Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Adalet Algısı Zedelenirse Okul İklimi Bozulur

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalığın okul şiddetini beslediğini belirterek, “Gençler sorunlarının çözülebileceğine inanırsa şiddete başvurma ihtimali azalır” dedi. Tarhan, “travmaya duyarlı okul” modeli, psikolojik sağlamlık eğitimi ve aile-okul iş birliği olmadan kalıcı çözümün mümkün olmadığını vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ergenlik, madde

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarhan, Dünya Sağlık Teşkilatı raporlarının okul şiddetinin küresel ölçekte arttığını gösterdiğini belirterek, siber zorbalığın belirgin biçimde yükseldiğine dikkat çekti. Fiziksel şiddetin bazı ülkelerde azalırken bazı ülkelerde arttığını ifade eden Tarhan, Türkiye’de de fiziksel şiddetin arttığının gözlemlendiğini söyledi.

“Ergenlik Nöropsikolojik Olarak Riskli Bir Evre”

Ergenlik döneminde beynin karar verme ve dürtü kontrolünden sorumlu bölgelerinin henüz tam olgunlaşmadığını vurgulayan Tarhan, “Ergenlikte beynin prefrontal korteks dediğimiz, planlama ve dürtü kontrolünden sorumlu bölgesi tam gelişmemiştir. Bu bölge beynin kaptan köşküdür… Bu nedenle ergenlik bazı literatürde ‘normal şizofrenik dönem’ olarak tanımlanır. Sıra dışı ve rasyonel olmayan davranışlar bu çağın doğasında vardır” dedi.

Ancak Tarhan’a göre nöropsikolojik riskler tek başına belirleyici değil. Tarhan, “Çocukta adalet algısı varsa, sıcak, tutarlı ve sınır koyan ebeveynlik varsa, açık iletişim ortamı bulunuyorsa şiddet davranışı azalır. Adalet algısı zedelendiğinde çocuk kendini güvende hissetmez, ahlaki dışlanma yaşar ve şiddeti meşrulaştırır” değerlendirmesinde bulundu.

“Hem Evde Hem Okulda Adalet Algısı Bozulursa Risk Büyür”

Tarhan, çocuğun hem evde hem okulda adaletsizlik algısı yaşamasının şiddet riskini artırdığını belirterek, “Eğer çocuk hem evde hem okulda kendini haksızlığa uğramış hissediyorsa depresyon ve şiddet eğilimi daha da artar. Bir tarafta güvenli alan varsa denge sağlanabilir. Ancak iki alanda da zedelenme varsa risk büyür” dedi.

Açık iletişimin olmadığı, çocuğun baskı altında tutulduğu ortamlarda riskin yükseldiğini ifade eden Tarhan, özgürlük ve özerklik ihtiyacı karşılanmayan gencin kendini tehdit altında hissedebileceğini; bunun da “ahlaki kuralları dışlama” ve şiddeti normalleştirme sürecini tetikleyebileceğini söyledi.

Madde Kullanımı: “Beynin Fren Mekanizmasını Devre Dışı Bırakıyor”

Alkol ve madde kullanımının şiddet riskini katladığını vurgulayan Tarhan, “Madde, en sağlıklı insanda bile beynin kaptan köşkü olan prefrontal korteksi baskılar. Kişi düşünmeden konuşur, düşünmeden davranır… yanlış bir mağduriyet duygusu geliştirir” ifadelerini kullandı.

Tarhan, madde kullanan öğrenciler açısından okul güvenliğinin ayrıca ele alınması gerektiğini belirterek, “Madde kullanan bir çocuğun okula gitmesi sakıncalıdır. Tedavi gören bir öğrencinin ‘okula gidebilir’ raporu olmadan okula dönmemesi gerekir” dedi.

Okul İklimi Ve “Adalet” Bağlantısı

Adalet algısının bozulmasının okul iklimini doğrudan etkilediğini söyleyen Tarhan, “Açık, şeffaf, hesap verebilir ve sorgulanabilir bir sistem yoksa adalet algısı bozulur. Aidiyet duygusu zayıflar. Öğretmenle güven ilişkisi zarar görür. Öğrenci kendini güvende hissetmez” dedi.

Tarhan, adil kurallara sahip ve eşit uygulama yapan okul yönetimlerinin öğrencilerin güven duygusunu artırdığını vurgulayarak, “Gençler sorunlarının çözülebileceğine inanırsa şiddete başvurma ihtimali azalır” değerlendirmesinde bulundu.

“Travmaya Duyarlı Okul” Modeli Ve Sosyal-Duygusal Öğrenme

Prof. Dr. Tarhan, özellikle ABD’de “travmaya duyarlı okul” modelinin yaygınlaşmaya başladığını belirterek, “Okul şiddeti ABD’de çok yüksek… Bu okullarda sadece akademik disiplin değil, sosyal ve duygusal öğrenme programları uygulanıyor” dedi. Tarhan, psikolojik sağlamlığın artmasının, öğrencinin hem kendi içindeki şiddeti hem de başkasının şiddetini yönetebilmesine katkı sağladığını ifade etti.

Dijital Çözüm Merkezleri Önerisi

Akran zorbalığı ve okul içi çatışmalarda erken müdahale mekanizmalarının önemine işaret eden Tarhan, “Haksızlığa uğrayan öğrenciler için dijital çözüm merkezleri oluşturulmalı. Çocuk yaşadığı sorunu mesaj yoluyla iletebilmeli ve belirli süre içinde geri dönüş alabilmeli… çocuk duygularını biriktirmez, ifade eder ve şiddet riski azalır” dedi.

“Çember Etkisi”: Toplumsal Öfke Dili Gençleri Etkiliyor

Tarhan, toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençlerin davranışlarını etkilediğini belirterek buna “çember etkisi” adını verdi. “Makro modelde öfke varsa mikro modelde de öfke olur” diyen Tarhan, lider konumundaki kişilerin öfkeyi sorun çözme yöntemi gibi kullanmasının gençler üzerinde güçlü bir model etkisi oluşturduğunu söyledi.

Çözüm Başlıkları: Aile-Okul İş Birliği Ve Psikolojik Sağlamlık Eğitimi

Tarhan, şiddetin önlenmesinde hukuki, sosyal ve ahlaki normların birlikte korunması gerektiğini vurguladı. Ailede açık iletişim, tutarlılık ve sınır koymanın önemine dikkat çeken Tarhan; okullarda sosyal-duygusal öğrenme programları, psikolojik sağlamlık eğitimi ve empati odaklı yaklaşımların müfredata entegre edilmesi gerektiğini ifade etti. Tarhan, “Empati yoksunluğu şiddetin temel nedenlerinden biridir. Çocuğa yaptığı davranışın karşı tarafta ne hissettireceğini öğretmeden kalıcı değişim sağlanamaz” dedi.