Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda rahatsızlanmasının ardından hayatını kaybetmesiyle ilgili olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılmasını kapsıyor.
Soruşturma, “kasten öldürme”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma” ile 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’na muhalefet suçlamaları çerçevesinde yürütülüyor.
Son operasyon kapsamında eski gazeteci Osman Arslan, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan, dönemin vardiya amiri Kazım Beyke ve ambulans şoförü Süleyman Kaba gözaltına alınmıştı.
Ambulans şoförü Süleyman Kaba, jandarmadaki ifadesinin ardından mevcut delil durumu dikkate alınarak serbest bırakılırken, diğer üç şüphelinin işlemleri tamamlandı.
Sağlık kontrolünden geçirilen Arslan, Vatan ve Beyke daha sonra Silivri Adliyesi’ne sevk edildi.
Savcılık, Osman Arslan’ı tutuklama talebiyle; Ömer Vatan ve Kazım Beyke’yi ise adli kontrol uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderdi.
Hakimlik, Osman Arslan’ın “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama” suçlarından tutuklanmasına karar verdi.
Ömer Vatan ve Kazım Beyke hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
2012’de takipsizlik kararı verilmişti
Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 12 Kasım 2011’de rahatsızlanmış ve Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edilmişti.
Adalet Bakanlığının açıklamasına göre Kozinoğlu’nun hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybettiği tespit edilmişti.
Olayın ardından yürütülen ilk soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, cezaevi personeli, jandarma ve sağlık çalışanları ile Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları ve eşi tanık olarak dinlenmişti.
Bu süreç sonunda 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişti.
Dosya yıllar sonra Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelemeye alındı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının değerlendirmeleri doğrultusunda Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla önceki takipsizlik kararı kaldırıldı ve soruşturma yeniden başlatıldı.
Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alındı ve özel bir soruşturma ekibi oluşturuldu.
İlk operasyonda 10 kişi gözaltına alındı
Soruşturmanın yeniden açılmasının ardından olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, bir kişinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edildi.
10 Eylül’de tamamlanan adli işlemler sonunda olay tarihinde jandarma er olarak görev yapan bir şüpheli tutuklandı. Yedi şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilirken, iki kişi savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
Muhabir, kameraman ve sağlık çalışanlarına yönelik operasyon
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında bir muhabir, bir kameraman ve yedi sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alındı.
Şüpheliler, işlemlerinin ardından Silivri Adliyesi’ne sevk edildi.
Savcılık, aralarında bir muhabirin de bulunduğu üç şüphelinin tutuklanmasını talep etti. Kameramanın da aralarında bulunduğu diğer şüpheliler için ise farklı adli kontrol tedbirleri istendi.
Sulh ceza hakimliği, muhabirin de aralarında bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da aralarında yer aldığı 6 kişi hakkında adli kontrol uygulanmasına karar verdi.
Kozinoğlu’nun mezarı açıldı
Soruşturmanın en dikkat çekici aşamalarından biri de Kaşif Kozinoğlu’nun mezarının açılması oldu.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin yeniden belirlenmesi ve ölümüne üçüncü kişilerin herhangi bir müdahalesinin bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla fethi kabir işlemi gerçekleştirildi.
Elde edilen bulguların soruşturma kapsamında adli ve tıbbi yönden değerlendirilmesi için çalışma başlatıldı.
Dönemin başsavcısı ve cezaevi savcısı da gözaltına alındı
Soruşturma yalnızca cezaevi çalışanları ve sağlık personeliyle sınırlı kalmadı.
Olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşlarından emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında da gözaltı işlemi uygulandı.
Adliyeye sevk edilen Ali İşgören ile Necip Doğan’ın tutuklanmasına karar verildi.
Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
Bu işlemlerle birlikte soruşturmanın kapsamı, 2011’deki ölüm olayında görev yapan adli ve idari personel ile Kozinoğlu’nun yakın çevresindeki kişileri de içine alacak şekilde genişledi.
Kurtlar Vadisi senaristleri ifade verdi
Soruşturmanın kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir başka bölümü ise Kurtlar Vadisi Pusu dizisiyle ilgili oldu.
Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, soruşturma kapsamında “bilgi sahibi” sıfatıyla savcılığa ifade verdi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ayrıca Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin bazı bölümlerinin bilirkişi heyeti tarafından incelenmesine karar verdi.
Başsavcılığın açıklamasında, dizide yer alan “Kazım Kaşifoğlu” karakteriyle ilgili sahneler ile bazı bölümlerde bulunduğu ileri sürülen çeşitli mesajların soruşturma dosyasındaki ihbar ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesi amacıyla uzman incelemesi yapılacağı belirtildi.
Bu aşamada söz konusu içeriklerle ilgili değerlendirmelerin iddia ve inceleme konusu olduğu, soruşturma makamlarınca henüz kesinleşmiş bir yargısal sonuca ulaşılmadığı önem taşıyor.
Enver Altaylı’nın ifadesi sağlık sorunları nedeniyle alınamadı
Soruşturma kapsamında ifadesinin alınması gündeme gelen isimlerden biri de Enver Altaylı oldu.
FETÖ kapsamında yargılandığı davada “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “siyasi ve askeri casusluk” suçlarından verilen 23 yıl 4 aylık hapis cezası 2024 yılında onanan Altaylı’nın, sağlık sorunları nedeniyle soruşturma kapsamında ifadesinin henüz alınamadığı bildirildi.
Altaylı’nın sağlık durumunun elverişli hale gelmesi durumunda ifadesinin alınacağı belirtildi.
Tutuklu sayısı 6’ya, adli kontrol sayısı 15’e çıktı
Eski gazeteci Osman Arslan’ın da tutuklanmasıyla Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklu şüpheli sayısı 6’ya yükseldi.
Hakkında farklı adli kontrol tedbirleri uygulanan şüpheli sayısının ise 15’e ulaştığı bildirildi.
Soruşturma çerçevesinde şimdiye kadar cezaevi çalışanları, jandarma personeli, sağlık çalışanları, gazeteciler, dönemin yargı mensupları ve Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları hakkında çeşitli adli işlemler yapıldı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, olayın meydana geldiği 2011 yılındaki koşulların, tıbbi bulguların, cezaevi içindeki uygulamaların, kamera kayıtlarının ve şüpheliler arasındaki olası bağlantıların yeniden değerlendirilmesine devam ediliyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmanın yeniden açılmasına ilişkin yaptığı açıklamalarda, aradan geçen süreye rağmen maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla çalışmaların sürdürüleceğini belirtmişti.





