Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Diz sorunlarında ameliyatsız tedaviler öne çıkıyor

Uzmanlar, spor sırasında yapılan ani yön değişiklikleri ve yanlış hareketlerin menisküs, bağ ve kıkırdak hasarlarına yol açabildiğini belirtiyor. Diz problemlerinde son yıllarda biyolojik ve ameliyatsız tedavi yöntemleri arasında PRP, hyaluronik asit ve kök hücre uygulamaları daha sık gündeme geliyor.

Uzmanlar, spor sırasında yapılan ani yön değişiklikleri ve yanlış hareketlerin

Günümüzde sağlıklı yaşam bilincinin artmasıyla birlikte spor yapanların sayısı yükselirken, yanlış hareketler nedeniyle diz yaralanmaları da daha sık görülmeye başladı. Özellikle koşu, futbol ve basketbol gibi yüksek tempolu sporlarla ilgilenen kişilerde menisküs yaralanmaları, bağ zedelenmeleri ve kıkırdak hasarları öne çıkıyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Berkin Toker, dizlerin vücudun en fazla yük taşıyan ve en aktif kullanılan eklemlerinden biri olduğunu belirterek, bu nedenle travma ve zorlanmalara açık hale geldiğini söyledi. Toker, son yıllarda ortopedi alanındaki gelişmelerle birlikte diz problemlerinde enjeksiyon tedavilerinin yaygın şekilde kullanılmaya başlandığını ifade etti.

Uzmanlara göre PRP, hyaluronik asit ve kök hücre uygulamaları, uygun hastalarda cerrahi dışı seçenekler arasında öne çıkıyor. Ancak tedavinin başarısında doğru hasta seçimi büyük önem taşıyor. Hastanın yaşı, aktivite düzeyi, klinik durumu ve dizdeki hasarın seviyesi, hangi yöntemin uygulanacağına karar verirken belirleyici oluyor.

PRP vücudun doğal iyileşmesini destekliyor

PRP, yani trombositten zengin plazma yöntemi, hastanın kendi kanından elde edilen özel plazmanın sorunlu bölgeye enjekte edilmesine dayanıyor. Bu uygulamada amaç, vücudun doğal iyileşme sürecini biyolojik olarak uyarmak, iltihabi süreci azaltmak, dokusal iyileşmeyi hızlandırmak ve ağrıyı hafifletmek.

Doç. Dr. Berkin Toker, PRP yönteminin özellikle erken dönem kıkırdak hasarlarında, patellofemoral ağrı sendromunda, hafif ve orta dereceli diz osteoartritinde ve tendon problemlerinde tercih edildiğini belirtti. Özellikle yüklenmeye bağlı kronik diz ağrılarında ameliyatsız bir seçenek olarak öne çıktığını söyleyen Toker, ileri derecede mekanik deformite ya da tam kat kıkırdak kaybında ise tek başına yeterli olmayabileceğini vurguladı.

PRP uygulamasında hastadan alınan kan santrifüj edilerek ayrıştırılıyor ve elde edilen materyal eklem içine ya da sorunlu dokuya enjekte ediliyor. Genellikle 1 ila 3 seans yeterli olurken, işlem 10-15 dakikada tamamlanıyor ve hastanede yatış gerektirmiyor. Etkinin 2-4 hafta içinde başladığı, en yüksek faydanın ise 6-8 hafta arasında görüldüğü belirtiliyor. Etki süresi hastaya ve sorunun derecesine göre değişmekle birlikte ortalama 6 ila 12 ay sürebiliyor.

Kök hücre tedavisi daha ileri biyolojik yaklaşım sunuyor

Diz sorunlarında kullanılan kök hücre tedavileri ise çoğunlukla kemik iliği veya yağ dokusundan elde edilen mezenkimal kök hücreleri içeriyor. Bu yöntemde amaç, hasarlı kıkırdak ya da yumuşak dokularda biyolojik onarımı desteklemek, inflamasyonu baskılamak ve hücrelerin onarım sürecini harekete geçirmek.

Doç. Dr. Toker, kök hücre tedavisinin PRP ve hyaluronik aside göre daha kompleks ve daha ileri biyolojik bir yaklaşım olduğunu belirterek, daha uzun süreli koruma sağlayabildiğini ifade etti. Yöntem, fokal kıkırdak defektlerinde, erken ve orta evre kıkırdak dejenerasyonlarında ve bazı menisküs yaralanmalarında destekleyici tedavi olarak kullanılabiliyor.

Özellikle spor yapan ve aktif yaşam süren genç erişkinlerde cerrahiye alternatif veya destekleyici uygulama olarak planlanabilen kök hücre tedavisinin, ileri evre kemik deformitesi bulunan artroz vakalarında ise tek başına yeterli olmadığı belirtiliyor.

Bu yöntemde hastadan alınan kemik iliği aspiratı ya da yağ dokusu özel işlemlerden geçirilerek yoğunlaştırılıyor. Ardından genellikle ameliyathane şartlarında eklem içine ya da lezyonlu bölgeye enjekte ediliyor. İşlem 30 ila 45 dakikada tamamlanıyor. Kök hücre tedavisinin etkisi genellikle 4-8 hafta içinde hissedilmeye başlanıyor, maksimum biyolojik etki ise 3-6 ay arasında ortaya çıkıyor. Uygun hasta grubunda etkinin 1 ila 2 yıl sürebildiği ifade ediliyor.

Hyaluronik asit eklem içi kayganlığı artırıyor

Diz eklem sıvısının doğal bileşenlerinden biri olan hyaluronik asit, özellikle osteoartrit ve yoğun yüklenmeye bağlı durumlarda azalan kayganlığı yeniden artırmak amacıyla uygulanıyor. Eklem içine verilen hyaluronik asit, adeta “eklem yağı” gibi görev yaparak mekanik sürtünmeyi azaltıyor, ağrıyı hafifletiyor ve eklem hareket açıklığını artırıyor.

Bu yöntem, hafif, orta ve ileri dereceli diz kireçlenmesinde, kondromalazi patellada ve yüklenmeye bağlı eklem ağrılarında tercih ediliyor. Mekanik sürtünmenin ön planda olduğu durumlarda etkili sonuçlar alınabildiği belirtilirken, ileri evre kıkırdak kaybında ise etkinin sınırlı kalabildiği ifade ediliyor.

Hyaluronik asit, poliklinik şartlarında eklem içine enjeksiyon şeklinde uygulanıyor. Tek doz ya da 3 dozluk kürler şeklinde planlanabilen işlem yaklaşık 15 dakika sürüyor. Hastalar aynı gün normal yaşamına dönebiliyor, çoğu hasta 2-3 gün içinde spor hayatına yeniden başlayabiliyor. Etkinin genellikle 1-3 hafta içinde hissedildiği ve ortalama 6-9 ay sürdüğü belirtiliyor.

Tedavide doğru hasta seçimi belirleyici oluyor

Uzmanlar, bu biyolojik ve enjeksiyon temelli yöntemlerin her hastada aynı sonucu vermediğini, bu nedenle kişiye özel değerlendirme yapılması gerektiğini vurguluyor. Doç. Dr. Berkin Toker, dizdeki hasarın derecesi, hastanın beklentileri, yaşı ve günlük aktivite düzeyinin tedavi planlamasında mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

Son yıllarda bu alandaki gelişmelerin hız kazandığını söyleyen Toker, özellikle kök hücre uygulamalarının yakın gelecekte daha da yaygınlaşmasının beklendiğini ifade ediyor. Ancak uzmanlar, tüm bu yöntemlerde başarının anahtarının doğru tanı, doğru zamanlama ve doğru hasta seçimi olduğunun altını çiziyor.