Mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde “Olağan Şüpheli: Endometriozis” etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen endometriozisin yol açtığı sağlık sorunları, tanı sürecindeki gecikmeler ve güncel tedavi yöntemleri ele alındı. Söyleşinin moderatörlüğünü sunucu ve televizyon programcısı Esra Erol üstlenirken, hastalar da yaşadıkları zorlu süreci paylaştı.
Uzmanlara göre endometriozis, rahim iç dokusunun rahim dışında yerleşmesiyle ortaya çıkıyor. Üreme çağındaki kadınlarda görülen bu hastalık, şiddetli ağrılara yol açabiliyor, kısırlık riskini artırabiliyor ve bazı vakalarda organ kaybına kadar ilerleyebiliyor. Türkiye’de 2 milyonu aşkın kadını etkilediği belirtilen hastalığın, farklı rahatsızlıklarla karıştırılması nedeniyle tanısının çoğu zaman geç konulduğu ifade ediliyor.
“Her 10 kadından 1’ini etkiliyor”
Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, endometriozisin dünyada oldukça yaygın görülen ancak tanısı uzun yıllar alabilen bir hastalık olduğunu söyledi. Hastalığın özellikle yumurtalıklara ve komşu organlara yerleşebildiğini belirten Usta, bunun ciddi ağrılarla ve kısırlıkla sonuçlanabildiğini ifade etti.
Prof. Dr. Usta, endometriozisin özellikle 20’li ve 30’lu yaşlarda görülebildiğini belirterek, “10 kadından 1 tanesini etkileyen bir riskten bahsediyoruz. Erken tanı çok önemli. Hastalık ilerlediğinde rahim, tüpler, yumurtalıklar ve birçok organ etkilenmiş oluyor. Bu grup hastada işimiz çok zorlaşıyor. Farkındalık çalışmalarının en önemli amacı da erken tanı koymak ve tedavi fırsatını kaçırmamak” dedi.
Bel fıtığı ya da hassas bağırsak sendromuyla karışabiliyor
Endometriozisin yol açtığı ağrıların başka hastalıklarla da benzerlik gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Taner Usta, bu nedenle tanı sürecinin gecikebildiğini söyledi. Karın ve pelvik bölgede görülen ağrıların bel fıtığı ya da hassas bağırsak sendromu gibi sorunlarla karıştırılabildiğini ifade eden Usta, özellikle adet veya yumurtlama dönemiyle bağlantılı ağrılarda endometriozisin mutlaka akla gelmesi gerektiğini vurguladı.
Tedavide ilaçtan cerrahiye farklı yöntemler uygulanıyor
Prof. Dr. Usta, tedavi sürecinin hastalığın yayılımına ve etkilediği organlara göre planlandığını belirtti. İlaç tedavilerinden sıkça yararlanıldığını ifade eden Usta, yumurtalık rezervinde azalma görülen hastalarda yumurta ya da embriyo dondurma gibi seçeneklerin de değerlendirildiğini söyledi.
Derin tutulum, organları tehdit eden yayılım ya da şüpheli görüntü saptanması halinde ise cerrahi tedavinin gündeme geldiğini belirten Usta, erken müdahalenin hastalığın ilerlemesini önlemede önemli rol oynadığını dile getirdi.
Esra Erol: “Bu hastalığı yüksek sesle konuşmalıyız”
Etkinliğin moderatörlüğünü ikinci kez üstlenen Esra Erol da endometriozisin toplumda yeterince konuşulmadığını vurguladı. Kadın hastalıklarının kültürel nedenler ve önyargılar yüzünden çoğu zaman açık şekilde dile getirilemediğini belirten Erol, bu durumun farkındalık eksikliğini büyüttüğünü söyledi.
Esra Erol, kadınların yaşadığı ağrıların çoğu zaman “naz yapıyorsun” ya da “psikolojiktir” denilerek küçümsendiğini ifade ederek, endometriozisin çok ciddi bir hastalık olduğunu, erken teşhis ve doğru tanı için toplumda daha yüksek sesle konuşulması gerektiğini belirtti.
“7 yılda tanı aldım, keşke daha önce bilseydim”
Etkinlikte söz alan 48 yaşındaki Aygen Yapıcıkardeşler, hastalığına 7 yıl boyunca tanı konulamadığını anlattı. Bir yıl önce bağırsakta da görülen derin endometriozis tanısı aldığını belirten Yapıcıkardeşler, bağırsağında 4,5 santimetrelik endometriozis nedeniyle ameliyat olduğunu söyledi.
Sorunlarının yaklaşık 8 yıl önce sol tüpte tıkanıklıkla başladığını dile getiren Yapıcıkardeşler, o dönemde endometriozis tanısı almadığını, bu kavramı ancak son bir yıl içinde öğrendiğini anlattı. Daha erken tanı konulmuş olsaydı hastalığın bağırsaklara ilerlemeyebileceğini belirten Yapıcıkardeşler, yaşadığı gecikmenin tedavi sürecini zorlaştırdığını ifade etti.
“Hamileliğimin 30. haftasında büyük bir şok yaşadım”
28 yaşındaki Öykü Güncan da hiçbir şikayeti yokken 2023 yılında rutin kontrolde endometriozis tanısı aldığını ancak bunu önemsemediğini söyledi. Evlendikten kısa süre sonra çikolata kistinin patlaması nedeniyle acil ameliyata alındığını anlatan Güncan, hamileliği sırasında kistin büyümeye devam ettiğini belirtti.
Hamileliğinin 30’uncu haftasında doktorundan doğumun bu şekilde sürdürülemeyeceğini öğrendiğini dile getiren Güncan, daha sonra Prof. Dr. Taner Usta’ya başvurduğunu söyledi. Doğuma kadar yakın takiple izlendiğini anlatan Güncan’ın, 30 haftalıkken 6 santimetre olan endometriozis odağının doğum sırasında 8 santimetreye ulaştığı görüldü. Sezaryen sırasında çikolata kistinin boşaltıldığı ve hastanın hem bebeğine kavuştuğu hem de sağlık sorunundan kurtulduğu belirtildi.
Farkındalık etkinliği atölye çalışmasıyla tamamlandı
Söyleşinin ardından düzenlenen atölye çalışmasında katılımcılar, Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında bahar çiçeklerinden süsler hazırladı. Etkinlikte hem uzman anlatımları hem de hasta deneyimleriyle, endometriozisin erken fark edilmesi ve toplumda daha görünür hale gelmesi gerektiği mesajı öne çıktı.




