Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Taş Bina’da düzenlediği Tarımsal Faaliyetler Basın Toplantısı’nda, Konya’nın tarım alanında hayata geçirdiği destekleri, eğitim projelerini, altyapı yatırımlarını ve sürdürülebilir üretim hedeflerini kapsamlı şekilde kamuoyuyla paylaştı.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın, Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği tarım projeleri ve desteklerle ilgili geniş bilgi verdiği toplantıya gazetecilerin yoğun ilgi göstermesi dikkatlerden kaçmadı.
Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Başkan Altay, dünya nüfusundaki hızlı artışın, gıdaya olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırdığını anımsatarak, “Bu ihtiyacı karşılarken doğal kaynakları tüketen, toprağı yoran ve suyu dikkatsizce kullanan üretim anlayışları; uzun vadede tarımı da hayatı da sürdürülemez hâle getirmektedir. Bu nedenle tarımda artık daha bilinçli, daha planlı ve daha sorumlu adımlar atmak zorundayız” diye konuştu.
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin tarımda üretimi güçlendirmeye, kırsalda kalkınmayı artırmaya ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalarını yeni projeler ve somut desteklerle sürdürdüğünü belirten Başkan Altay, toplantıda eğitimden danışmanlık hizmetlerine, fidan ve tohum desteklerinden hayvancılık ve arıcılık projelerine, tarımsal altyapı yatırımlarından markalaşma çalışmalarına kadar çok geniş bir yelpazede yürütülen faaliyetleri anlattı.

Tarımın stratejik önemine dikkat çekti
Toplantıda Başkan Altay, tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve medeniyetle ilgili bir alan olduğuna vurgu yaptı:
“Ekranları başında bizleri izleyen, radyolardan dinleyen değerli hemşehrilerim; bugün sizlerle tarımsal üretim ve sürdürülebilir tarım alanında yürüttüğümüz çalışmaları paylaşmak üzere bir araya geldik.
Bilindiği üzere dünya nüfusundaki hızlı artış, gıdaya olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırmaktadır. Ancak bu ihtiyacı karşılarken doğal kaynakları tüketen, toprağı yoran ve suyu dikkatsizce kullanan üretim anlayışları, uzun vadede tarımı da hayatı da sürdürülemez hale getirmektedir. Bu nedenle tarımda artık daha bilinçli, daha planlı ve daha sorumlu adımlar atmak zorundayız.”
“Tohum ekmek, geleceğe yatırım yapmak”
Başkan Altay, konuşmasında Hazreti Mevlana’nın sözleriyle üretimin ve toprağın anlamını anlattı:
“Hazreti Mevlana’nın şu sözü, aslında tarımın ve üretimin anlamını çok güzel anlatıyor: “Elinde kalan şu kadarcık tohumu olsun, ek de bu iki anlık müddetten uzun bir ömür için.” Çünkü tohum ekmek, geleceğe yatırım yapmak; yarının güvencesini toprağa bırakmaktır.”
Konya Modeli Belediyecilik vurgusu
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin tarım politikalarının kuraklığa dayanıklılık, organik üretim, yerel üreticinin güçlendirilmesi ve su kaynaklarının verimli kullanımı esasına dayandığını belirten Altay, belediyenin yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
“Bizler de bu anlayışla Konya’da üretimi çeşitlendiriyor, katma değeri yüksek ürünlerin üretimini yaygınlaştırıyoruz. Konya Modeli Belediyecilik vizyonumuz doğrultusunda, Büyükşehir Belediyesi olarak kuraklığa dayanıklı ürünleri ve organik üretimi destekleyen, yerel üreticiyi güçlendiren, atıl arazileri üretime kazandıran, su kaynaklarının verimli kullanımını esas alan bir tarım politikası yürütüyoruz. Çünkü verimli ve sürdürülebilir üretim ancak planlı ve bilinçli adımlarla mümkündür.”

“Konya, Türkiye’nin tarım başkenti konumundadır”
Konya’nın tarihsel tarım birikimine dikkat çeken Başkan Altay, şehrin bugün de üretim gücüyle öne çıktığını söyledi:
“Konya’nın Çatalhöyük’ten bu yana süregelen binlerce yıllık tarımsal birikimi, bilinçli üretim anlayışımızın temel dayanağıdır. Anadolu’nun tahıl ambarı olarak bilinen bu bereketli topraklar, sadece ülkemizin değil dünyanın gıda güvenliğine katkı sağlayan önemli üretim merkezlerinden biri olmuştur. Bu topraklarda tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda bir medeniyet birikimidir. Bugün Konya; tarımsal üretim değeri, tarımsal ticaret ve tarımsal istihdam açısından Türkiye’nin tarım başkenti konumundadır.”
Uluslararası hedef mesajı verdi
Konya’nın tarımsal birikimini uluslararası platformlara taşımayı hedeflediklerini belirten Altay, tarımın artık küresel ölçekte ele alınması gereken bir alan olduğunu ifade etti:
“Geniş tarım arazileri, verimli üretim havzaları ve gelişmiş tarımsal sanayi altyapısıyla Konya, ülkemizin üretim gücünü belirleyen en önemli merkezlerden biridir. Bizler de Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı olarak edindiğimiz tecrübelerle, tarımın artık yerelden başlayarak küresel ölçekte ele alınması gereken bir mesele olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Konyamızın bu alandaki birikimini uluslararası platformlara taşımayı, şehrimizi ve ülkemizi dünyada marka şehir haline getirmeyi hedefliyoruz.”
Eğitim çalışmalarına büyük önem veriliyor
Başkan Altay, sürdürülebilir tarımın bilgiyle mümkün olacağını belirterek eğitim çalışmalarını anlattı:
“Sürdürülebilir tarım çalışmalarımızda eğitime büyük önem veriyoruz. Çünkü tarımsal üretimde bilgi, hem maliyetleri düşüren hem de verimi artıran en temel unsurdur. Bu kapsamda; tarla ve bahçe bitkilerinden hayvancılığa, arıcılıktan modern sulama tekniklerine kadar birçok alanda üreticilerimize yönelik eğitim programlarını hayata geçirdik. Eğitimlerimizde özellikle kuraklıkla mücadele, su tasarrufu ve modern sulama yöntemleri üzerinde önemle duruyoruz. Çünkü suyu korumadan tarımı korumak mümkün değildir.”
Danışmanlık hizmeti sahada birebir sürdürülüyor
Üreticilere yönelik danışmanlık hizmetlerinin merkezden değil, doğrudan sahada yürütüldüğünü belirten Altay, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin ilçelerde, mahallelerde ve köylerde üreticiyle temas kurduğunu söyledi:
“İlk olarak, Konya Modeli Belediyecilik anlayışıyla yürüttüğümüz danışmanlık hizmetlerinin tarımdaki stratejik önemini vurgulamak isterim. Çiftçilerimizin hangi ürünü ekeceği, ekilecek ürünün toprakla uyumu, verimliliğin artırılması ve suyun en etkin şekilde kullanılması gibi kritik konularda alanında uzman ziraat mühendislerimiz sahada birebir danışmanlık hizmeti vermektedir. Hayvancılık yapan üreticilerimize de veteriner hekimlerimizle birlikte kesintisiz destek sağlıyoruz. En önemlisi, bu hizmetleri merkezden değil doğrudan sahadan yürütüyoruz. Köy köy, mahalle mahalle dolaşarak 31 ilçemizin her köşesindeki hemşehrilerimize ulaşmaya gayret ediyoruz.”
Kadınlar ve genç üreticiler de destekleniyor
Altay, kadın çiftçiler ve genç üreticiler başta olmak üzere danışmanlık ihtiyacı olan herkese eğitim ve teknik destek sunduklarını belirtti. Altay, “Başta kadın çiftçilerimiz ve genç üreticilerimiz olmak üzere, danışmanlık ihtiyacı olan tüm üreticilerimize eğitim ve teknik destek imkânı sunuyoruz. Çünkü bilgiyle yapılan üretim hem verimi artırır, hem maliyeti düşürür, hem de üreticilerimizi güçlendirir.” dedi.
Organik tarım ve çevre eğitimleri öne çıktı
Kırsal Kalkınma Projesi kapsamında organik tarım eğitimlerinin sürdüğünü kaydeden Altay, çevreye duyarlı ve doğal dengeyi gözeten bir tarım anlayışını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi:
“Kırsal Kalkınma Projesi kapsamında yürüttüğümüz organik tarım eğitimleriyle çevreye duyarlı, doğal dengeyi gözeten bir tarım anlayışını şehrimizde yaygınlaştırıyoruz. Eğitimlerde organik üretimin temel prensipleri, toprak sağlığı, sürdürülebilir yetiştiricilik yöntemleri ve sertifikasyon süreçlerini ele alıyoruz. Bu kapsamda organik meyvecilik ve organik sebzecilik eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerlerimiz sertifikalarını aldı.”
Çevre eğitimleri ve uygulamalı gübreleme çalışmalarına da değinen Altay, şu ifadeleri kullandı:
“KOMEK ve ASSEM iş birliğiyle, Sürdürülebilir Çevre Derneği tarafından verilen temel çevre eğitimleriyle çevre bilincini toplumun her kesimine yaymayı hedefledik. Program kapsamında suyun korunması, atık yönetimi ve orman varlığının sürdürülebilirliği konularında hem teorik hem de uygulamalı eğitimler verdik. Uygulamalı gübreleme eğitimlerini ise doğrudan tarlada gerçekleştirerek üreticilerimizin bilgiyi sahada deneyimlemesini sağladık.”
Çiftçi Bilgi Sistemi devrede
Altay, üreticilerin sahada karşılaştıkları sorunlara hızlı çözüm sunmak amacıyla Çiftçi Bilgi Sistemi’ni hayata geçirdiklerini belirtti ve “Çiftçilerimiz toprak numunesi alma, analiz süreci ve doğru gübreleme yöntemlerini yerinde uygulayarak öğrendi. KOMEK eğitimcilerimizin öncülüğünde, tarım sektöründe nitelikli iş gücü yetiştirmek amacıyla iyi tarım uygulamalarından seracılığa, bağcılıktan aromatik bitkilere kadar geniş bir yelpazede eğitimler verdik. Hayvansal üretim ve arıcılık alanında yürüttüğümüz eğitimlerle koyun yetiştiriciliğinden arı sütü üretimine kadar birçok başlıkta üreticilerimize destek olduk.
Çiftçilerimizin sahada karşılaştıkları sorunlara hızlı ve doğru çözümler sunabilmek amacıyla Çiftçi Bilgi Sistemi’ni hayata geçirdik. Üreticilerimiz bu sistem sayesinde SMS, e-posta ve web sistemi üzerinden uzmanlarımıza ulaşabiliyor, sorunlarını fotoğraflarla aktararak en doğru yönlendirmeyi alabiliyor.” şeklinde konuştu.

Fidan, fide ve tohum destekleri sürüyor
Başkan Altay, sürdürülebilir tarımı yalnızca eğitimle değil, doğrudan üretimi güçlendiren somut desteklerle sahaya taşıdıklarını söyledi.
“Sürdürülebilir tarımı yalnızca eğitimle değil, doğrudan üretimi güçlendiren somut desteklerle de sahaya taşıyoruz. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak, çiftçilerimizin emeğini büyütmek ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla fidan, fide ve tohum desteklerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.”
Altay, bu kapsamda yapılan çalışmaları şu sözlerle aktardı:
“Bu kapsamda toplam 1 milyon 350 bin adet meyve fidanını başvuruda bulunan üreticilerimizle buluşturduk. Güncel maliyeti 92 milyon lira olan bu desteklerle elma, kiraz, asma, badem, ceviz, kayısı, vişne, zeytin, yaban mersini, aronya ve goji berry dâhil 18 farklı meyve türünde üretimi destekledik. Destek verdiğimiz fidanlar, 2 bin 150 futbol sahası büyüklüğünde bir alanda toprakla buluştu. Projeden bugüne kadar 10 bin 730 çiftçimiz faydalandı.”
Elma, kiraz ve bağcılığa özel destek
Başkan Altay, Konya’nın geleneksel üretim alanları arasında yer alan elma, kiraz ve bağcılıkta verilen destekleri de ayrıntılı şekilde paylaştı. Başkan Altay şöyle konuştu: “Tarihi elma üretim geleneğimizi güçlendirmek amacıyla 3 bin 760 dekar alana 263 bin 230 adet elma fidanı desteğinde bulunduk. Bu alan yaklaşık 530 futbol sahası büyüklüğündedir.
Kiraz yetiştiriciliğinde de önemli bir adım attık. Özellikle Akşehir, Ereğli, Hadim, Taşkent, Bozkır, Güneysınır ve Beyşehir ilçelerimizde kiraz, yüzyıllardır dağ köylerinin geçim kaynaklarından biri olmuştur. Büyükşehir Belediyesi olarak bu köklü mirası geleceğe taşımak için 3 bin 450 dekar alanda 207 bin adet kiraz fidanı desteği sağladık.
Anadolu’nun üç bin yıllık bağcılık mirasına, Selçuklu’nun kadim başkentinde 538 bin 640 asma fidanıyla destek verdik. Bu destekle 3 bin 590 dekar alanda bağcılığı yaygınlaştırdık. Meram Hatıp ve Dutlukır bölgesinde bağcılığı yeniden canlandırmak amacıyla bin 71 adet bağ fidanını toprakla buluşturduk. Ayrıca bağcılıkta verim ve kaliteyi artırmak amacıyla yüksek telli terbiye sistemi desteği sunduk. Bunun güncel karşılığı 100 milyon liradır.”
Üzüm ve pekmez üretimi yapılan mahallelere verilen makine desteğine de değinen Altay, “Üzüm ve pekmez üretiminin yoğun olduğu mahallelerimizde katma değeri artırmak ve işçilik maliyetlerini düşürmek için 150 adet üzüm sıkma makinesi dağıttık. Bu sayede üretim süreçleri kısaldı ve çiftçilerimizin emeği daha fazla kazanca dönüştü” dedi.
Kuraklığa dayanıklı ürünler ve alternatif üretim destekleniyor
Kuraklıkla mücadele kapsamında az su tüketen ürünlerin desteklendiğini vurgulayan Altay, çilek, lavanta, safran ve tıbbi aromatik bitki üretiminde önemli destekler sağlandığını anlattı.
“Kuraklıkla mücadele kapsamında sumak, zeytin ve Antep fıstığı gibi az su tüketen türleri destekledik. Alternatif gelir kaynakları oluşturmak ve modern üretimi yaygınlaştırmak amacıyla 48 milyon adet çilek fidesiyle 720 bin kilogram malç naylonunu üreticilerimizle buluşturduk. Bu destekten 12 bin çiftçimiz faydalandı. Sağlanan katma değerin güncel karşılığı 14 milyar liraya ulaştı. TÜİK verilerine göre Konya, Türkiye çilek üretiminin yüzde 10’unu karşılıyor ve ülke genelinde üçüncü sırada yer alıyor.”
Altay, tıbbi ve aromatik bitkiler ile lavanta ve safran projelerine ilişkin de şu bilgileri verdi:
“Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği projemizle kekik, adaçayı ve tıbbi nane başta olmak üzere toplam 1 milyon 267 bin 700 adet fide desteği sağladık. Lavanta yetiştiriciliği projesi kapsamında ise kurak ve marjinal arazileri üretime kazandırmak amacıyla Güneysınır’ı pilot bölge olarak belirledik. 1 milyon 300 bin metrekare alanda 2 milyon 300 bin adet lavanta fidesini yüzde 85 hibe ile üreticilerimizle buluşturduk.
Safran yetiştiriciliği projesi kapsamında da, yüksek ekonomik değeri nedeniyle 5 ilçemizde deneme amaçlı safran soğanı desteğinde bulunduk. Elde edilecek sonuçlara göre bu bölgelerimizde safran yetiştiriciliğini teşvik edeceğiz.”
Tohum destekleriyle üretim çeşitleniyor
Bitkisel ve hayvansal üretimi desteklemek için çok sayıda tohum desteği sağlandığını belirten Altay, özellikle kuraklığa dayanıklı yem bitkilerine öncelik verdiklerini söyledi ve “Bitkisel ve hayvansal üretimi desteklemek amacıyla toplam 1 milyon 631 bin 191 kilogram tohum desteğinde bulunduk. Bunlar arasında yonca, fasulye, patates, nohut, mercimek, aspir, korunga, macar fiği, susam ve çörek otu tohumları yer almaktadır. Bu desteklerden bugüne kadar 10 bin çiftçimiz yararlandı.
Kuraklıkla mücadelede özellikle az su tüketen ve kuraklığa dayanıklı yem bitkilerine öncelik veriyoruz. Üreticilerimize 1 milyon 77 bin 200 kilogram macar fiği tohumu desteğinde bulunduk. Ayrıca nohut ve aspir tohumu destekleriyle de hem su tasarrufu sağlayan hem de verimliliği artıran ürünleri yaygınlaştırdık.” dedi.
Hayvancılık ve arıcılıkta bütüncül destek modeli
Hayvancılığın tarımsal üretimin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydeden Altay, tırnak kesme makinelerinden mobil küçükbaş hayvan yıkama ve ilaçlama makinelerine kadar çok sayıda desteğin üreticilere sunulduğunu ifade etti.
“Tarımsal üretimin ayrılmaz bir parçası olan hayvancılık alanında da önemli destekler sağladık. Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’ne 3 adet tırnak kesme makinesiyle 3 adet çift kabin pikap aracı teslim ettik. Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Beyşehir Süt Üreticileri Birliği’ne de birer adet tırnak kesme makinesi kazandırdık. Ayrıca 5 adet mobil küçükbaş hayvan yıkama ve ilaçlama makinesini üreticilerimizin hizmetine sunduk.”
Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve su ürünleri desteğine de değinen Altay, “Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde verimliliği artırmak ve hayvan sağlığını güçlendirmek amacıyla üreticilerimize 99 adet Akkaraman ve Merinos damızlık koç desteği sağladık. Su ürünleri alanında ise Beyşehir ilçemizdeki göletlere 150 bin adet yavru sazan balığı bıraktık” dedi.
Arıcılık desteklerini de aktaran Altay, şöyle konuştu:
“Arıcılığı geliştirme projemiz kapsamında, Konya Arı Yetiştiricileri Birliği’ne üye 445 üreticimize güneş enerji paneli, bal süzme makinesi, bal dinlendirme kazanı ve bal sağım çadırı desteğinde bulunduk. Ayrıca 2 bin 480 adet arı kovanı, 8 bin 580 adet plastik polen tuzaklı kovan tavanı ve 2 bin 195 adet arılı kovan desteği sağladık.”
Makine ve ekipman desteği sürüyor
Başkan Altay, üreticilerin iş yükünü hafifleten makine ve ekipman desteklerinin de devam ettiğini belirtti.
“Çiftçilerimize verdiğimiz desteklere ek olarak, sahada iş yükünü hafifleten ve verimliliği doğrudan artıran makine ve ekipman desteklerimizi de sürdürüyoruz. Buğday, arpa, mercimek ve kabak çekirdeği gibi ürünlerin temizlenmesi amacıyla 24 ilçemizde toplam 70 adet tohum eleme makinesi kazandırdık. Ayrıca tarımsal iş gücü ihtiyacını gidermek ve üretimde verimliliği artırmak amacıyla 34 adet tarımsal makine ve ekipman desteğinde bulunduk.”
Coğrafi işaretli ürünler ve markalaşma çalışmaları
Tarımda üretmek kadar üretileni değerinde ve markalı şekilde sunmanın da önemli olduğunu vurgulayan Altay, coğrafi işaretli ürünler için yapılan çalışmaları anlattı.
“Üretmek kadar, üretileni değerinde ve markalı şekilde sunabilmek de önemlidir. Bu bakış açısıyla 2024 yılında Coğrafi İşaretli Lezzetler Rotası Projemizin başvurusunu gerçekleştirdik ve projemiz kabul edilerek hayata geçti. Bu proje kapsamında Beyşehir, Kadınhanı, Derbent ve Cihanbeyli ilçelerimizde coğrafi işaretli ürün üreten kooperatifleri destekledik.”
AR-GE, dijital tarım ve Yarının Köyleri Projesi
Altay, tarımda sadece bugünü değil, geleceği de planladıklarını ifade ederek AR-GE ve teknoloji yatırımlarına dikkat çekti.
“Bir yandan sağlıklı üretimi destekliyor, diğer yandan geleceği bilgi ve AR-GE ile planlıyoruz. EDESEM Projesi’yle 50 kırsal yerleşimde anket çalışmaları gerçekleştirdik. Elde edilen verileri web tabanlı bir yazılım aracılığıyla erişilebilir hale getirdik. Ayrıca Hatıp Mahallesi’nde 32 dekar alanda 30 farklı türde tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği çalışması yürütüyoruz.
Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’ne 480 metrekare tam otomasyonlu AR-GE serası kazandırdık. Bilgisayarlı iklim kontrol sistemleriyle donatılan bu sera, akademik ve uygulamalı çalışmalara önemli katkı sağlamaktadır. Süt analiz laboratuvarı projesi kapsamında kurduğumuz laboratuvarlarla saatte 200 numune analiz kapasitesine ulaştık.
Yarının Köyleri Projesi ile köy hayatının ve tarımsal faaliyetlerin yeniden canlandırılmasını, kırsal alanların ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmesini hedefliyoruz. UNDP, Karatay Belediyesi, Karatay Üniversitesi ve Konya Ticaret Odası iş birliğiyle teknolojiyi köylere taşıyan dijital merkezler kuruyoruz. İlk merkezimizin kurulumu Yarma Mahallesi’nde devam ediyor.
Tarımsal üretimde su verimliliğini artırmak ve geleceğin tarım tekniklerini sahada gösterebilmek amacıyla hidroponik, yani topraksız tarım uygulamalarını hayata geçirdik. Bunun yanında akıllı tarım uygulamaları ve otonom sistemlerle üretimde veri temelli süreçleri yaygınlaştırıyoruz.”
Su verimliliği ve tarımsal altyapı yatırımları
Tarımın güçlü bir altyapıyla sürdürülebilir hale geleceğini vurgulayan Altay, arıtılmış su kullanımı, sulama tesisleri ve hayvan içme suyu yatırımları hakkında bilgi verdi.
“Tarım sadece eğitim ve destekle değil, güçlü bir altyapıyla sürdürülebilir hale gelir. Bu nedenle tarımsal sulama, tarımsal tesisler ve altyapı yatırımlarına ayrıca önem veriyoruz. Konya Merkez Atıksu Arıtma Tesisi’nde oluşan stabilize arıtma çamurlarını gerekli izinler alınarak 2014 yılından bu yana toprak ıslahı ve tarımsal amaçlı olarak çiftçilerimize ücretsiz sunuyoruz.
Arıtılmış atık suyun tarımsal sulamada kullanılması amacıyla mor şebeke sistemiyle geri kazanılmış suyu yeşil alanların sulamasında kullanıyoruz. Bugüne kadar 2,3 milyon metreküpten fazla suyu geri kazanarak önemli miktarda içme suyunun tasarruf edilmesini sağladık. Bu uygulamanın yaygınlaştırılması amacıyla 400 bin metreküp kapasiteli yeni geri kazanım tesisi için çalışmalara başlıyoruz.
Tarım ve hayvancılıkta su ihtiyacını karşılamak amacıyla Konya genelinde 202 adet sulama tesisi, sulama göleti ve hayvan içme suyu göleti yaptık. Bu yatırımların toplam güncel maliyeti 670 milyon liradır. Ayrıca 255 adet hayvan içme suyu sıvatı inşa ettik.”
Üreticiye satış ve işleme altyapısı sağlandı
Başkan Altay, üreticilerin ürünlerini değerinde satabilmesi için süt toplama merkezleri ve işleme tesisleri kurduklarını belirtti.
“Üreticilerimizin ürünlerini değerinde satabilmesi için süt toplama merkezleri kurduk. Cihanbeyli ilçemizin 3 mahallesinde toplam 60 ton kapasiteli süt toplama merkezlerini hizmete sunduk. Bosna Hersek ilçemizde bal dolum, paketleme ve işleme tesisini kurduk. Akören ilçemizde ise 5 ton/saat kapasiteli tohum eleme ve ilaçlama makinesini hizmete aldık. Akşehir ilçemizde kültür mantarı üretim tesisi, Güneysınır’da ise lavanta yağı üretim tesisi kurduk.
Çiftçilerimize daha etkin hizmet sunmak amacıyla Sarayönü, Ilgın, Güneysınır, Altınekin ve Derbent ilçelerimize ilçe tarım hizmet binaları kazandırdık.”
Tarımsal üretim sahaları sosyal destek ve afet yardımlarına katkı sağlıyor
Kullanılmayan arazilerin üretime kazandırıldığını belirten Altay, bu alanlarda elde edilen ürünlerin sosyal destek ve afet yardımlarında değerlendirildiğini söyledi.
“Kullanılmayan arazileri üretime kazandırmak ve bu alanlarda elde edilen ürünleri sosyal destek ile afet yardımlarında değerlendirmek amacıyla tarımsal üretim sahaları oluşturduk. Kulu Acıkuyu Tarımsal Üretim Sahası’nda buğday ve aspir üretimi yaptık. Elde edilen buğdayı un haline getirerek Pakistan’daki sel felaketinden etkilenen afetzedelere yardım olarak gönderdik. Aspir yağını ise sosyal yardımlarda kullandık.”
Afet bölgelerindeki üreticilere verilen destekleri de anlatan Altay, “Doğal afet yaşayan bölgelerdeki üreticilerimizi de yalnız bırakmadık. 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da faaliyet gösteren büyükbaş hayvan üreticilerine toplam 285 bin kilogram besi ve süt yemi desteği sağladık. Antalya Manavgat yangınlarında zarar gören 50 aileye 50 adet süt sağım makinesi hibe ettik” ifadelerini kullandı.
“Üretileni tanıtmak, markalaştırmak ve pazarlamak da büyük önem taşıyor”
Konuşmasının sonunda tarımsal üretimde pazarlama ve markalaşma boyutuna da dikkat çeken Başkan Altay, şu değerlendirmede bulundu:
“Tarımsal üretimde üretmek kadar, üretileni tanıtmak, markalaştırmak ve pazarlamak da büyük önem taşımaktadır. Hem üreticilerimizin yeni pazarlar bulmasını sağlamak hem de Konya’nın tarımsal potansiyelini ulusal ve uluslararası platformlarda anlatmak amacıyla pek çok fuar, zirve, tanıtım günü ve organizasyona katılım sağladık.”
“Tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur”
Başkan Altay, Konya’nın, sadece üretim yapan bir şehir değil; tarımı planlayan, yöneten, geliştiren ve dünyaya anlatan bir tarım başkenti olduğunu vurgulayarak, “Bugün Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk yedi ülke arasında yer alıyorsa; bu başarı, bu vizyonun bir sonucudur. Bu güçlü tarım vizyonunun en önemli merkezlerinden biri de hiç şüphesiz ki memleketimiz Konya’dır. 42 bin kilometrekare yüzölçümüne sahip şehrimizde yaklaşık 1 milyon 890 bin hektar tarım arazisi bulunmaktadır. Bu büyüklük Konya’nın tarımdaki gücünü ve potansiyelini açıkça göstermektedir. Biz şuna inanıyoruz; Tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur. Nitekim tarım; gıda güvenliğidir, istihdamdır, kalkınmadır, çevredir ve gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Sefer bizden, zafer Allah’tandır. Daha gidecek çok yolumuz, yapacak çok işimiz var. Bol yağışlı geçen kış mevsiminin ardından, alın teriyle üretim yapan tüm çiftçilerimize bereketli bir yıl diliyorum. İnşallah Konya’mızın bereketli topraklarını hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz. Hayata geçirdiğimiz tüm projelerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Basın toplantısının son bölümünde Başkan Altay, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Program workshop alanı gezisiyle sona erdi
Programın sonunda Başkan Uğur İbrahim Altay, oluşturulan tarım workshop alanını basın mensuplarıyla birlikte gezdi. Alanda tarımsal destekler, eğitim çalışmaları, üretim modelleri ve altyapı yatırımlarına ilişkin hazırlanan bölümler incelendi; böylece toplantıda anlatılan çalışmalar sahaya yansıyan yönleriyle de tanıtılmış oldu.




