Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz kurumlarında yürütülen manevi rehberlik ve eğitim faaliyetlerine ilişkin açıklamada bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gürlek, hükümlü ve tutukluların yeniden topluma kazandırılmasını destekleyen çalışmalar kapsamında önemli bir artış yaşandığını bildirdi.
Bakan Gürlek, Diyanet İşleri Başkanlığı ile iş birliği içinde sürdürülen faaliyetlerde 976 din görevlisinin aktif olarak görev yaptığını belirtti. Ceza infaz kurumlarında manevi gelişimi desteklemeye yönelik çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Gürlek, 2026 yılında hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklunun sınavlara katıldığını açıkladı.
25 kişi hafızlık icazet belgesi aldı
Bakan Gürlek’in verdiği bilgiye göre, ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen sınavlarda başarılı olan 25 kişi, Hafızlık İcazet Belgesi almaya hak kazandı. Bu sonuçla birlikte ceza infaz kurumlarındaki toplam hafız sayısı 145’ten 170’e yükseldi.
Gürlek açıklamasında, “Bu çerçevede 2026 yılında hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklu, ceza infaz kurumlarımızda gerçekleştirilen sınavlara katıldı. Başarılı olan 25 kişi, Hafızlık İcazet Belgesi almaya hak kazandı. Bu başarıyla birlikte ceza infaz kurumlarımızdaki toplam hafız sayısı 145’ten 170’e yükseldi” ifadelerini kullandı.
Diyanet’e teşekkür mesajı
Adalet Bakanı Gürlek, sürece sağlanan katkı dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’na da teşekkür etti. Gürlek, “Bu süreçte sağlanan katkı ve iş birliği dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığımıza özellikle teşekkür ediyorum. Hükümlü ve tutukluların manevi gelişimini destekleyen çalışmalarla topluma uyum süreçlerine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Amaç topluma uyum sürecini güçlendirmek
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan paylaşımda da ceza infaz kurumlarında yürütülen manevi rehberlik faaliyetlerinin kapsamına ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından, Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde sürdürülen çalışmaların; hükümlü ve tutukluların manevi gelişimini desteklemek, yeniden suç işleme riskini azaltmak ve topluma uyum süreçlerini güçlendirmek amacıyla yürütüldüğü ifade edildi.
Ceza infaz kurumlarında sürdürülen bu faaliyetlerin, yalnızca dini eğitim değil, aynı zamanda bireylerin yeniden topluma kazandırılması açısından da önemli bir destek mekanizması olarak değerlendirildiği belirtildi.




