Bitdefender’ın küresel araştırmasına dayanan değerlendirmeler, internet kullanıcılarının yüzde 75’inin kişisel verileri konusunda büyük teknoloji şirketlerine güvenmediğini ortaya koydu. Verilere göre tüketicilerin yalnızca yüzde 25’i, dev teknoloji şirketlerinin kişisel bilgileri “sorumlu ve şeffaf” biçimde işlediğine inanıyor. Güvenin görece daha yüksek olduğu şirketler arasında Google (yüzde 27,5) ve Apple (yüzde 19,1) öne çıkarken; güvensizlik sıralamasında Meta (yüzde 36,3) ve TikTok (yüzde 26,6) ilk iki sırada yer aldı.
Bitdefender Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, veri sızıntıları ve agresif veri toplama pratiklerinin, kullanıcıların dijital platformlara duyduğu güveni zayıflattığını belirterek, Türkiye’de de e-ticaret ve sosyal medya kaynaklı sızıntı haberlerinin KVKK kapsamındaki haklara ilişkin farkındalığı artırdığını vurguladı.
Dijital ayak izini azaltmak için 5 kritik adım
Akkoyunlu, büyük teknoloji platformlarını kullanırken veri mahremiyetini korumak adına şu beş önlemi sıraladı:
-
Veri paylaşımını sınırlandırın: Uygulama güncellemeleri sonrası izinlerin sıfırlanabildiğine dikkat çekilerek, güncellemelerin ardından ayarların yeniden kontrol edilmesi önerildi.
-
Gizlilik ayarlarını sıkılaştırın: Konum, mikrofon ve kamera izinlerinin yalnızca “uygulamayı kullanırken” çalışacak şekilde kısıtlanması tavsiye edildi.
-
Çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) açın: Şifreler sızsa bile hesabı korumak için MFA’nın etkinleştirilmesi; SMS yerine doğrulayıcı uygulamaların tercih edilmesi gerektiği belirtildi.
-
Sızıntı durumunu düzenli kontrol edin: E-posta ve parolaların geçmiş ihlallerde yer alıp almadığının periyodik sorgulanması, şifre yöneticileriyle dijital ayak izinin yönetilmesi önerildi.
-
Kapsamlı güvenlik çözümü kullanın: Arka planda izinsiz veri sızdıran uygulamalar ve şüpheli bağlantılara karşı güvenlik yazılımlarının kritik olduğu kaydedildi.
Uzmanlara göre “ücretsiz” görünen hizmetlerin bedeli çoğu zaman kullanıcı verisi olabiliyor. Bu nedenle veri paylaşımını azaltmak, izinleri düzenli denetlemek ve hesap güvenliğini güçlendirmek; dijital mahremiyetin korunmasında temel eşikler olarak öne çıkıyor.





