Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Okullarda şiddet nasıl önlenebilir? Uzmanlardan erken müdahale ve aidiyet vurgusu

Okul şiddetinin önlenmesinde yalnızca kamera, disiplin ve güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığı belirtiliyor. Uzmanlar; öğrencinin kendini güvende, değerli ve ait hissetmesinin, davranış değişikliklerinin erken fark edilmesinin ve aile-okul-uzman iş birliğinin kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Okul şiddetinin önlenmesinde yalnızca kamera, disiplin ve güvenlik önlemlerinin yeterli

Okullarda yaşanan şiddet olaylarının önlenmesi için güvenlik tedbirlerinin yanı sıra öğrencilerin psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin çoğu zaman bir anda ortaya çıkan bir durum olmadığını, öncesinde çeşitli davranışsal ve duygusal işaretler verebildiğini söyledi.

Tarhan’a göre sosyal geri çekilme, yoğun öfke, tehdit dili, yalnızlaşma ve planlama davranışları erken dönemde fark edilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.

Aidiyet ve değerlilik duygusu önemli

Gençlerin davranışlarını değerlendirirken yalnızca görünen probleme değil, karşılanmayan psikolojik ihtiyaçlara da bakılması gerektiğini belirten Tarhan; aidiyet, değerlilik, anlam ve duygularını ifade edebilmenin gençler için temel ihtiyaçlar olduğunu söyledi.

Bir topluluğa ait olamama, kendini önemsiz hissetme ve yaşamda anlam kaybı gibi durumların yalnızlık, öfke ve umutsuzluk duygularını artırabileceğini ifade eden Tarhan, “Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa dikkat” uyarısında bulundu.

Öğrencinin hayatında güvenebileceği bir yetişkin bulunmasının da koruyucu bir etken olduğunu belirten Tarhan, öğretmen, okul psikolojik danışmanı veya ebeveynle kurulan güvenli ilişkinin çocuğun çevresine olan güvenini desteklediğini kaydetti.

Kamera ve disiplin tek başına yeterli değil

Okul şiddetinin yalnızca olay anında müdahale edilerek çözülemeyeceğini belirten Tarhan, “Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir” dedi.

Metal dedektörü, kamera sistemleri ve disiplin cezalarının tek başına yeterli olmadığını ifade eden Tarhan, güvenlik tedbirlerinin psikolojik ve sosyal destek çalışmalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle daha önce farklı davranmayan bir öğrencide ani sessizleşme, içine kapanma ya da alışılmışın dışında davranışlar görülmesi halinde bunun nedenlerinin araştırılması gerektiğini vurguladı.

Üç aşamalı önleme modeli

Tarhan, okul şiddetinin önlenmesinde üç aşamalı bir yaklaşım önerdi.

İlk aşamada tüm öğrencileri kapsayan sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi, zorbalık karşıtı çalışmalar ve duygu düzenleme becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

İkinci aşamada desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerin erken fark edilmesinin önemine değinen Tarhan, “Bu çocuk neden sessizleşti, neden görünmez oldu ya da neden alışılmışın dışında davranmaya başladı?” sorularının yol gösterici olduğunu belirtti.

Üçüncü aşamada ise yüksek risk taşıyan durumlarda aile, okul ve ruh sağlığı uzmanlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti. Gerektiğinde güvenlik birimlerinin de sürece dahil olabileceğini ifade etti.

Dijital yaşam da göz ardı edilmemeli

Gençlerin dijital ortamda karşılaştığı içeriklerin de davranışlarını etkileyebileceğini belirten Tarhan, yoğun ekran kullanımının sosyal izolasyonu artırabileceğini söyledi.

Şiddeti romantize eden ya da estetikleştiren dijital içeriklerin gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Tarhan, önleme çalışmalarının yalnızca okul içinde değil, dijital yaşamı da kapsaması gerektiğini ifade etti.

Uzmanlara göre okul şiddetinin önlenmesinde en güçlü yaklaşım; güvenli okul ortamı, güçlü aidiyet duygusu, erken fark etme, psikolojik destek ve aile-okul iş birliğinin birlikte yürütülmesinden geçiyor.