Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Karapınar’da Karacadağ için maden tepkisi: “Maden sahasına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz”

Karapınar Karacadağ’ı Koruma Platformu, Karacadağ’da yürütülen maden arama sürecine tepki gösterdi. Platform Sözcüsü Mehmet Suvatçı, bölgenin su kaynakları, tarım alanları, meraları, doğal yaşamı ve jeolojik değerleriyle korunması gerektiğini belirterek, “Karacadağ’ın maden sahasına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Karapınar Karacadağ’ı Koruma Platformu, Karacadağ’da yürütülen maden arama sürecine tepki

Karapınar Karacadağ’ı Koruma Platformu, Karacadağ’da yürütülen maden arama faaliyetlerine ilişkin basın açıklaması yaptı. Platform adına konuşan Basın Sözcüsü Mehmet Suvatçı, Karacadağ’ın yalnızca jeolojik bir oluşum değil, bölge halkının yaşam alanı olduğunu belirterek, madencilik faaliyetlerinin bölgenin geleceği açısından ciddi riskler barındırdığını savundu.

Suvatçı, ağustos ayında yapılan ihale sonrasında başlayan süreçle Karacadağ’ın maden sahasına dönüşebileceğini öne sürerken, aynı bölgede UNESCO Karapınar Jeopark başvuru sürecinin yürütüldüğüne dikkat çekti.

Suvatçı, “Madem Karacadağ, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken doğal ve jeolojik miras alanları arasında değerlendirilmektedir; o hâlde Karacadağ gerçekten korunmalıdır. Maden sahasına dönüştürülmemelidir. Hep birlikte buna izin vermemeliyiz” dedi.

“Karacadağ yalnızca bir dağ değildir”

Karacadağ’ın Karapınar, Ereğli ve Emirgazi ilçe sınırları içerisinde yer aldığını belirten Suvatçı, bölgenin milyonlarca yıllık jeolojik oluşumu, doğal varlıkları, biyolojik çeşitliliği ve kültürel mirasıyla önemli bir yaşam alanı olduğunu söyledi.

Suvatçı, şu ifadeleri kullandı:

“Karacadağ; toprağımız, suyumuz, meramız, yaylamız, tarımımız, yaban hayatımız, ekolojimiz, hayvancılığımız, alın terimiz ve geleceğimizdir.”

Yeşilyurt ve Akören mahalleleri sınırlarında bulunan Ovacık mevkisinin de doğal kaynakları, kırsal yapısı ve yaylalarıyla önemli bir yaşam alanı olduğunu ifade eden Suvatçı, bölgede geniş çaplı madencilik faaliyetlerinin başlaması halinde ekolojik ve ekonomik dengelerin bozulabileceğini savundu.

“Arama sürecini birkaç sondajdan ibaret görmüyoruz”

Platform, maden arama faaliyetlerinin yalnızca sondaj çalışmalarından ibaret değerlendirilmemesi gerektiği görüşünde.

Suvatçı, arama sürecinin ulaşım yolları, araç trafiği, sondaj faaliyetleri, arazi kullanımı, gürültü, toz ve atık gibi etkiler yaratabileceğini belirtti.

Ekonomik olarak işletilebilir bir rezerv bulunması halinde sürecin daha büyük ölçekli bir madencilik faaliyetine dönüşebileceğini ifade eden Suvatçı, işletme alanları, ağır tonajlı araçlar, tesisler ve pasa depolama sahalarının gündeme gelebileceğini dile getirdi.

Suvatçı, “Daha ortada maden işletmesi yok, yalnızca arama yapılıyor diyerek meseleyi küçümsemiyoruz. Altın bulunsun ya da bulunmasın, bugün yapılan aramanın etkileri bugünün ve yarının yaşamını ilgilendiriyor” dedi.

Su, tarım ve hayvancılık için soru işaretleri

Platform açıklamasında, olası bir maden işletmesinin bölgedeki su kaynakları, tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine ilişkin çok sayıda sorunun yanıtlanması gerektiği belirtildi.

Suvatçı, şu soruları gündeme getirdi:

“Eğer maden bulunursa ne olacaktır? İşletme kurulacak mıdır? Ne kadar alan kullanılacaktır? Su ihtiyacı nasıl karşılanacaktır? Pasa ve atıklar nereye konulacaktır? Tarım ve hayvancılık nasıl etkilenecektir? İnsan sağlığı açısından hangi sonuçlar ortaya çıkacaktır? Faaliyet sona erdiğinde ortaya çıkabilecek sorunların sorumluluğunu kim üstlenecektir?”

Suvatçı, Karacadağ’ın geleceğinin “önce arayalım, sonra bakarız” anlayışıyla ele alınamayacağını belirterek, meselenin yalnızca yer altındaki olası bir maden rezervinden ibaret olmadığını söyledi.

“Karacadağ gerçekten korunmalıdır”

UNESCO Karapınar Jeopark başvuru sürecine de değinen Suvatçı, jeopark hedefiyle madencilik faaliyetlerinin aynı anda yürütülmesinin kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.

Karacadağ’ın jeolojik ve kültürel mirasının korunması gerektiğini belirten Suvatçı, bölgenin doğal yapısının, su kaynaklarının, ekosisteminin ve yaşam alanlarının öncelikli olarak gözetilmesi gerektiğini savundu.

Yetkililere çağrı

Platform adına yetkililere çağrıda bulunan Suvatçı, Karacadağ’ın suyu, toprağı, meraları, tarım alanları, hayvancılığı ve doğal yaşamının bölge halkının ortak değeri olduğunu söyledi.

Suvatçı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Karacadağ’da yaşayan halk olarak kararımız kesindir: Maden arama faaliyetlerine ve Karacadağ’ın maden sahasına dönüştürülmesine hayır diyoruz. Buradan yetkililere açık çağrımızdır: Halkın yanında olun. Karacadağ’da yaşayan insanların iradesine sahip çıkın. Bölge halkını ve bu coğrafyanın geleceğini koruyan kararların arkasında durun. Bizim kararımız nettir: Karacadağ’da maden istemiyoruz.”