Avrupa Birliği’nin yeni sanayi stratejisi kapsamında öne çıkan “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesi, Türk sanayisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu gelişmenin özellikle ihracat odaklı sektörler için yeni fırsatlar yaratacağını ve Türkiye-Avrupa sanayi entegrasyonunu daha da güçlendireceğini belirtti.
Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları çerçevesinde şekillenen “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini, Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak nitelendirdi.
Karadeniz, Türkiye’nin AB-Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak önemli bir eşik olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayinin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, şunları kaydetti:
“Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye’de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılımını kolaylaştırırken, ihracat hacimlerinin artmasına da katkı sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj oluşturuyor.”
“Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner”
Plastik sektörünün, otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45’i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çeken Karadeniz, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi açısından önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti.
Türkiye’de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini belirten Karadeniz, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda ise 1 milyondan fazla kişiye dolaylı istihdam sağladığını söyledi. Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle plastik sektörünün ekonomiye önemli katkı sunduğunu da vurguladı.
PLASFED Başkanı Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını ifade etti.
“Kamu ve özel sektör iş birliği sürece katkı sağladı”
Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.”
“Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü artacak”
Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti.
PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi.




