AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla İstanbul Beşiktaş’ta düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’ni ziyaret etti. Çelik, zirve kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile birlikte panel salonlarını gezmesinin ardından gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dünyada hem insanlığın hem de hakikatin saldırı altında olduğunu belirten Çelik, savaşların yalnızca sahada değil, iletişim alanında da yürütüldüğünü söyledi. Gazze’deki soykırım, İran’a yönelik saldırılar ve bunlara eşlik eden propaganda faaliyetlerinin hakikatin üzerini örtmeye dönük olduğunu savunan Çelik, sosyal medya algoritmaları ve dijital içeriklerin de bu süreçte bir araç haline getirildiğini ifade etti.
Çelik, özellikle gazetecilerin çatışma bölgelerinde zor şartlarda görev yaptığını, fiziki saldırıların yanı sıra sahadan aktarılan bilgilerin de manipüle edilmeye çalışıldığını dile getirdi. Bu tablo karşısında hakikatin savunulması için yeni bir “direniş hattı” kurulması gerektiğini söyleyen Çelik, iletişim dilinin ve kullanılan kavramların doğru biçimde yerli yerine oturtulmasının kritik önemde olduğunu kaydetti.
İsrail’in Filistin politikalarına da değinen Çelik, Netanyahu’yu doğrudan sivillerin ölümünden sorumlu tuttu. Netanyahu’nun sivillerin hedef alınamayacağı yönündeki söylemlerini eleştiren Çelik, “Bugün hem bölge barışını hem insanların hayatını tehdit eden şey, soykırım şebekesi ve soykırım şebekesinin başındaki Netanyahu’dur” değerlendirmesinde bulundu. Çelik, İsrail’in güvenliği gerçekten önemseniyorsa bunun yolunun Netanyahu hükümetinin değişmesinden geçtiğini savundu.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin de konuşan Çelik, bu müdahaleleri “gayriinsani, gayrimeşru, haksız ve uluslararası hukuka aykırı” olarak tanımladı. İran’la yürütülen müzakere süreçlerine rağmen saldırıların sürdüğünü belirten Çelik, bölgede daha büyük felaketlerin önüne geçilmesi için öncelikle bu saldırıların durması gerektiğini söyledi.
Çelik, İsrail’in başka ülkelerde rejim değişikliği talep etmesini de uluslararası hukuk açısından meşru görmediklerini ifade etti. Bir ülkenin rejiminin beğenilmemesi gerekçesiyle bombalanmasının dünyayı daha büyük bir kaosa sürükleyeceğini vurgulayan Çelik, Pakistan’daki temasların ve diplomatik girişimlerin çatışmaların sona erdirilmesi için zemin oluşturmasını umduklarını sözlerine ekledi.




