Bu yıl 76’ncısı düzenlenen Berlin Uluslararası Film Festivali’nde (Berlinale) ana yarışmanın en prestijli ödülü olan Altın Ayı, İlker Çatak’ın yönettiği “Sarı Zarflar” filmine gitti.
Festivalde Jüri Büyük Ödülü ise Emin Alper’in yönettiği “Kurtuluş” filmine verildi. Böylece Türk sineması, Berlin’de çifte başarı elde etmiş oldu.
“Sarı Zarflar”ın konusu
Başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer’in paylaştığı film, bir gecede işlerini ve evlerini kaybeden bir çiftin, 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte idealleri ve hayatta kalma mücadelesi arasında sıkışan yolculuğunu anlatıyor. Çekimleri Berlin ve Hamburg’da gerçekleştirilen yapım, mekânları da hikâyenin bir parçası hâline getiriyor.
Namal’ın sözleri gündem olmuştu
Festival kapsamında düzenlenen söyleşide, performansıyla “en iyi oyuncu performansı” dalında Gümüş Ayı’ya aday gösterilen Özgü Namal’a yöneltilen “Bu öyküyü Türkiye’de anlatsaydınız performansınız değişir miydi?” sorusu sosyal medyada geniş yankı bulmuştu.
Namal, “Bu Türkiye’de çekilemeyen bir iş değil, tercih” diyerek, filmin Almanya’da çekilmesinin sanatsal bir tercih olduğunu vurgulamıştı. Performansına ilişkin ise, ortaya çıkan sinerjinin yönetmenin Almanya’daki hâkimiyeti ile ekibin getirdiği Türk enerjisinin birleşiminden kaynaklandığını ifade etmişti.
Türkiye’ye dönüşünde havalimanında kısa bir değerlendirme yapan Namal, “Olması gerektiği gibi cevap verdim. Abartılacak bir yanı yoktu. Henüz yarışıyoruz, tebrik etmek için erken” sözleriyle tartışmalara mesafeli yaklaştı.
Berlin’de elde edilen bu başarı, Türk sinemasının uluslararası alandaki görünürlüğünü ve etkisini bir kez daha ortaya koydu.




