Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Unutkanlığı “yaşlılıktandır” diyerek geçiştirmeyin

Yaş ilerledikçe zaman zaman bir ismi hatırlayamamak ya da randevu unutmak normal kabul edilebilir. Ancak unutkanlığın giderek artması, günlük yaşamı etkilemesi, yön bulma, planlama ve finansal işlemlerde sorunlara yol açması nörolojik değerlendirme gerektirebilir. Uzmanlar, her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini ancak ilerleyici belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Yaş ilerledikçe zaman zaman bir ismi hatırlayamamak ya da randevu

Yaşla birlikte hafızanın eskiye göre daha yavaş çalışması her zaman ciddi bir hastalığın göstergesi olmayabilir. Bir ismi hemen hatırlayamamak, zaman zaman bir randevuyu unutmak ya da bir eşyayı nereye koyduğunu kısa süreliğine hatırlayamamak tek başına Alzheimer ya da demans anlamına gelmez.

Uzmanlara göre asıl dikkat edilmesi gereken nokta, unutkanlığın ne sıklıkta tekrarlandığı, zamanla artıp artmadığı ve kişinin günlük yaşamını etkileyip etkilemediği.

Demans; düşünme, hatırlama, dikkat, konuşma ve planlama gibi zihinsel işlevlerin günlük yaşamı etkileyecek düzeyde bozulmasıyla ortaya çıkan bir sendrom olarak tanımlanıyor. Demansın farklı nedenleri bulunurken en sık nedenlerden birini Alzheimer hastalığı oluşturuyor.

Bu belirtiler önemsenmeli

Aynı hikâyeyi kısa aralıklarla tekrar tekrar anlatmak, yakın zamanda yaşanan olayları tamamen unutmak, para hesabında veya ilaç kullanımında sık hata yapmak ya da daha önce iyi bilinen bir yerde yolu karıştırmak, değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.

Demans yalnızca hafızayı etkilemiyor. Kelime bulmakta zorlanma, planlama güçlüğü, yön bulmada sorunlar ve bazı durumlarda kişilik özelliklerinde değişiklikler de görülebiliyor.

Bununla birlikte her unutkanlığın nedeni demans olmayabiliyor. Uyku bozuklukları, depresyon, vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları ve bazı ilaçların kullanımı da unutkanlığa yol açabiliyor. Bu nedenle giderek artan yakınmaların nörolojik açıdan değerlendirilmesi önem taşıyor.

Demans riskinde 14 değiştirilebilir faktör

Yaş ve genetik yatkınlık değiştirilemeyen risk faktörleri arasında yer alsa da yaşam biçimiyle ilişkili pek çok unsurun demans riski üzerinde etkili olduğu belirtiliyor.

Uzmanların dikkat çektiği değiştirilebilir risk faktörleri arasında düşük eğitim düzeyi, işitme kaybı, tedavi edilmemiş görme kaybı, yüksek LDL kolesterol, hipertansiyon, diyabet, obezite, depresyon, sosyal izolasyon, travmatik beyin hasarı, fiziksel hareketsizlik, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve hava kirliliği bulunuyor.

Bu risk faktörlerinin azaltılmasının demans vakalarının önemli bir bölümünün önlenmesi ya da geciktirilmesiyle ilişkili olabileceği belirtiliyor.

Beyin sağlığını korumak için her yaşta yapılabilecekler var

Beyin sağlığını koruma yaklaşımı yaşa göre farklı öncelikler taşıyabiliyor.

40’lı yaşlarda tansiyon ve kolesterol takibi, düzenli fiziksel aktivite ve işitme kaybının ihmal edilmemesi öne çıkıyor. Haftada en az 150 dakika düzenli egzersiz öneriliyor.

50’li yaşlarda diyabet ve obezite kontrolü, Akdeniz tipi beslenme ile sosyal ve zihinsel açıdan aktif kalmak önem kazanıyor.

60 yaş sonrasında ise sosyal izolasyondan uzak durmak, varsa işitme ve görme kaybını tedavi ettirmek, düzenli uyku alışkanlığı geliştirmek ve stres yönetimine dikkat etmek öneriliyor.

Uzmanlar, yalnızca bulmaca veya hafıza oyunlarıyla yetinilmemesi gerektiğini; fiziksel hareket, yeni şeyler öğrenme, sosyal ilişkileri sürdürme ve damar sağlığını korumanın birlikte ele alınmasının daha önemli olduğunu belirtiyor.

Erken tanı neden önemli?

Demans konusunda en yaygın yanlış inanışlardan birinin, unutkanlığın yalnızca yaşlanmanın doğal sonucu olduğunun düşünülmesi olduğu ifade ediliyor.

Erken tanı sayesinde unutkanlığa yol açabilecek ve tedavi edilebilecek başka nedenler araştırılabiliyor. Aynı zamanda uygun tedavilerin zamanında başlanması, hastalığın seyri hakkında bilgi edinilmesi ve kişinin ailesiyle birlikte geleceğe yönelik planlama yapabilmesi mümkün hale gelebiliyor.

Bu nedenle günlük yaşamı etkileyen ve giderek artan unutkanlıkların “yaşlılıktandır” denilerek ertelenmemesi öneriliyor.

Yeni nesil ilaçlar her hasta için uygun değil

Alzheimer hastalığında son yıllarda geliştirilen bazı ilaçların, beyinde biriken beta-amiloid proteinini hedeflediği belirtiliyor.

Bu tedaviler erken evredeki ve uygun bulunan bazı hastalarda bilişsel gerilemenin hızını yavaşlatabiliyor. Ancak her Alzheimer hastası için uygun olmadığı, tedavi öncesinde biyobelirteçlerle doğrulama ve ayrıntılı hasta değerlendirmesi gerektiği ifade ediliyor.

Tedavi sürecinde de yakın takip ve düzenli beyin manyetik rezonans görüntülemelerinin gerekli olabileceği belirtiliyor.

Demans hastasıyla iletişimde sakinlik önemli

Demans hastalarının yakınlarına da önemli görevler düşüyor.

Aynı soruyu defalarca soran bir hastaya kısa ve sakin yanıtlar verilmesi, yanlış inanışlarla tartışmak yerine kişinin yaşadığı duyguyu anlamaya çalışılması öneriliyor.

Ani öfke ya da huzursuzluk geliştiğinde ise yalnızca davranışsal bir sorun olarak değerlendirmek yerine ağrı, açlık veya enfeksiyon gibi tıbbi nedenlerin de araştırılması gerektiği belirtiliyor.

Ev ortamının sade ve güvenli hale getirilmesi, günlük rutinin korunması ve kişinin yapabildiği işleri mümkün olduğunca bağımsız sürdürmesine fırsat tanınması önem taşıyor.

Yolunu kaybetme, trafik kurallarını karıştırma veya finansal işlemlerde belirgin hataların ortaya çıkması durumunda ise araç kullanımı ile finansal ve hukuki planlamanın yeniden değerlendirilmesi gerekebiliyor.

Uzmanlar, bakım veren kişilerin de kendi dinlenme, sosyal yaşam ve gerektiğinde profesyonel destek ihtiyaçlarını ihmal etmemesi gerektiğinin altını çiziyor.