Trabzonspor-Galatasaray maçında kırmızı kartla ihraç edilen Okan Buruk’un, TFF talimatları gereği maç sonu flaş röportaj ve karma alan açıklaması yapamaması gerekirken sözlerinin beIN Sports muhabiri aracılığıyla kamuoyuna aktarılması Fenerbahçe’nin tepkisini çekti. Sarı-lacivertli kulüp, yayıncı kuruluşun kulüplere eşit yaklaşmadığını savunarak açıklama ve düzeltme talep etti. TFF’nin yürürlükteki yayın talimatı ise ihraç edilen kişilerin flaş röportajlara ve basın toplantılarına katılamayacağını, karma alanda açıklama yapamayacağını açık biçimde düzenliyor.
Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında oynanan Trabzonspor-Galatasaray karşılaşmasının ardından bu kez saha içindeki sonuçtan çok yayıncı kuruluş beIN Sports’un uygulaması gündeme geldi.
Karşılaşmanın ikinci yarısında kırmızı kart gören Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un hakem kararına ilişkin sözleri, yayıncı kuruluşun muhabiri Nezih Akşener tarafından izleyicilere aktarıldı. beIN Sports kendi internet sitesinde de Buruk’un kırmızı kart sonrası sözlerini “ilk açıklama” niteliğinde haberleştirdi.
Buruk’un doğrudan kamera karşısına geçirilmemiş olması, uygulamanın biçimini değiştirse de tartışmanın özünü ortadan kaldırmadı. Çünkü TFF’nin yayın düzenlemelerinde kırmızı kartla ihraç edilen teknik sorumlu ya da futbolcuların medya faaliyetlerine katılımı açık biçimde sınırlandırılıyor.
TFF talimatı ne diyor?
Türkiye Futbol Federasyonu’nun Süper Lig ve 1. Lig yayın düzenlemelerinde, teknik sorumlunun cezalı veya tedbirli olması halinde flaş röportaj yükümlülüğünün onun yerine bir antrenör tarafından yerine getirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Düzenlemede teknik sorumlunun cezalı veya tedbirli olması durumunda, takım adına röportaja başka bir antrenörün katılması öngörülüyor. Ayrıca cezalı ya da tedbirli kişilerin flaş röportaj ve benzeri resmi medya alanlarındaki konumları da sınırlandırılıyor.
Bu çerçevede kırmızı kart görerek ihraç edilen bir teknik adamın normal maç sonu röportaj akışına dahil edilmemesi gerekiyor.
Tam da bu noktada beIN Sports’un uygulaması dikkat çekti.
Buruk doğrudan canlı yayına bağlanmadı ya da klasik bir flaş röportaj vermedi. Ancak yayıncı kuruluş muhabiri, Buruk’la yaptığı görüşmede aldığı sözleri canlı yayın akışı içinde izleyicilere aktardı.
Bu yöntem, “doğrudan röportaj yapılmadı” şeklinde teknik bir ayrım yaratıyor. Ancak uygulamanın TFF talimatının amacıyla ne ölçüde bağdaştığı ayrıca tartışılıyor.
Yasak doğrudan röportajla mı sınırlı?
Burada kritik mesele şu:
TFF’nin düzenlemesi, kırmızı kart gören teknik sorumlu ya da futbolcunun resmi maç sonu medya alanlarında açıklama yapmasını sınırlandırıyor.
Dolayısıyla yayıncı kuruluşun ihraç edilen kişiyi kameranın karşısına çıkarmak yerine, muhabir aracılığıyla sözlerini ekrana taşıması talimatın lafzı açısından farklı bir yöntem olsa da, sonuç itibarıyla aynı kişinin görüşlerinin yayın yoluyla kamuoyuna ulaştırılması anlamına geliyor.
Bu nedenle olay yalnızca “röportaj yapıldı mı, yapılmadı mı?” sorusuyla sınırlı değil.
Asıl mesele, TFF’nin medya kısıtlamasının muhabir üzerinden dolaylı aktarım yoluyla etkisiz hale getirilip getirilmediği.
Federasyonun bu yöntemi nasıl yorumlayacağı, bundan sonraki benzer olaylar açısından da belirleyici olacak.
Okan Buruk’un sözleri yayına nasıl taşındı?
beIN Sports’un yayımladığı habere göre Nezih Akşener, Okan Buruk ile kırmızı kartın ardından görüştü ve Buruk’un hakeme hakaret etmediğini söylediğini aktardı.
Buruk’un, sarı kartın nedenini sorduğu sırada kırmızı kart gördüğünü ve hakemin kendisini “isteyerek attığını” savunduğu belirtildi.
Burada dikkat çeken başka bir nokta da açıklamanın içeriği oldu.
Buruk’un sözleri yalnızca kendi ihraç kararını değerlendirmekle kalmadı; hakemin kararının niyetine ilişkin bir iddiayı da içerdi.
Dolayısıyla maçın hakemine yönelik oldukça doğrudan bir değerlendirme, ihraç edilen teknik adam tarafından yayıncı kuruluşa ulaştırılmış ve ardından ekrana taşınmış oldu.
Fenerbahçe’den beIN Sports’a sert tepki
Fenerbahçe Spor Kulübü, gelişmenin ardından beIN Sports’a yönelik bir açıklama yayımladı.
Sarı-lacivertli kulüp, yayıncı kuruluşun kırmızı kart gören rakip takım teknik direktörünün hakem kararına ilişkin sözlerini kendi muhabiri aracılığıyla kamuoyuna aktarmasını eleştirdi.
Fenerbahçe açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yayıncı kuruluşun, kırmızı kart gören rakip takım teknik direktörünün hakem kararına ilişkin sözlerini kendi muhabiri aracılığıyla kamuoyuna aktarmasını dikkatle takip ettik.”
Kulüp devamında, kendi lehine veya aleyhine tartışmalı hakem kararlarında aynı yayıncılık refleksinin gösterilmediğini savundu ve şu soruyu yöneltti:
“Fenerbahçe’nin yıllardır tartışmalı kırmızı kartları, penaltı beklediği pozisyonları ve VAR kararları neden aynı hassasiyetle gündeme taşınmadı?”
Fenerbahçe ayrıca taleplerinin ayrıcalık değil, kulüplerin tamamına aynı şekilde uygulanacak eşit yayıncılık standardı olduğunu belirtti. beIN Sports yönetiminden açıklama ve düzeltme beklendiği, aksi halde yayıncı kuruluşla ilişkilerin askıya alınmasının değerlendirilebileceği duyuruldu.
Fenerbahçe’nin itirazının merkezinde “eşit uygulama” var
Fenerbahçe’nin açıklamasındaki temel vurgu yalnızca Okan Buruk’un sözlerinin yayınlanması değil.
Sarı-lacivertli kulüp, yayıncı kuruluşun aynı yaklaşımı bütün takımlara gösterip göstermediğini sorguluyor.
Bir başka ifadeyle Fenerbahçe’nin itirazı iki ayaklı:
Birincisi, kırmızı kart görmüş bir teknik adamın sözlerinin TFF’nin medya kısıtlamasına rağmen dolaylı yoldan ekrana taşınması.
İkincisi ise yayıncı kuruluşun bu tür uygulamalarda bütün kulüplere aynı standardı uygulayıp uygulamadığı.
Fenerbahçe açık biçimde, geçmişte kendi yaşadığı tartışmalı kırmızı kart, penaltı ve VAR kararlarının aynı hassasiyetle gündeme taşınmadığını ileri sürüyor.
beIN Sports açısından ciddi bir yayıncılık sorusu
Olayın yayıncılık yönü de önemli.
beIN Sports, Süper Lig’in yayın haklarını elinde bulunduran kuruluş olarak yalnızca tek bir kulüple değil, ligdeki bütün takımlarla aynı profesyonel mesafeyi korumak durumunda.
Bu nedenle kırmızı kart gören bir teknik adamın açıklamasının, TFF’nin koyduğu kısıtlamanın hemen ardından alternatif bir yöntemle ekrana taşınması doğal olarak “aynı yöntem başka kulüpler için de uygulanıyor mu?” sorusunu doğuruyor.
Fenerbahçe’nin “eşit yayıncılık standardı” vurgusu da tam olarak burada önem kazanıyor.
Burada beIN Sports’un Galatasaray lehine kasıtlı biçimde hareket ettiğini kesin bir olgu gibi söylemek mümkün değil. Ancak Fenerbahçe’nin açıklaması, yayıncının uygulamasının tarafsızlık ve eşitlik açısından sorgulandığını açık biçimde ortaya koyuyor.
Muhabir üzerinden aktarım bir “arka kapı” mı?
Tartışmanın en kritik noktalarından biri de bu.
TFF’nin düzenlemesi, kırmızı kart veya ceza nedeniyle medya faaliyetlerine katılamayan kişinin doğrudan röportaj vermesini engelliyor.
Ancak aynı kişiyle muhabirin özel olarak konuşup sözlerini kendi ağzından yayına taşıması, teknik olarak başka bir yöntem.
Bu nedenle söz konusu uygulama açısından şu soru ortaya çıkıyor:
Doğrudan yapılması mümkün olmayan bir röportajın içeriği muhabir üzerinden aktarılıyorsa, TFF’nin getirdiği kısıtlama fiilen aşılmış mı oluyor?
Bu sorunun kesin hukuki cevabını ancak TFF’nin talimat yorumu ve olası disiplin değerlendirmesi verebilir.
Ancak mevcut düzenleme açısından uygulamanın ciddi bir gri alan oluşturduğu açık.
Olay bundan sonrası için de emsal olabilir
Bu tartışma yalnızca Okan Buruk özelinde kalmayabilir.
Eğer TFF, yayıncı kuruluş muhabirinin ihraç edilmiş bir futbolcu ya da teknik adamla konuşup sözlerini aktarmasını talimat kapsamında serbest kabul ederse, bundan sonra benzer durumlarda aynı yöntem diğer kulüpler için de kullanılabilir.
Eğer federasyon bunun talimatın amacına aykırı olduğunu değerlendirirse, yayıncı kuruluşların benzer uygulamalardan kaçınması gerekecek.
Bu nedenle ortaya çıkan tablo yalnızca Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti açısından değil, Süper Lig’deki bütün kulüpler açısından önem taşıyor.
Fenerbahçe’den net mesaj: Açıklama yapılmazsa ilişkiler askıya alınabilir
Sarı-lacivertli kulübün açıklaması oldukça net bir uyarıyla sona erdi.
Fenerbahçe, beIN Sports yönetiminden gerekli açıklamayı ve düzeltmeleri beklediğini, aksi halde yayıncı kuruluşla ilişkilerini askıya alma seçeneğini değerlendireceğini duyurdu.
Böylece Trabzonspor-Galatasaray maçındaki bir kırmızı kart kararı, kısa süre içinde daha geniş bir yayıncılık ve talimat tartışmasına dönüştü.
Şimdi gözler hem beIN Sports’un vereceği olası yanıta hem de TFF’nin, kırmızı kart gören kişilerin medya faaliyetlerine ilişkin mevcut düzenlemeyi bu olay özelinde nasıl yorumlayacağına çevrildi.






