Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında ALSU tankeriyle çarpıştıktan sonra battığı değerlendirilen TUĞBERK İMAMOĞLU adlı kuru yük gemisindeki 10 Türk denizcinin isimleri ve görevleri belli oldu. Kaptan Yaşar Kayhan’ın da aralarında bulunduğu mürettebat için havadan ve denizden geniş çaplı arama sürerken, yakınları Silivri Limanı’nda gelecek iyi haberi bekliyor. Kazanın hemen öncesine ait telsiz kayıtlarında TUĞBERK İMAMOĞLU’ndan ALSU’ya “İskeleye kır” uyarısı yapıldığı, ardından “Alsu, iskeleye kır demiştim” denildiği duyuldu. Kamuoyuna yansıyan kayıtlarda ALSU’dan ise “Tamamdır, tamam. Anlaşıldı” karşılığı geliyor. Gemilerin kazadan önce birbirini gördüğü ve rota konusunda konuştuğu resmi açıklamalarla da doğrulanırken, şimdi kazanın neden önlenemediği araştırılıyor.
Marmara Denizi’nde 2 Eylül 2026’nın ilk saatlerinde yaşanan gemi kazasında bir yanda zamana karşı sürdürülen büyük bir arama kurtarma operasyonu, diğer yanda Silivri Limanı’nda çocuklarından, eşlerinden, babalarından ve yakınlarından gelecek bir haber için bekleyen aileler var.
Silivri açıklarının yaklaşık 18 deniz mili güneyinde, Türk bayraklı ALSU tankeri ile yine Türk bayraklı TUĞBERK İMAMOĞLU kuru yük gemisinin çarpışmasının ardından TUĞBERK İMAMOĞLU’nun battığı değerlendiriliyor.
Gemideki 10 kişilik mürettebatla halen irtibat kurulamıyor.
Arama kurtarma çalışmaları devam ederken, kayıp denizcilerin yakınları da Silivri Limanı’na geldi. Yetkililerden bilgi alan ailelerin limandaki bekleyişi sürüyor.
Kayıp 10 denizcinin isimleri belli oldu
Gemide bulunan mürettebatın tamamının Türk vatandaşı olduğu bildirildi. İsimleri ve gemideki görevleri şöyle:
| Kayıp denizci | Gemideki görevi |
| Yaşar Kayhan | Kaptan |
| Rahmi Temel | 1. Zabıt |
| Atakan Alagöz | 3. Kaptan |
| Aydın Demirci | Başmakinist |
| Gencer Aydın | 2. Makinist |
| Eyüp Enes Cesur | Yağcı |
| Nidai Duman | Güverte Lostromosu |
| Nacican Keskin | Usta Gemici |
| Onuralp Demir | Gemici |
| Abdülbaki Mirzaoğlu | Aşçı |
Kaptan Yaşar Kayhan, 1. Zabıt Rahmi Temel, 3. Kaptan Atakan Alagöz, Başmakinist Aydın Demirci, 2. Makinist Gencer Aydın, Yağcı Eyüp Enes Cesur, Güverte Lostromosu Nidai Duman, Usta Gemici Nacican Keskin, Gemici Onuralp Demir ve Aşçı Abdülbaki Mirzaoğlu’ndan gelecek haber bekleniyor.

Aileler Silivri Limanı’nda bekliyor
Arama kurtarma operasyonunun bir başka yüzü ise karada yaşanıyor.
TUĞBERK İMAMOĞLU’nda bulunan personelin yakınları kazanın ardından Silivri Limanı’na geldi. Aileler yetkililerden arama kurtarma çalışmalarına ilişkin bilgi alırken, gelişmeleri limanda takip ediyor.
Saatler ilerlemesine rağmen mürettebatla irtibat kurulamaması ailelerin bekleyişini daha da ağırlaştırırken, bütün umut arama kurtarma ekiplerinden gelecek olumlu bir habere bağlanmış durumda.

Kazadan önceki telsiz konuşmasının tamamı ortaya çıktı
Kazanın nasıl meydana geldiğinin anlaşılması açısından en kritik gelişmelerden biri de iki gemi arasındaki son telsiz konuşmasının kamuoyuna yansıması oldu.
Farklı haber kaynaklarında yayımlanan ses kaydının aktarılabilen tam dökümü şöyle:
TUĞBERK İMAMOĞLU: “Alsu.”
ALSU: “Evet.”
TUĞBERK İMAMOĞLU: “Alsu, Alsu iskeleye kır.”
TUĞBERK İMAMOĞLU: “Alsu, ‘iskeleye kır’ demiştim!”
ALSU: “Alsu, Tuğberk İmamoğlu. Tamamdır, tamam. Anlaşıldı.”
Kamuoyuna yansıyan kayıtta yer alan bu konuşma, iki geminin kaptanlarının kazadan hemen önce birbirlerini fark ettiklerini ve manevra konusunda iletişim kurduklarını gösteriyor.
Özellikle “Alsu, iskeleye kır demiştim” sözü, soruşturmanın en dikkat çekici unsurlarından biri haline geldi.
Ancak telsiz kaydı tek başına hangi geminin kusurlu olduğunu ortaya koymuyor. Gemilerin hızları, konumları, manevraları, geçiş üstünlükleri, radar izleri ve uluslararası denizde çatışmayı önleme kuralları teknik uzmanlar tarafından birlikte değerlendirilecek.

Denizcilik Genel Müdürü Baylan: “İki gemi birbiriyle konuşmuş”
Denizcilik Genel Müdürü Ünal Baylan da kazanın Marmara Denizi’ndeki trafik ayrım rotasının içinde meydana geldiğini belirterek, iki kaptanın çarpışmadan önce telsiz üzerinden iletişim kurduğunu açıkladı.
Baylan’ın açıklamasının tamamı şöyle:
“Separasyon hattını kara yolları gibi düşünün. Bu kara yolunda giden bir gemi var, bir de bu hatta giren gemiler var. Bu gemilerin denizcilik kurallarında, biz buna denizde ‘Çatışma Önleme Tüzüğü kuralları’ diyoruz. Belli rotalarda girip birbirleriyle konuşmaları lazım. Telsiz kayıtlarında konuşma olmuş. Bu iki gemi birbiriyle konuşmuş. Bu durum iki kaptanın birbirini gördüğünü, o an birbirlerine aykırı hareket etmeden rotalarına gidebilmek için de konuştuklarını, bir rota ayarlaması yaptıklarını şu anda söyleyebilirim. Ama ses kayıtları dinlenecek. Ben diğer geminin kaptanının arama kurtarmaya verdiği beyan üzerinden bunu söylüyorum.”
Baylan, kazanın kesin nedeninin ilk bilgilerle ortaya konulamayacağını da vurguladı:
“Bütün bu söylediklerimiz daha sonra beyanlarla, tutanaklarla ve diğer unsurlarla da denkleştirilecektir. Arama kurtarma çalışmaları, havadan ve denizden yoğun şekilde sürüyor. Umut ediyoruz tez zamanda güzel bir haber alırız. Çok acı bir olay.”
Bu açıklamalarla birlikte kazanın kilit sorusu daha da belirginleşti: Birbirini gören, telsizle konuşan ve rota konusunda anlaşmaya çalışan iki gemi neden yine de çarpıştı?

Radar görüntülerinde ALSU’nun manevrası görüldü
Kazaya karışan iki Türk bayraklı geminin çarpışma öncesindeki rotaları ve manevraları da radar görüntülerine yansıdı.
Görüntülerde ALSU tankerinin kaza öncesinde manevra yaptığı görülüyor.
Telsiz kayıtlarıyla radar kayıtlarının birlikte incelenmesi, gemilerin hangi saniyede hangi manevrayı yaptığı ve çarpışmanın hangi şartlarda kaçınılmaz hale geldiğinin ortaya çıkarılması açısından kritik önem taşıyor.

TUĞBERK İMAMOĞLU’nun son yolculuğu kamerada
TUĞBERK İMAMOĞLU gemisinin son yolculuğunun başlangıcına ait görüntülere de ulaşıldı.
Kuru yük gemisinin 27 Ağustos’ta İskenderun Limanı’ndan ayrıldığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
Gemi, İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye gidiyordu ve 4 bin 199 ton rulo sac taşıyordu.
Günler sonra Silivri açıklarında ALSU ile çarpışan gemiyle irtibat kesildi.
ALSU Kocaeli’den Aliağa’ya gidiyordu
İstanbul Valiliğinin aktardığı bilgilere göre diğer gemi ALSU, Kocaeli’den Aliağa’ya seyir halindeydi.
90 metre uzunluğunda ve 13 metre genişliğindeki ALSU tankerinin, motor yağı taşımacılığında kullanıldığı ancak kaza sırasında boş olduğu bildirildi.
TUĞBERK İMAMOĞLU ise yaklaşık 89,98 metre uzunluğunda ve 12,8 metre genişliğinde kuru yük gemisiydi.
Bölgeye ulaşan ekiplerin yaptığı ilk incelemede ALSU’da gözle görülür ciddi bir hasar tespit edilmedi. TUĞBERK İMAMOĞLU ve gemideki 10 kişiyle ise irtibat sağlanamadı.

İlk acil sinyal saat 03.26’da geldi
Kazanın zaman çizelgesinde en önemli saatlerden biri 03.26.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cospas-Sarsat Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi üzerinden ana arama kurtarma merkezine acil durum çağrısının saat 03.26’da ulaştığını açıkladı.
Uraloğlu: “İki geminin çarpışması sonucu maalesef bir geminin batmış olması ve 10 mürettebata halen ulaşılamıyor olması durumu mevcut. Saat 03.26’da bizim ana arama kurtarma merkezimize Cospas-Sarsat uydu sistemli acil çağrının düşmesiyle bilgi sahibi olduk.” dedi.
Denizcilik Genel Müdürlüğünün açıklamasına göre sinyal, gemideki EPIRB Acil Durum Konum Gösterici Radyo Vericisinden geldi.

Uraloğlu: “11 dakika gibi çok hızlı bir batma oldu”
Türk Radyo üzerinden alınan bilgiye göre çarpışmanın yaklaşık 03.15’te gerçekleştiğini belirten Bakan Uraloğlu, geminin batışına ilişkin şu ayrıntılı değerlendirmeyi yaptı:
“03.26 bizim için net bir saat. Geminin battığını anlıyoruz. Çünkü o cihaz suya temas ettiğinde bu sinyali veriyor. Kaptanın verdiği bilgiyi doğru kabul edelim, 11 dakika gibi çok hızlı bir batma oldu maalesef. Bu aynı kara yolu şeritleri gibidir. Ayrı ayrı yolları var. Bir tanesinin yandan katılma süreci üzerine iki gemi zaten birbirini fark ediyor. İkisi birbiriyle haberleşiyor ve nasıl geçiş yapmaları gerektiği noktasında mutabık kalıyorlar. Bu telsiz konuşmalarında var. Ama maalesef buna rağmen çatışıyorlar. Bir tanesi muhtemelen taşıdığı yükün, o çatışmanın etkisiyle kuru yük gemisi olan battı. Çatışmanın etkisiyle içerisinde rulo sac olduğunu biliyoruz. Dengesi bozulmuş ve alabora olarak batmıştır diye düşünüyoruz. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz, gerek Sahil Güvenlik gerekse Deniz Kuvvetleri ile gerekli istişareleri yaptık. Hem havadan hem de denizden arama çalışmaları devam ediyor. Ama maalesef şu ana kadar 10 personelimizden henüz birine ulaşmış değiliz.”
Böylece çarpışmayla acil durum cihazının suya temas ederek sinyal vermesi arasında yaklaşık 11 dakika bulunduğu değerlendiriliyor.

ALSU kaptanının bildirimi saat 03.41’de
Denizcilik Genel Müdürlüğünün verdiği bilgiye göre ALSU tankerinin kaptanı 03.41’de Gemi Trafik Hizmetleri Merkezine ulaşarak yaklaşık 03.15’te bir gemiyle çarpıştığını bildirdi.
Bu saatler, kazanın soruşturmasında oluşturulacak kronoloji açısından önemli:
| Saat | Gelişme |
| 03.15 civarı | İki geminin çarpıştığı değerlendiriliyor |
| 03.26 | EPIRB/Cospas-Sarsat acil durum sinyali alındı |
| 03.41 | ALSU kaptanı Gemi Trafik Hizmetleri Merkezine çarpışmayı bildirdi |
| 04.10 itibarıyla | Çok sayıda arama kurtarma unsuru operasyona katıldı |
| 08.40 itibarıyla | Deniz Kuvvetleri unsurlarına bölgeye intikal talimatı verildi |
Arama kurtarma unsurlarının saat 04.10 itibarıyla bölgede çalışmaya başladığı, Deniz Kuvvetlerine ait unsurların ise saat 08.40 itibarıyla harekete geçirildiği bildirildi.

Kaza anında AIS sinyali alınamadı
Kazanın teknik soruşturmasında dikkat çeken bir başka nokta da AIS, yani Otomatik Tanımlama Sistemi oldu.
Denizcilik Genel Müdürlüğünün açıklaması şöyle:
“Tuğberk İmamoğlu gemisine ait can kurtarma araçları deniz yüzeyinde tespit edilmiş ne yazık ki içlerinde gemi personeli tespit edilememiştir. Yapılan incelemede Tuğberk İmamoğlu gemisinin kaza anında AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) cihazından sinyal alınamamıştır.”
AIS sinyalinin kaza anında neden alınamadığının teknik incelemeyle belirlenmesi bekleniyor.

Filika ve can kurtarma araçları boş bulundu
Denizde gerçekleştirilen aramalarda TUĞBERK İMAMOĞLU’na ait can kurtarma araçları bulundu.
Ancak araçların içerisinde herhangi bir mürettebata rastlanmadı.
Bakan Uraloğlu da ilk açıklamasında:
“Geminin battığını düşünüyoruz. Arkadaşlarımız cep telefonu ve telsizden ulaşmaya çalıştı. Ancak ulaşılamadı. 11 dakikada çok hızlı bir batmadan söz edebiliriz. Filika ve can simitlerinin boş olduğunu gördük. Şu ana kadar sağ olarak kimseye ulaşılamadı.”
ifadelerini kullandı.

Gemi sahibi: “Bizi en zayıf yerimizden deldi”
TUĞBERK İMAMOĞLU gemisinin sahibi Tahsin Doğruyol, çarpışmanın geminin kritik bir bölümünde meydana gelmiş olabileceğini belirtti.
Doğruyol:
“Bizi en zayıf yerimizden deldi. Yani gemilerin en zayıf yerinden vurdu. Oradan tumba yaptı diye düşünüyorum.”
dedi.
Geminin binlerce tonluk rulo sac yükünün çarpışmanın ardından hareket ederek ağırlık merkezini değiştirmiş olabileceği ihtimali de üzerinde durulan başlıklardan biri.
Bakan Uraloğlu da kuru yük gemisinin çarpışmanın etkisiyle dengesinin bozulmuş ve alabora olmuş olabileceğini değerlendirdi.

Deniz 800-900 metre derinlikte
Arama kurtarma operasyonunu zorlaştıran en önemli unsurlardan biri bölgenin derinliği.
İstanbul Valiliğine göre kazanın meydana geldiği noktada deniz derinliği yaklaşık 800-900 metre.
Bu derinlik, klasik dalış operasyonlarını son derece güç hale getiriyor ve özel donanımlı derin deniz araçlarını gerekli kılıyor.
Batan geminin bulunduğu noktaya dalış yapılacak
Bakan Uraloğlu, Deniz Kuvvetlerinin 1000 metreye kadar dalış kabiliyeti bulunduğunu ve gerekli aracın bölgeye yönlendirildiğini açıkladı.
Uraloğlu’nun açıklaması şöyle:
“Elbette zorlaştırıyor. Deniz Kuvvetlerimizin 1000 metreye kadar dalış kabiliyeti var. Dolayısıyla ilgili gemi de oraya yönlendirildi. Bugün, yarın bir dalış da gerçekleştirilerek oradaki mevcut durumu tespit etme, olabilecekse de bir kurtarma çalışması yapma gayreti içerisindeyiz.”
Dalışın, geminin deniz tabanındaki kesin yerinin ve gövde durumunun belirlenmesi ile mürettebata ulaşılabilecek alanların tespit edilmesi açısından kritik olması bekleniyor.

Deniz Kuvvetleri 4 gemi ve 1 İHA ile operasyonda
Arama kurtarma çalışmalarına Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri katılıyor.
İstanbul Valiliğinin son açıklamasına göre Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına ait 2 helikopter ve 9 deniz unsuru, Kıyı Emniyetine ait 3 deniz aracı bölgede görev yapıyor.
Milli Savunma Bakanlığı tarafından ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait;
- TCG Salihreis fırkateyni
- TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi
- TCG Osmangazi çıkarma gemisi
- TCG Karayel hücumbotu
- 1 İHA
arama kurtarma çalışmalarına destek vermek üzere bölgeye sevk edildi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı
Kazanın yalnızca arama kurtarma değil, adli boyutu da bulunuyor.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın yürütülmesi için bir Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile iki Cumhuriyet Savcısı görevlendirildi.
Başsavcılık; gemilerin seyir, radar ve haberleşme kayıtlarının, görüntülerin ve diğer delillerin muhafaza altına alınmasını, uzman bilirkişi incelemeleri yapılmasını ve varsa sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilmesini istedi.
Bu nedenle ortaya çıkan telsiz kaydı, radar görüntüleri ve AIS verileri soruşturmanın en önemli delilleri arasında yer alacak.
Şimdi cevap bekleyen kritik sorular var
Kazanın ardından ortaya çıkan bilgiler birbiri ardına bazı kritik soruları gündeme getiriyor:
İki gemi birbirlerini görmüş ve telsiz üzerinden temas kurmuşken çarpışma neden önlenemedi?
TUĞBERK İMAMOĞLU’ndan yapılan “Alsu, iskeleye kır” çağrısına rağmen manevra hangi aşamada ve nasıl gerçekleşti?
ALSU’nun radar görüntülerinde görülen manevrası ne zaman başladı ve çarpışmayı önlemek için yeterli miydi?
TUĞBERK İMAMOĞLU’nun AIS cihazından neden kaza anında sinyal alınamadı?
Çarpışmanın geminin gövdesinde oluşturduğu hasar ve 4 bin 199 tonluk rulo sac yükü, geminin yaklaşık 11 dakika içerisinde batmasında nasıl bir rol oynadı?
Bu soruların kesin yanıtları ancak teknik ve adli inceleme tamamlandıktan sonra verilebilecek.
Teknik tartışmanın ötesinde 10 insan ve bekleyen aileleri var
Kazanın telsiz kayıtları, radar izleri, denizcilik kuralları ve olası sorumlulukları önümüzdeki günlerde ayrıntılı biçimde tartışılacak.
Ancak Silivri’deki tablonun merkezinde hâlâ 10 insan bulunuyor.
Yaşar Kayhan, Rahmi Temel, Atakan Alagöz, Aydın Demirci, Gencer Aydın, Eyüp Enes Cesur, Nidai Duman, Nacican Keskin, Onuralp Demir ve Abdülbaki Mirzaoğlu için denizde çok yönlü arama sürerken, aileleri karada bekliyor.
Silivri Limanı’nda yetkililerden gelecek her açıklamayı takip eden yakınların umudu, arama kurtarma ekiplerinin iyi bir haberle dönmesi.
Denizin 800-900 metreyi bulan derinliği ve geminin çok hızlı battığı yönündeki değerlendirmeler çalışmaları zorlaştırsa da Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetlerinin operasyonu devam ediyor.
Silivri’de gecenin karanlığında başlayan kazanın üzerinden saatler geçerken, bütün gözler artık aynı yerde: Kayıp 10 Türk denizciye ulaşılabilecek mi?
İstanbul Valiliği, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazanın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları sürerken, Silivri’de İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce kriz masası oluşturuldu.
Valilikten yapılan açıklamada, “Saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli’den Aliağa’ya intikal eden Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye intikal eden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştır.” ifadeleri kullanıldı.
Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına bağlı çok sayıda deniz unsuru ve sahil güvenlik helikopterinin sevk edildiği belirtilen açıklamada, “Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre Alsu isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmamakta olduğu görülmüştür. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir.” denildi.
Valilik tarafından kazaya ilişkin yapılan ikinci açıklamada ise şunlar kaydedildi:
“Silivri’nin 18 deniz mili (35 km) açıklarında meydana gelen gemi kazasının ardından bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir. Rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Tuğberk İmamoğlu adlı gemiye yönelik sürdürülen çalışmalarda Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına ait 2 helikopter, 9 deniz unsuru ile Kıyı Emniyeti’ne ait 3 deniz aracı görev yapmaktadır.”
Açıklamada, çarpışmadan etkilenen Alsu isimli tankerin boş olduğu ve kazanın meydana geldiği bölgede deniz derinliğinin yaklaşık 800-900 metre olduğunun tespit edildiği belirtildi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı da olaya ilişkin soruşturma başlatarak bir başsavcı vekili ile 2 cumhuriyet savcısı görevlendirildiğini bildirdi.
– Kriz masası oluşturuldu
Kaza sonrasında, Silivri’de İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce kriz masası oluşturuldu. Silivri Kaymakamlığı koordinasyonunda yürütülen faaliyetler çerçevesinde, mürettebatın yakınlarına sağlık, beslenme, barınma ve psikososyal destek verilmeye başlandı.
Ayrıca, Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesindeki limandan çok sayıda deniz aracı, arama kurtarma çalışmalarına destek vermek üzere kaza bölgesine sevk edildi.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait bazı deniz araçları da ihtiyaç halinde çalışmalara katılmak üzere Marmaraereğlisi Limanı’nda hazır bekletiliyor.
Havadan arama çalışmalarına katılan helikopterler de bölgeden görünüyor.






