Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türk Dünyasının Ortak Mirası Nevruz” isimli kitabın takdim yazısında, tarihin milletlerin hafızası, medeniyetlerin kök hücresi ve geleceğe yön veren sarsılmaz bir pusula olduğunu ifade etti. Erdoğan, Türk milletini ayakta tutan en önemli unsurlardan birinin köklere ve ortak kültürel değerlere duyulan güçlü aidiyet olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adriyatik kıyılarından Çin Seddi’ne, Türkistan bozkırlarından Balkanlar’ın yeşil dağlarına kadar uzanan geniş gönül coğrafyasında Nevruz Bayramı’nın yüzyıllardır aynı coşku ve heyecanla kutlandığını kaydetti. Nevruz’un tabiatın uyanışını ve baharın gelişini müjdeleyen bir takvim yaprağından çok daha fazlası olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu bayramın milletin zorluklar karşısındaki dirayetini ve kardeşliğini simgelediğini ifade etti.
Nevruz’un ayrılığın değil birlik ve beraberliğin, diri olmanın ve kardeşliğin günü olduğunu belirten Erdoğan, bu ortak değerin 86 milyonun ve sınırları aşan gönül coğrafyasının ortak şenliği olduğunu söyledi.
“Karanlık zihniyeti tarihin çöplüğüne gömdük”
Takdim yazısında Türk dünyasının son iki asırda büyük zorluklar, çileler ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya kaldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, münevverlerin zindanlara atıldığı, sürgün edildiği, kadim kimliklerin, dillerin ve inanç değerlerinin yasaklandığı dönemin geride bırakıldığını belirtti.
Tek parti döneminde Türkiye sınırları dışında “Türk var” demenin dahi suç sayıldığı anlayışın tarihin çöplüğüne gömüldüğünü ifade eden Erdoğan, merhum İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” sözüyle yaktığı meşalenin bugün Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında devasa bir küresel güce dönüştüğünü vurguladı.
“Aynı hissiyatla çarpan kalpleriz”
Türkiye olarak Türk dünyası ile kucaklaşmayı ve her alanda iş birliğini dış politikanın temel hedeflerinden biri olarak belirlediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilan edilen 2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi ile siyasetten ekonomiye, enerjiden Orta Koridor’un inşasına kadar birçok alanda kader ortaklığının güçlendirildiğini söyledi.
Erdoğan, asıl kalıcı ve sarsılmaz bağın eğitim, bilim, kültür ve sanat yoluyla kurulacağının bilincinde olduklarını ifade etti. Cengiz Aytmatov’un eserleri ile Oğuznamelerin ortak Türk alfabesiyle basılmasını tarihi bir adım olarak niteleyen Erdoğan, ortak tarih, coğrafya ve edebiyat müfredatları ile genç nesillerin ortak bir tarih şuuru ile yetiştirildiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasındaki üniversiteler, TÜBA ve Türk Akademisi’nin bu süreçte önemli gayret ortaya koyduğunu, ilim ve fikir köprüleri sağlam kurulduğunda siyasi ve ekonomik köprülerin de yıkılmaz birer abideye dönüşeceğini ifade etti.
Nevruz Bayramı’nın, tıpkı 3 Ekim Türk İş Birliği Günü gibi Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında tüm Türk dünyasının “Ortak Anma ve Kutlama Günü” ilan edilmesi yönündeki iradenin, ortak bilincin kurumsallaşması amacı taşıdığına dikkat çeken Erdoğan, Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Mahtumkulu Firaki, Ahmet Cevat ve Süleyman Çolpan’ın aynı manevi hamurda buluşan isimler olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Gazze’deki mazluma ağlarken de Karabağ’da azatlık ateşini yakarken de aynı hissiyatla çarpan kalpleriz” ifadesiyle Türk dünyasının ortak acı ve sevinçlerde birleşen büyük bir aile olduğunu belirtti.
36 akademisyenden 33 makale
Cumhurbaşkanı Erdoğan, elindeki eserin böyle kutlu ve tarihi bir hedefe hizmet ettiğini memnuniyetle gördüğünü belirterek, Türk dünyasının dört bir yanından bilim insanlarının katkılarıyla hazırlanan kitabın kültürel hafızayı diri tutacağını ve gençlere ilham vereceğini ifade etti. Eserin, “Türkiye Yüzyılı” ve “Türk Dünyası Asrı”nın inşasında sağlam bir irfan tuğlası olacağına yürekten inandığını kaydetti.
Eserin hazırlanmasında emeği geçen Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı’nı ve tüm akademisyenleri tebrik eden Erdoğan, baharın müjdecisi Nevruz’un tüm insanlığa, Türkiye’ye ve Türk dünyasına barış, huzur ve refah getirmesi temennisinde bulundu.
Kitapta, yurt içinden ve yurt dışından 36 akademisyenin kaleme aldığı 33 makale yer alıyor. Eserde Nevruz’un Türk dünyasındaki önemi, tarihi birikimi ve farklı boyutlarıyla ortak kültürel zemini kapsamlı biçimde ele alınıyor.





