Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Süt sanayicisi ihracatta yeni pazarlara odaklandı

SETBİR Başkanı Fatma Can Sağlık, Türkiye’nin süt ve süt ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı olduğunu belirterek sektörün katma değerli ürünlerle ihracat gelirini artırabileceğini söyledi.

SETBİR Başkanı Fatma Can Sağlık, Türkiye’nin süt ve süt ürünleri

Türkiye süt ve süt ürünleri sektörü, ihracat yaptığı ülke sayısını artırmak ve katma değerli ürünlerle küresel pazarlarda daha güçlü yer edinmek için yeni pazarlara odaklandı.

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Can Sağlık, Türkiye’nin çiğ süt üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını söyledi.

Sağlık, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede geçen yıl 21 milyon 379 bin 88 ton çiğ süt üretildiğini belirtti. Üretimde en büyük payı 20 milyon 202 bin 934 tonla inek sütü alırken, bunu 798 bin 700 tonla koyun sütü, 338 bin 530 tonla keçi sütü ve 38 bin 924 tonla manda sütü izledi.

Toplam süt üretiminin yaklaşık yüzde 50-60’ının sanayi kesimi tarafından işlendiğini ifade eden Sağlık, sanayi tarafından toplanan 11 milyon 233 bin ton inek sütünün içme sütü, yoğurt, ayran, kefir, peynir, süt tozu ve tereyağı üretiminde kullanıldığını bildirdi.

Türkiye süt üretiminde Avrupa’da 3. sırada

Türkiye’nin son 9 yıldır 20 milyon tonun üzerinde süt üretimi gerçekleştirdiğini vurgulayan Sağlık, ülkenin Almanya ve Fransa’nın ardından Avrupa’da 3. sırada, dünyada ise ilk 10 ülke arasında yer aldığını söyledi.

Sağlık, süt ve süt ürünleri sektöründe Türkiye’nin üretim gücünün dış ticaret rakamlarına da yansıdığını belirterek, “Süt ve süt ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı ülkeyiz” dedi.

Türkiye’nin 2025’te 213 bin 76 ton süt ve süt ürünleri ihracatı gerçekleştirdiğini aktaran Sağlık, bu ihracattan 480 milyon 609 bin 376 dolar gelir elde edildiğini söyledi. Aynı dönemde 89 milyon dolar karşılığında 17,4 bin ton ithalat yapıldığını ifade etti.

En büyük pazar Orta Doğu ve Asya

Sağlık, Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatında en büyük pazarının Orta Doğu ve Asya ülkeleri olduğunu belirtti. Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika ülkelerinin de ihracatta öne çıkan önemli pazarlar arasında yer aldığını dile getirdi.

Sektörde daha yüksek ihracat potansiyeli bulunduğunu kaydeden Sağlık, süt ve süt ürünlerinde ortalama ihracat fiyatının ton başına yaklaşık 2 bin 500 dolar, ithal ürünlerde ise bu değerin 5 bin dolar seviyesinde olduğunu söyledi.

Sağlık, bu farkın katma değerli ürün gamının geliştirilmesiyle daha fazla ihracat geliri elde edilebileceğini gösterdiğini ifade etti.

Coğrafi işaretli ürünler katma değer sağlayacak

Coğrafi işaretli ve markalı ürünlerin gıda sektöründe katma değerli üretim modeline geçişte önemli rol oynadığını belirten Sağlık, küresel pazarda yalnızca üretmenin yeterli olmadığını söyledi.

TÜRKPATENT verilerine göre 1840’ı aşan tescilli coğrafi işaretli ürünün yaklaşık 80’inin dondurma dahil süt ürünlerinden oluştuğunu aktaran Sağlık, Avrupa Birliği’nde tescil alan ürün sayısının da her geçen yıl arttığını kaydetti.

Sağlık, sektörün öncelikli hedeflerinden birinin uluslararası tescil süreçlerinin hızlandırılması olduğunu vurguladı. AB coğrafi işaret sisteminin ürünlere güçlü koruma ve yüksek katma değer sağladığını belirtti.

Üretici örgütleri, kooperatifler ve sanayiciler arasında daha güçlü işbirliği modelleri kurulması gerektiğine işaret eden Sağlık, Türkiye’nin süt ve et ürünlerini dünyada güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir ürünler olarak konumlandırmayı hedeflediklerini söyledi.

Dijitalleşme verimliliği artırıyor

Sağlık, dijitalleşme ve yapay zeka destekli uygulamaların süt hayvancılığı sektöründe verimlilikten hayvan refahına, maliyet yönetiminden sürdürülebilir üretime kadar geniş bir dönüşüm sağladığını ifade etti.

Yapay zeka destekli sürü yönetim sistemleriyle hayvanların sağlık durumu, yem tüketimi, hareketliliği, süt verimi ve üreme döngüsünün anlık olarak takip edilebildiğini belirten Sağlık, sensörler, akıllı tasma sistemleri ve otomatik sağım teknolojileri sayesinde hastalık belirtilerinin erken aşamada tespit edilebildiğini söyledi.

Sağlık, önümüzdeki yıllarda tam otomasyonlu çiftlik modelleri, robotik sağım sistemleri, otonom yemleme teknolojileri ve tahmine dayalı üretim yönetiminin daha yaygın hale geleceğini kaydetti.