TikTok’un gençler için eğlence, sosyalleşme ve kendini ifade etme alanı haline gelmesi, ebeveynlerde güvenlik kaygılarını da artırdı. Ancak çocukların hesaplarını gizlice takip etmek ya da her paylaşımına müdahale etmek, dijital riskleri azaltmak yerine gençleri ailelerinden uzaklaştırabiliyor.
Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, ebeveynlerin iyi niyetli gözetim çabasının gençler tarafından baskı ve denetim olarak algılanabildiğini belirterek, bu durumun gizli hesapların açılmasına ve aile içi güven ilişkisinin zedelenmesine yol açabileceğini söyledi.
“Amaç her adımı izlemek değil, güvenli iletişim kurmak”
Alev Akkoyunlu, ergenlik döneminin gençlerin kendi sınırlarını çizdiği hassas bir süreç olduğunu belirterek, ebeveynlerin aşırı baskıcı tutumunun ters etki oluşturabileceğini ifade etti.
Akkoyunlu, “Ebeveynlerin çocuklarını koruma içgüdüsüyle TikTok veya diğer sosyal medya platformlarında uyguladığı aşırı baskı, aradaki güven bağını tamamen zedeliyor. Gönderilere yapılan ebeveyn yorumları, gençler için utanç verici bir duruma dönüşüyor ve onları dijital dünyada daha da gizlenmeye itiyor. Bizim asıl amacımız her adımı izlemek yerine, çocuklarımızın siber zorbalık, oltalama tuzakları ve zararlı içeriklerle karşılaştıklarında bize gelmelerini sağlayacak o güvenli iletişim ortamını inşa etmekten geçiyor” dedi.
Gençler gizli hesaplara yönelebiliyor
Değerlendirmeye göre sürekli izlendiğini ya da yargılandığını hisseden gençler, kendilerini daha rahat ifade edebilmek için ailelerinden gizli ikinci hesaplar açabiliyor. Bu da ebeveynlerin çocuklarını dijital risklerden koruma imkanını daha da zorlaştırıyor.
Uzmanlar, gençlerin bağımsızlık arayışına saygı gösterilmesi gerektiğini, aynı zamanda siber tehditlere karşı bilinçli ve dengeli bir koruma yaklaşımı geliştirilmesinin önem taşıdığını belirtiyor.
Ebeveynler için 5 kritik öneri
Alev Akkoyunlu, ebeveynlerin TikTok kullanımını yönetirken güven ilişkisini koruyabilmesi için 5 temel noktaya dikkat çekti.
İlk olarak, çocuğun hesabını takip etme niyetinin gizli biçimde değil açık ve şeffaf şekilde konuşulması gerektiği belirtildi. Uzmanlara göre gizli takip ortaya çıktığında güven ciddi biçimde sarsılıyor.
İkinci olarak, ebeveynlerin çocuklarının her gönderisine yorum yapmaktan ve doğrudan müdahaleden kaçınması gerektiği ifade edildi. Bu tür davranışların gençler açısından arkadaş çevresinde utanç verici bir tabloya dönüşebileceği vurgulandı.
Üçüncü olarak, görülen içeriklerin sorgulayıcı ya da yargılayıcı bir dille değil, doğal bir sohbet başlatıcısı olarak kullanılmasının daha sağlıklı olduğu kaydedildi. Siber zorbalık, beden algısı ve dijital baskı gibi konuların günlük iletişim içinde ele alınması önerildi.
Dördüncü başlıkta ise TikTok’un sunduğu aile eşlemesi, ekran süresi yönetimi ve kısıtlı mod gibi güvenlik araçlarının çocukla birlikte gözden geçirilmesi gerektiği belirtildi. Hesap gizliliği ve yabancılarla iletişim konusunda ortak kurallar oluşturulmasının önemine dikkat çekildi.
Beşinci öneri olarak da kapsamlı bir dijital güvenlik çözümünün arka planda koruma sağlaması tavsiye edildi. Böylece ebeveynin her an fiziksel ya da dijital gözetim uygulamadan da çocukların zararlı bağlantılar, oltalama girişimleri ve siber saldırılar karşısında korunabileceği ifade edildi.
Dijital dünyada denge vurgusu
Uzmanlar, gençleri dijital tehditlerden korumanın yolunun yalnızca kontrol mekanizmalarından geçmediğini, asıl belirleyici unsurun aile içinde kurulan güven ilişkisi olduğunu belirtiyor. Buna göre çocukların kendilerini güvende hissedeceği, sorun yaşadığında ailesine başvurabileceği bir iletişim zemini oluşturmak, uzun vadede daha etkili bir koruma sağlıyor.




