Çocuklarda beslenme alışkanlıkları yalnızca fiziksel büyümeyi değil, ruh sağlığını ve ileriki yaşlarda görülebilecek yeme bozukluğu riskini de doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, sağlıklı beslenmenin “zorla yedirme” üzerinden değil, aile sofrasında kurulan tutarlı bir kültür üzerinden geliştiğine dikkat çekiyor. Bayındır İçerenköy Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Nimtaj Abdullayeva, ebeveynlerin iyi niyetle başvurduğu bazı yöntemlerin ters tepebileceği uyarısında bulundu.
“Beni Taklit Et, Beni Dinleme”
Çocukların beslenme tercihlerini büyük ölçüde sosyal öğrenmeyle şekillendirdiğini belirten Dr. Abdullayeva, ebeveynin kendi alışkanlıklarının çocuk için en güçlü model olduğunu vurguladı:
“Ebeveynlerin kendi beslenme tercihleri çocuk için en güçlü modeldir. Sebze tüketmeyen veya öğün atlayan bir ebeveynin çocuğundan sağlıklı beslenmesini beklemesi gerçekçi değildir. Araştırmalar, bir çocuğun yeni bir besini kabul etmesinde, ebeveyninin o besini keyifle tükettiğini görmesinin, baskı kurmaktan çok daha etkili olduğunu gösteriyor.”
Ödül-Ceza Yöntemi Neden Riskli?
Yemeğin bir pazarlık aracına dönüştürülmemesi gerektiğini söyleyen Abdullayeva, “ıspanak biterse tablet” gibi yaklaşımların sağlıklı besini “engel”, sağlıksız besini “ödül” haline getirdiğine dikkat çekti:
“‘Ispanağını bitirirsen tabletle oynayabilirsin’ gibi yaklaşımlar, sağlıklı besini aşılması gereken bir ‘engel’, sağlıksız olanı ise ‘değerli bir ödül’ haline getirir. Bu durum, çocukta sağlıksız yiyeceklere karşı aşırı bir arzu oluştururken, yemek zamanını bir stres kaynağına dönüştürür. Sağlıklı beslenme baskıyla değil, güvenli bir ortamla gelişir.”
Sofrada “20 Dakika” Kuralı
Dr. Abdullayeva, yemek vaktinin sadece karın doyurmak değil, aynı zamanda bir iletişim alanı olduğunu hatırlatarak ailelere şu önerilerde bulundu:
-
Sosyal öğrenme: Çocuk yemek yemese bile aile sofrasında 15-20 dakika oturması, yeme kültürünü edinmesi için önemli.
-
Dikkat dağıtıcılardan uzak durun: TV/telefonla yemek, farkındalığı ve tokluk sinyallerini baskılayabilir.
-
Sorumluluk paylaşımı: Ebeveyn sağlıklı seçenekleri sunar; çocuk ne kadar yiyeceğine karar verir. “Doydum” sinyaline saygı duyulmalı.
Yeni Tatlar İçin Sabır: “6–10 Kez Denemek Gerekebilir”
Yeni bir yiyeceğin ilk etapta reddedilmesinin kalıcı olmadığını belirten Abdullayeva, çocukların bir tadı benimsemesi için o besinle 6 ila 10 kez karşılaşmasının gerekebileceğini söyledi. Ebeveynlere, porsiyonu yaşa uygun tutarak farklı zamanlarda tekrar sunma çağrısı yaptı.
“Geleceğin Sağlıklı Yetişkini Aile Sofrasında Yetişiyor”
Sağlıklı beslenmenin rutin gerektirdiğini vurgulayan Dr. Abdullayeva, üç ana ve iki ara öğün düzeninin önemine işaret ederek; evde sağlıksız atıştırmalıkların bulundurulmaması, fast-food tüketiminin sınırlandırılması ve meyve-sebzenin günlük rutine dahil edilmesinin “çocuk için en büyük yatırım” olduğunu belirtti. Abdullayeva’ya göre aile ortamında sürdürülen tutarlı davranışlar, çocuğu yalnızca bugünün sağlık sorunlarından değil, gelecekteki yeme bozukluğu risklerinden de koruyabiliyor.




