Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

CHP’li Bektaş: Gazeteciler suç işledikleri için değil, işlerini yaptıkları için yargılanıyor

CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, TBMM’de yaptığı konuşmada gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama uygulamalarını eleştirdi. Bektaş, “Demokraside gazeteci iktidarın değil, milletin gözü ve kulağıdır” dedi. Bektaş’ın sözleri TBMM tutanaklarına da yansıdı.

CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, TBMM’de yaptığı konuşmada gazetecilere yönelik

Cumhuriyet Halk Partisi Konya Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Barış Bektaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki konuşmasında basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik adli uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bektaş, gazetecilerin haber yapmaları, soru sormaları ve eleştiride bulunmaları nedeniyle baskı altında kaldığını savundu.

“Gazeteciler işlerini yaptıkları için yargılanıyor”

Bektaş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bir ülkenin cezaevlerinde gazeteci varsa o ülkede sorulamayan sorular, yazılamayan haberler vardır. Bugün gazeteciler suç işledikleri için değil, işlerini yaptıkları için yargılanıyor. Haber suç delili, soru tehdit, eleştiri dezenformasyon sayılıyor. Oysa hukuk şüpheyi somut delille sınırlandırır ve tutuklamayı gerekçeye dayandırır. Gerekçesiz her tutuklama adaletin değil, korkunun verdiği karardır.”

“Gazeteci milletin gözü ve kulağıdır”

Basın özgürlüğünün toplumun haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Bektaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Demokraside gazeteci iktidarın değil, milletin gözü ve kulağıdır. Gazeteciyi kapatan duvarlar aslında milletin gözünü kapatır. Bugün bir muhabirin mikrofonuna uzanan el yarın hepimizin sesine uzanır. Basın özgürse millet gerçeğe vâkıftır ve iktidar millete hesap verir. Bu kürsüden, gazeteciler özgür bir ülkenin müreffeh geleceğinin teminatıdır diye yinelemek istiyorum.”

Bektaş, konuşmasında ayrıca Anayasa’nın ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına alan hükümlerine dikkat çekerek, tutuklamanın somut gerekçe ve delile dayanması gerektiğini savundu.