Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

TVYD’den sert çıkış: Televizyonu değil denetimsiz dijital mecraları sorgulayın

Televizyon Yayıncıları Derneği, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olayların ardından yayımladığı ortak bildiride, çocukların korunmasının çok boyutlu bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Dernek, televizyon kanallarının hedef gösterilmesini yanlış bulduklarını belirterek Türkiye’de en güvenilir mecranın televizyon olduğunu vurguladı.

Televizyon Yayıncıları Derneği, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olayların ardından

Televizyon Yayıncıları Derneği, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olayların ardından ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, çocukların korunmasına ilişkin sorumluluğun yalnızca tek bir mecra ya da içerik türü üzerinden değerlendirilemeyeceği belirtilirken, olayların ardından televizyon kanallarının hedef gösterilmesinin yanlış bir bakış açısı olduğu ifade edildi.

TVYD açıklamasında, yaşanan olayların herkesi derinden üzdüğü ve sarstığı belirtilerek, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar hepimizi derinden üzmüş ve sarsmıştır. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz” denildi.

Bildiride, bu tür acı olaylardan sonra toplumda farklı değerlendirmelerin yapılmasının anlaşılır olduğu belirtilirken, böylesine ciddi ve çok boyutlu hadiselerin nedenlerini tek bir mecra ya da içerik türü üzerinden açıklamaya çalışmanın meseleyi tüm yönleriyle değerlendirmeyi zorlaştırabileceği ifade edildi.

Çocukların ve gençlerin korunması, güvenliğinin sağlanması ve sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesinin aile, eğitim ortamı, sosyal çevre, dijital mecralar ve diğer toplumsal etkenler dahil olmak üzere çok boyutlu bir yaklaşımı gerekli kıldığı vurgulanan bildiride, televizyon yayıncıları olarak bu tür hassas konularda genelleyici değerlendirmeler yerine tüm boyutları gözeten sağduyulu bir yaklaşımın benimsenmesinin önemli olduğuna inandıkları belirtildi.

TVYD açıklamasında, yapılan incelemelerde ortaya çıkan bazı bulguların çocukların maruz kaldıkları içeriklerin ve çevresel faktörlerin önemini bir kez daha gündeme getirdiği ifade edilerek, tüm paydaşların ortak bir sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin çocukların korunması ve toplumsal farkındalığın artırılması açısından kritik olduğu kaydedildi.

Dernek, olayların ardından yapılan değerlendirmelerde farklı mecralara yönelik çeşitli yorum ve yaklaşımların kamuoyuna yansıdığını ancak neredeyse hiçbir denetimin ve kuralın olmadığı sosyal medya ile zararlı içeriklere sahip oyun platformlarını işaret eden bilgi ve bulgulara rağmen, olayın hemen ardından suçlu ve hedef olarak televizyon kanallarının gösterilmesinin yanlış bir bakış açısı olduğunu savundu.

TVYD bildiride bu görüşünü şu ifadelerle ortaya koydu:

“Olayların ardından yapılan değerlendirmelerde, farklı mecralara yönelik çeşitli yorum ve yaklaşımların kamuoyuna yansıdığı görülmektedir. Ancak neredeyse hiçbir denetimin ve kuralın olmadığı sosyal medya ve zararlı içeriklere sahip oyun platformlarını işaret eden tüm bu bilgi ve bulgulara rağmen olayın hemen ardından suçlu ve hedef olarak televizyon kanallarının gösterilmesi yanlış bir bakış açısıdır. Bu yanlış yönlendirme neticesinde her türlü şiddet, provokasyon ve dezenformasyonun kol gezdiği sosyal medya ve şiddeti özendiren dijital oyunların mercek altına alınması gerektiğini düşünmekteyiz.”

Açıklamada, reklamların sosyal medya ve zararlı içeriğe sahip oyun platformlarına yönelmesinin, buralardaki şiddet içerikli paylaşımların artmasına yol açtığı öne sürüldü. Daha fazla görüntülenme, izlenme ve tık alma çabasının; şiddeti, dezenformasyonu ve toplumu rencide edici içerik üretimini beslediği belirtilirken, söz konusu mecraların sınırları kesin olarak çizilmiş kurallara tabi olmamaları ve yeterli biçimde denetlenememeleri nedeniyle zararlı içeriklerin engellenmesinin kolay olmadığı ifade edildi.

TVYD, televizyonun Türkiye’deki en güvenilir mecra olduğunu da savundu. Bildiride, televizyon kanallarının ülkeye yatırım ve istihdam sağladığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

“Unutulmamalıdır ki televizyon kanallarımız ülkemize yatırım ve istihdam sağlamaktadır. İstatistiklere göre Türkiye’deki en güvenilir mecra televizyondur.”

Açıklamada, Türkiye’ye değer katan ve denetlenen köklü televizyon kanalları yerine, denetimsiz ve şeffaf olmayan sosyal medya ile zararlı içeriğe sahip dijital oyun platformları gibi mecralara yönelmenin bu alanlardaki zararlı içerikleri daha da artıracağı savunuldu.

Televizyon yayıncıları olarak böylesine hassas konularda genelleyici ve tek taraflı değerlendirmeler yerine çok boyutlu ve sağduyulu bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine inandıklarını vurgulayan TVYD, televizyon yayıncılığının uzun yıllardır toplumsal sorumluluk bilinciyle faaliyet gösterdiğini ve denetim mekanizmaları ile yayın ilkeleri doğrultusunda içerik üretmeye devam ettiğini belirtti.

Dernek, tüm medya mecralarının ortak bir hassasiyetle hareket etmesi ve çocukların korunmasını önceleyen bir anlayışın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade ederek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve sağduyulu değerlendirmelerin öne çıkması adına görüşlerini paylaştıklarını bildirdi.

TVYD’nin açıklaması, yaşanan olayların ardından medya mecraları üzerindeki tartışmaları yeniden gündeme taşırken, özellikle televizyon, sosyal medya ve dijital oyun platformlarının çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmeleri de kamuoyu önünde yeni bir tartışma başlığı haline getirdi.