Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, başkent Moskova’da katıldığı etkinlikte küresel enerji piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirdi. Novak, Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların yalnızca bölgesel değil, doğrudan küresel enerji güvenliğini tehdit ettiğini savunarak, dünyada son 30-40 yılın en ağır enerji krizlerinden birinin yaşandığını dile getirdi.
Novak, son yıllarda yaşanan büyük savaşların önemli bölümünün enerji kaynaklarıyla bağlantılı olduğunu öne sürdü. ABD’nin son dönemde enerji kaynakları açısından kritik ülkelerle bağlantılı silahlı çatışmalar başlattığını savunan Rus yetkili, İran’dan önce Irak, Kuveyt, Suriye ve Libya gibi ülkelerin de benzer süreçlerin merkezinde yer aldığını söyledi. Bu değerlendirmeler, Moskova’nın mevcut enerji krizini jeopolitik müdahalelerle ilişkilendiren yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu.
Hürmüz Boğazı vurgusu
Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle en az 20 milyon varil petrol sevkiyatının etkilendiğini belirten Novak, Hürmüz Boğazı’nda aksayan petrol ve petrol ürünleri trafiğinin dünya genelindeki tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geldiğini ifade etti. Novak ayrıca, bölgedeki sevkiyat kesintileri nedeniyle küresel ticaretin yaklaşık üçte birinin de bu gelişmelerden etkilendiğini söyledi.
Doğal gaz piyasasında da alarm
Novak, krizin yalnızca petrol piyasasıyla sınırlı kalmadığını vurgulayarak küresel doğal gaz üretiminin yaklaşık yüzde 20’sinin dünya piyasalarına sevk edilemediğini kaydetti. Bu durumun, özellikle enerji ithalatçısı ülkelerde maliyet baskısını daha da artırabileceği ve sanayi üretiminden ulaşıma kadar geniş bir alanda yeni fiyat artışlarını tetikleyebileceği değerlendiriliyor.
Enerji fiyatlarında yükseliş sürüyor
Novak’ın açıklamaları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın misillemeleri sonrasında enerji arzı üzerindeki baskının büyüdüğü bir dönemde geldi. Reuters’a göre Hürmüz Boğazı’ndaki aksama ve arz kaygıları nedeniyle petrol fiyatları yeniden sert yükseliş gösterdi; bu tablo küresel piyasalarda enerji maliyetleri, enflasyon ve tedarik güvenliği tartışmalarını daha da derinleştirdi.
Küresel ekonomi için yeni risk alanı
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her yeni aksama, yalnızca petrol ve doğal gaz sevkiyatını değil, deniz taşımacılığı, sigorta maliyetleri ve ticaret rotaları üzerinde de baskı oluşturuyor. Bu nedenle Orta Doğu’daki çatışmanın seyri, önümüzdeki günlerde enerji piyasalarının yanı sıra gıda, lojistik ve finans piyasalarında da belirleyici başlıklardan biri olmaya devam edecek. Novak’ın “son 40 yılın en büyük enerji krizi” çıkışı da bu küresel kırılganlığın siyasi düzeydeki en sert ifadelerinden biri olarak kayda geçti.




