Siber suçluların hedefinde artık yalnızca banka hesapları değil; WhatsApp, Instagram, LinkedIn, YouTube, Spotify ve e-posta hesapları da var. Kişisel verilere ulaşmak, kullanıcıları taklit etmek ya da finansal zarar oluşturmak isteyen saldırganlar için hiçbir çevrimiçi hesabın tamamen güvenli olmadığına dikkat çekilirken, hesap ele geçirilmesi durumunda ilk dakikaların kritik olduğu vurgulanıyor.
Siber güvenlik şirketi ESET’in paylaştığı bilgilere göre, bir hesabın hacklenmesinden sonra en büyük engel çoğu zaman panik oluyor. Oysa net bir acil durum planı, saldırganın attığı adımları boşa çıkarmada önemli rol oynuyor. Uzmanlar, hesap ele geçirildiğinde ilk olarak sakin kalınması ve zaman kaybetmeden harekete geçilmesi gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlara göre saldırganlar hesaba erişim sağladıktan sonra ilk iş olarak kurtarma e-posta adresini değiştirebiliyor, kendi yedekleme kodlarını ekleyebiliyor ya da parolanın değiştirilmesinden sonra bile hesabı izlemeye devam edebilmek için gizli yönlendirme kuralları oluşturabiliyor. Bu nedenle ilk 15 dakika içinde atılacak doğru adımlar, hesabın tamamen kaybedilmesini önleyebiliyor.
İlk 2 dakikada hasar sınırlandırılmalı
Bir hesabın ele geçirildiği fark edildiğinde öncelikle hesaba hâlâ erişim olup olmadığı kontrol edilmeli. Erişim varsa, ihlalin nasıl gerçekleşmiş olabileceği düşünülmeli ve mümkünse ilk fark edilen cihaz yerine başka bir cihaz kullanılmalı. Hesaba hiç erişilemiyorsa doğrudan ilgili platformun destek sayfasına gidilerek hesap kurtarma süreci başlatılmalı.
Finansal hesaplar söz konusuysa bankanın ya da kredi kartı sağlayıcısının hemen aranması ve işlemlerin engellenmesinin talep edilmesi gerekiyor. Ayrıca hesabın izlemeye alınması da özellikle istenmeli.
Uzmanlar, kötü amaçlı yazılımdan şüpheleniliyorsa cihazın internet bağlantısının derhal kesilmesini öneriyor. Çünkü aktif bir zararlı yazılım, verileri sızdırıyor ya da saldırganla gerçek zamanlı iletişim kuruyor olabilir. Cihazda güncel bir güvenlik yazılımı varsa tam tarama başlatılması, ancak tarama sürerken başka bir cihazdan diğer adımlara geçilmesi tavsiye ediliyor.
Bu aşamada önemli bir başka uyarı da, hiçbir şeyi aceleyle silmemek. Çünkü platformlar, hesap kurtarma sürecinde şüpheli mesajlar ya da diğer dijital izleri kanıt olarak isteyebiliyor.
3 ila 6. dakikada güvenli erişim yeniden kurulmalı
Saldırı e-posta hesabını etkilediyse, saldırganların sessizce eklediği e-posta yönlendirme kurallarının kontrol edilmesi gerekiyor. Bu kurallar, kontrol yeniden sağlansa bile gelen mesajların bir kopyasının saldırgana gitmesine neden olabiliyor. Ayarlar bölümünde yer alan yönlendirme kuralları incelenmeli ve kullanıcı tarafından oluşturulmayan tüm kurallar kaldırılmalı.
Ayrıca kurtarma ayarları da gözden geçirilmeli. Yedek e-posta adresi, kurtarma telefon numarası ve yedek kodlar kontrol edilerek saldırganın eklediği unsurlar varsa temizlenmeli. Ardından güvenilir olduğu bilinen bir cihazdan parola değiştirilmeli. Yeni parolanın güçlü ve benzersiz olması, daha önce kullanılan parolaların benzeri olmaması gerektiği vurgulanıyor.
Hizmet istemese bile iki faktörlü kimlik doğrulamanın aktif edilmesi öneriliyor. Tek kullanımlık 2FA kurtarma kodlarının çevrim dışı ve tercihen basılı şekilde saklanması da kritik önem taşıyor. Son aşamada ise tüm aktif oturumların kapatılması ve bağlı üçüncü taraf uygulamaların erişim izinlerinin kaldırılması gerekiyor.
7 ila 10. dakikada diğer hesaplar kontrol edilmeli
Uzmanlar, aynı parolanın başka platformlarda da kullanılmış olması halinde tüm hesaplarda şifre değişikliğine gidilmesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü saldırganlar, ele geçirdikleri kullanıcı adı-parola kombinasyonlarını başka platformlarda da otomatik olarak deneyebiliyor.
Bu aşamada oturum açma geçmişi ve son etkinlikler incelenmeli. Tanınmayan giriş denemeleri, değiştirilmiş iletişim bilgileri, kullanıcının göndermediği mesajlar ve tanımadığı satın alma veya işlemler tek tek kontrol edilmeli. Özellikle e-posta hesabı ayrı bir önem taşıyor. Uzmanlara göre e-posta kutusunu ele geçirmek, çoğu zaman dijital kimliğin büyük bölümünü kontrol etmek anlamına geliyor.
11 ila 13. dakikada cihaz temizliği yapılmalı
Cihaza yüklenen yazılımlar gözden geçirilmeli ve kullanıcının yüklemediği ya da tanımadığı uygulamalar kaldırılmalı. Tarayıcı uzantılarının da tek tek incelenmesi gerekiyor. Çünkü zararlı eklentiler çoğu zaman fark edilmeden aktif kalabiliyor.
İşletim sisteminin ve diğer yazılımların güncel sürümde olup olmadığı da kontrol edilmeli. Güvenlik açıklarının büyük bölümü yazılım güncellemeleriyle kapatıldığı için eski sürümler saldırganlar için kolay hedef haline gelebiliyor.
14. dakikadan sonra yakın çevre uyarılmalı
Hesap ele geçirildiyse aile bireyleri ve yakın çevre mümkün olan en kısa sürede bilgilendirilmeli. Çünkü saldırgan, kişinin kimliğine bürünerek rehberindeki kişilere zararlı bağlantılar gönderebilir ya da para talebinde bulunabilir. Yakın çevrenin erken uyarılması, zincirleme mağduriyet riskini azaltıyor.
Olayın ilgili platforma bildirilmesi, finansal hesaplar etkilenmişse bankayla doğrudan görüşülmesi ve güvenlik yazılımının tamamlanan tarama sonuçlarının dikkatlice incelenmesi de sürecin son ama önemli aşamaları arasında yer alıyor.
Risk nasıl azaltılır?
Uzmanlar, hesap ele geçirilme riskini azaltmak için her hesapta güçlü ve benzersiz parola kullanılmasını öneriyor. Parola yöneticileri, her platform için ayrı ve güçlü parola üretme konusunda kullanıcıya önemli kolaylık sağlıyor.
İki faktörlü kimlik doğrulama, parola çalınsa bile saldırganın hesabı ele geçirmesini zorlaştırıyor. Yazılımların güncel tutulması, kimlik avı saldırılarına karşı dikkatli olunması ve sunuluyorsa geçiş anahtarı gibi daha güvenli giriş yöntemlerinin tercih edilmesi de koruma katmanını artırıyor.
Uzmanlar ayrıca, çok katmanlı bir güvenlik çözümünün kullanılmasının ve kişisel bilgilerin internetin karanlık alanlarında sızdırılıp sızdırılmadığını takip eden kimlik koruma hizmetlerinden yararlanılmasının da önemli olduğunu vurguluyor.




