Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Savaşın faturası ağır: Enerjide günlük kayıp 2,3 milyar doları buldu

ABD-İsrail ile İran arasında süren savaşın Hürmüz Boğazı’nı fiilen işlemez hale getirmesi, Körfez ekonomilerinde ağır bir enerji krizine yol açtı. Uzmanlara göre bölgedeki toplam günlük kayıp 2,3 milyar dolar seviyesine ulaştı.

ABD-İsrail ile İran arasında süren savaşın Hürmüz Boğazı’nı fiilen işlemez

ABD-İsrail ve İran arasında tırmanan savaş, küresel enerji piyasalarının kalbi sayılan Körfez bölgesinde derin bir ekonomik sarsıntıya neden oldu. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla birlikte petrol ve doğalgaz sevkiyatında yaşanan büyük aksama, başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn ve Irak olmak üzere bölge ülkelerinde milyarlarca dolarlık kayba yol açtı.

Uzman değerlendirmelerine göre enerji krizinin Körfez ülkelerine günlük maliyeti yaklaşık 2,3 milyar doları buluyor. Savaşın ilk üç haftasında ortaya çıkan tablo, yalnızca enerji üretimi ve ihracatını değil; ticaret yollarını, lojistik akışını, finans hareketliliğini ve turizm gelirlerini de ciddi biçimde etkiledi.

Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanma küresel arzı vurdu

Körfez bölgesi, günlük yaklaşık 30 milyon varillik petrol üretimiyle dünya petrol arzının yaklaşık üçte birini karşılıyor. Aynı zamanda küresel petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden yapılıyor. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin LNG sevkiyatları ile Suudi Arabistan, Kuveyt ve Irak’ın petrol ihracatının büyük kısmı da bu dar geçitten dünya pazarlarına ulaşıyor.

Savaşın üçüncü haftasında Körfez ülkelerinin petrol ihracatı yüzde 60’tan fazla düşerek günlük 25,1 milyon varilden 9,7 milyon varile geriledi. Bu düşüş, küresel enerji arzında ciddi bir kırılma olarak değerlendirildi.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 25’i Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi büyük Asya ekonomileri de Körfez petrolüne büyük ölçüde bağımlı durumda bulunuyor. Bölgeden çıkan ham petrolün yüzde 44’ünün Çin ve Hindistan’a ihraç edilmesi, yaşanan krizin etkisini küresel ölçekte daha da büyütüyor.

Modern tarihin en büyük arz kesintilerinden biri

Yaklaşık 15 milyon varillik arz kaybı, modern tarihte yaşanan en büyük petrol kesintilerinden biri olarak görülüyor. LNG ve petrokimya gelirleri hariç tutulduğunda, Körfez ülkelerinin son iki haftadaki petrol gelir kaybının 25 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. LNG ve diğer enerji kalemleri de dahil edildiğinde toplam zararın daha da artmasından endişe ediliyor.

Stratejik geçitte enerji ticaretinin durma noktasına gelmesi, petrol piyasalarında arz endişesini derinleştirirken fiyatlarda da sert yükselişi beraberinde getirdi. Petrol fiyatlarının kısa sürede varil başına 100 doların üzerine çıkmasının ardından, IEA üyesi ülkeler toplam 400 milyon varillik acil durum petrol stokunu piyasaya sunma konusunda anlaşmaya vardı.

Bu adımın fiyatların kontrolsüz şekilde yükselmesini önlediği ve rafinerilerin kısa vadeli ham petrol ihtiyacını karşılamasına katkı sağladığı değerlendirilirken, analistler bunun tek başına kalıcı bir fiyat düşüşü yaratmasının zor olduğuna işaret ediyor. Piyasada panik etkisinin bir süre sınırlandırılabileceği, ancak yapısal riskin sürdüğü vurgulanıyor.

Suudi Arabistan’ın kaybı 1 milyar dolara yaklaştı

Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi Başkanı Oğuzhan Akyener, enerji krizinin Körfez ülkelerinde günlük toplam kaybının yaklaşık 2,3 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtti.

Akyener’in değerlendirmesine göre yıllık petrol ve doğalgaz gelirlerinde 230 milyar dolarla ilk sırada yer alan Suudi Arabistan’ı, 140 milyar dolarla BAE, 120 milyar dolarla Katar, 100 milyar dolarla Kuveyt, 55 milyar dolarla Umman ve 15 milyar dolarla Bahreyn izliyor.

Dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri olan ve OPEC içinde belirleyici konumda bulunan Suudi Arabistan’da devlet gelirlerinin yaklaşık yüzde 60’ı petrol kaynaklarından elde ediliyor. Son iki haftalık gelişmelerin ardından ülkenin günlük kaybının 1 milyar dolara yaklaştığı hesaplanıyor.

BAE, Katar ve Kuveyt de ağır darbe aldı

Birleşik Arap Emirlikleri’nin günlük 3 milyon varil petrol üretimi bulunduğu, ülke gelirlerinin yaklaşık yüzde 60’ının petrol ve doğalgazdan sağlandığı ifade ediliyor. Hürmüz Boğazı krizinin BAE’ye günlük maliyetinin ise 350 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Dünyanın en büyük LNG üreticisi ve ihracatçısı ülkelerinden Katar’da ise gelirlerin yaklaşık yüzde 80’i doğalgaz ihracatından geliyor. LNG tankerlerinin sevkiyat için Hürmüz güzergâhına bağımlı olması nedeniyle Katar’ın ihracatının neredeyse tamamen durduğu, bunun da ülke ekonomisine günlük 300 milyon dolarlık kayıp olarak yansıdığı kaydediliyor.

Kuveyt’in günlük 2,8 milyon varillik petrol üretim kapasitesine sahip olduğu, ülke ekonomisinin yaklaşık yüzde 85’inin petrol gelirlerine dayandığı belirtilirken, ülkenin günlük kaybının 200 milyon dolara yaklaştığı ifade ediliyor.

Bölgesel savaşın ekonomik etkisi derinleşiyor

Uzmanlar, enerji arz zincirindeki bu kırılmanın yalnızca Körfez ülkeleriyle sınırlı kalmayacağını, küresel petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden dünya ekonomisine de daha geniş çaplı baskı oluşturacağını değerlendiriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanmanın uzaması halinde, enerji güvenliği tartışmalarının daha da sertleşmesi ve ithalata bağımlı ülkelerde maliyet baskısının artması bekleniyor.