabloyu destekliyor. 2021 yılı 100 kabul edilerek hesaplanan endeks, Nisan 2026 itibarıyla 1299,03 seviyesine yükselmiş durumda. Bu veri, gıda maliyetlerinin son yıllarda katlanarak arttığını ortaya koyuyor.
Araştırmada dikkat çekilen bir diğer önemli unsur ise gelir yapısı. Mevcut ekonomik koşullarda birçok hanede geçimin tek bir çalışan üzerinden sağlandığı, bu nedenle mevcut ücret düzeylerinin temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığı ifade ediliyor. Nitekim asgari ücretle geçinen bekâr bir çalışanın bütçesinde bir önceki aya göre 2.217 liralık ek açık oluştuğu, yaşama maliyeti ile ücret arasındaki farkın ise 16.726 liraya ulaştığı belirtiliyor.
Bu tablo, düşük gelirli hanelerin yalnızca tasarruf ederek değil, çoğu zaman tüketimden kısarak ayakta kalmaya çalıştığını gösteriyor. Araştırmada da vurgulandığı üzere, dar gelirli aileler artan fiyatlar karşısında daha ucuz gıda ürünlerine yönelmekte, hatta çoğu zaman beslenme dışı harcamalarını karşılayabilmek için gıdadan kısmak zorunda kalıyor.
Sonuç olarak, Nisan 2026 verileri Türkiye’de geçim koşullarının giderek ağırlaştığını ortaya koyuyor. Açlık ve yoksulluk sınırındaki artış, yalnızca ekonomik bir gösterge değil; aynı zamanda toplumun geniş kesimlerinin yaşam standardındaki gerilemeyi de gözler önüne seren bir tablo olarak öne çıkıyor.





