Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Gübre krizi sofraya yansıdı: Savaş fiyatları artırdı

Orta Doğu’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, enerji ve lojistik maliyetlerini yükseltti. Uzmanlara göre gübre tedarikindeki daralma, önümüzdeki süreçte gıda fiyatları üzerinde daha güçlü baskı oluşturacak.

Orta Doğu’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, enerji ve lojistik

Orta Doğu’da derinleşen gerilim, küresel ticaret ve tarım piyasalarında yeni bir maliyet baskısı yarattı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında artan çatışma ortamı, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik nedeniyle enerji akışı, nakliye ve sigorta giderlerini yukarı çekti. Bu gelişmelerden en fazla etkilenen alanlardan biri ise gübre sektörü oldu.

Gübrede maliyet baskısı büyüyor

Uzmanlar, kısa vadede gıda arzında büyük bir kırılma beklenmediğini ancak artan üretim maliyetlerinin gıda fiyatlarına yansımasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Tarımsal üretimde verimlilik açısından kritik öneme sahip gübreye erişimde yaşanan zorlukların, önümüzdeki dönemde sofradaki fiyat artışlarını hızlandırabileceği ifade ediliyor.

Körfez bölgesi, yılda 16 milyon tonluk üretimiyle küresel gübre sektörünün en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bölge aynı zamanda Çin ve Hindistan gibi büyük pazarlar için stratejik bir ticaret hattı niteliği taşıyor. Azotlu gübre üretiminde doğal gazın payının yüzde 60 seviyesinde olması ise enerji fiyatlarındaki artışın doğrudan gübre maliyetlerine yansımasına neden oluyor.

Çiftçinin ekim planı değişebilir

Sektör temsilcilerine göre savaşın etkisi yalnızca fiyatlarla sınırlı kalmayabilir. Gübre maliyetlerindeki yükselişin, çiftçilerin ekim tercihlerini de değiştirebileceği değerlendiriliyor. Üreticilerin, buğday, mısır ve soya gibi daha fazla gübre kullanılan ürünler yerine daha düşük maliyetli alternatif ürünlere yönelme ihtimalinin arttığı belirtiliyor.

Uzmanlar, gübre kullanımının tarımsal verimi yaklaşık yüzde 50 artırdığını, buna karşın toplam üretim maliyetlerinin yüzde 15 ila 20’sini oluşturduğunu vurguluyor. Dünya genelinde hektar başına azotlu gübre kullanımı 180 ila 200 kilogram seviyesinde seyrederken, Türkiye’de bu miktar arazi yapısına göre değişiyor. Kıraç alanlarda 120-150 kilogram, sulak arazilerde ise 250 kilogramın üzerine çıkılabiliyor.

Türkiye ithalata bağımlı

Türkiye’de yıllık yaklaşık 7 milyon ton gübre tüketilirken, bunun 5 milyon tonu ithalatla karşılanıyor. En yüksek dışa bağımlılığın ise yüzde 70 ile üre gübresinde olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin bu üründeki ihtiyacını ağırlıklı olarak Umman, Çin, Rusya, Mısır, Türkmenistan ve İran’dan karşıladığı ifade ediliyor.

Sektör kaynakları, ilkbahar ekimleri için mevcut stoklarda ciddi bir sorun bulunmadığını ve piyasaya yeterli miktarda ürün sunulduğunu belirtiyor. Ancak savaşın ikinci haftasında enerji ve nakliye giderlerindeki artış, iç piyasada fiyatları yukarı çekmeye başladı. İthal ham maddeye bağımlılık nedeniyle bazı gübre türlerinde fiyatların yüzde 15 ila 20 arasında arttığı, ton fiyatlarının ise 29 bin liranın üzerine çıktığı bildiriliyor.

Hükümetten vergi ve stok adımı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da önceki gün gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, üreticilerin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarının yeterli seviyede olduğunu söyledi. Erdoğan, alternatif ülkelerden daha uygun fiyatla üre gübresi temin edilebilmesi için yüzde 6,5 olan gümrük vergisinin sıfıra indirildiğini, ihracat kapasitesi bulunan bazı gübrelerin ise iç piyasayı desteklemek amacıyla yurt içinde tutulduğunu açıkladı.

Buna karşın sahadaki üreticiler, bayilere iletilen ürün miktarında azalma yaşandığını ve bu nedenle bazı noktalarda fiyat verilmekten kaçınıldığını dile getiriyor. Çiftçiler, artan maliyetlerin ekim kararlarını yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekiyor.

Avrupa’da da tablo benzer

Avrupa’da da benzer bir tablo yaşanıyor. İtalya’da çiftçiler, enerji ve tarımsal girdi maliyetlerindeki artışı protesto etmek amacıyla traktörlerle gösteri düzenledi. Bölgedeki sektör temsilcileri, gübre fiyatlarının önceki döneme göre yüzde 49, enerji maliyetlerinin ise yüzde 66 arttığını açıkladı.

Uluslararası piyasalarda da yükseliş dikkat çekiyor. ABD’li analistler, arz riskleri nedeniyle gübre fiyatlarının kısa sürede yüzde 50 artarak 430 dolardan 683 dolara yükseldiğini belirtiyor. Türkiye’de ise son 13 günde bazı gübre türlerine iki ya da üç kez zam yapıldığı, üre gübresinde toplam artışın 2 bin lirayı aştığı, DAP gübresinde de ton başına artışın bin liranın üzerine çıktığı bildiriliyor.

Sofraya yeni zam baskısı

Akademik çevreler, maliyet baskısının tarımsal üretimde ürün desenini değiştirebileceği görüşünde. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, zor üretim koşulları altındaki çiftçilerin mevcut maliyetlerle başa çıkabilmek için farklı ürünlere yönelebileceğini ifade ediyor.

Uzmanlara göre savaşın etkisi yalnızca tarla girdileriyle sınırlı kalmayacak. Uluslararası analizler, enerji ve gübre maliyetlerindeki artışın palm yağı, soya yağı ve buğday fiyatlarını da yukarı çektiğini ortaya koyuyor. Özellikle buğday fiyatlarının son iki yılın zirvesine yaklaşması, önümüzdeki dönemde gıda fiyatlarındaki baskının daha da belirginleşebileceğine işaret ediyor.

İstersen buna bir tur da daha vurup ara başlıkları daha sert, daha ekonomik ya da daha gazetecilik kokan hale getireyim.