Oyuncu Yüsra Geyik, bir dergi röportajında çocuk yaşta başladığı oyunculuk kariyerine, “Arka Sokaklar”da canlandırdığı Zeliş karakterine ve sonrasında rol aldığı projelerdeki dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geyik, setlere ilk adım attığı yılları “hayata yön verme” fikrinden uzak, daha çok sezgilerle hareket edilen bir dönem olarak tarif ederken; zaman içinde oyunculuğun kendisi için bir mesleğe, karakterlerin de birer “dönüştürücü deneyime” dönüştüğünü ifade etti.
“Zeliş’le vedalaşmak, bir dönemle vedalaşmaktı”
Geyik, uzun soluklu bir dizide aynı karakterle var olmanın kendisi açısından iki yönlü bir deneyim olduğuna dikkat çekti. “Arka Sokaklar”ın televizyon tarihinde özel bir yerde durduğunu vurgulayan oyuncu, bu projede yer almayı bir gurur olarak görürken; ayrılık kararını ise “yönünü bulma” ihtiyacının doğal sonucu olarak anlattı. Zeliş karakterine veda ettiği dönemi, yalnızca bir rol değişimi değil, hayatının önemli bir evresinden çıkış olarak tanımladı.
“Farklı rollere geçmek için ayrıldım”
Oyuncu, “Aile” dizisindeki Yağmur karakterinin kendisinde ayrı bir yere sahip olduğunu belirterek, farklı roller oynama arzusunun kariyerindeki kırılma noktalarından biri olduğunu dile getirdi. Röportajda, bir karakterin oyuncuyu sadece temsil etmediğini; kimi zaman onu “iyileştiren” bir alan da açabildiğini söyleyerek, rol ile kişisel deneyim arasındaki bağı öne çıkardı.
Aşk, özel günler ve “gri” alanlar
Geyik, aşkın ekranda daha keskin karşıtlıklarla işlendiğini; gerçek hayatta ise daha “gri” bir zeminde yaşandığını ifade etti. Özel günlere ilişkin yaklaşımında ise, bu tür günleri yoğun hayat temposu içinde “hatırlamak için bir fırsat” olarak gördüğünü, herkesin kendi anlam dünyasına göre kutlayabileceğini dile getirdi.
“Sahtekarlar”: Ayrıntının belirleyici olduğu bir anlatı
Röportajda güncel projesi olarak aktarılan “Sahtekarlar”a da değinen Geyik, dizinin temposunu “her taşın altından yeni bir olay çıkması” metaforuyla anlatırken, hikâyenin ayrıntılarına dikkat çekti. Canlandırdığı karakterin planlı, hedef odaklı bir yapıda olmasına karşın “yumuşak karnı” bulunduğunu belirterek, rolün oyunculuk açısından bir meydan okuma taşıdığını söyledi.
Set sonrası rutin: “Tavana bakmak bile dinlenmek”
Yoğun çalışma temposunun ardından dinlenme anlarını sade bir dille tarif eden oyuncu; spor ve bakım rutinlerinin yanı sıra sevdikleriyle uzun yemekler yemeyi “deşarj” yöntemi olarak gördüğünü ifade etti. Numerolojiye ilgisini de paylaşan Geyik, tekrar eden sayıların kendisini rahatlattığını söyledi.





