Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

18 yaşındaki imam hatipli genç İstanbul’dan otostopla umreye gitti

İstanbul’dan arkadaşıyla birlikte otostopla yola çıkan 18 yaşındaki imam hatip lisesi öğrencisi Ali Haydar Erol, Türkiye, Suriye ve Ürdün üzerinden yaklaşık 3 bin 200 kilometre yol kat ederek Suudi Arabistan’a ulaştı. Yaklaşık 40 araç değiştirilen ve bir hafta süren yolculuğun sonunda Medine ile Mekke’ye varan gençler, Mescid-i Nebevi ve Kabe’yi ilk kez görmenin heyecanını yaşadı. Erol, “Kendimi bütün yorgunluklarımdan arınmış hissettim. Bir haftalık yolculuğun ardından manevi huzur buldum. Kabe’yi ilk gördüğümde çok duygulandım, ağladım” dedi.

İstanbul’dan başlayan sıra dışı umre yolculuğu, yaklaşık 3 bin 200 kilometrelik güzergâhın ardından kutsal topraklarda tamamlandı.

18 yaşındaki imam hatip lisesi öğrencisi Ali Haydar Erol ile arkadaşı, sınırlı imkânlarla çıktıkları yolculukta Türkiye’den Suriye’ye, oradan Ürdün’e ve son olarak Suudi Arabistan’a geçti.

İki genç yaklaşık bir hafta boyunca otostop yaptı, zaman zaman kilometrelerce yürüdü, sınır kapılarından geçti, farklı şehirlerde konakladı ve 40’a yakın araç değiştirdi.

Yolculuğun sonunda önce Medine’ye, ardından Mekke’ye ulaşan Erol, Mescid-i Nebevi ile Kabe’yi ilk kez gördü.

Fikir arkadaş sohbetinde ortaya çıktı

Türkiye içerisinde daha önce de otostopla farklı şehirlere seyahat ettiğini anlatan Ali Haydar Erol, kutsal topraklara kadar uzanacak yolculuğun fikrinin arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbet sırasında ortaya çıktığını söyledi.

Otostopla seyahat etmeyi sevdiğini belirten Erol, arkadaşlarıyla yaptıkları konuşmanın ardından bu kez rotalarını Mekke ve Medine’ye çevirmeye karar verdiklerini anlattı.

Erol, arkadaşıyla birlikte 3 Ağustos’ta İstanbul’dan yola çıktıklarını, 9 Ağustos’ta ise Medine’ye ulaştıklarını söyledi.

Yaklaşık bir hafta süren yolculuğun yorucu ve zaman zaman oldukça güç geçtiğini belirten genç öğrenci, buna rağmen yaşadığı deneyimden memnun olduğunu ifade ederek:

“Elhamdülillah, yolculuk çok güzeldi.”

dedi.

İstanbul’dan Ankara’ya 7 araçla ulaştılar

İki gencin uzun yolculuğundaki ilk önemli durak Ankara oldu.

Erol, İstanbul’dan Ankara’ya ulaşıncaya kadar 7 farklı araç değiştirdiklerini anlattı.

Başkentte bir arkadaşlarının yanında bir gece konaklayan gençler, ertesi gün yeniden yola çıktı.

Ankara’dan hareket eden Erol ve arkadaşı, Aksaray-Niğde güzergâhını takip ederek Hatay’a ulaştı.

Hatay’da da bir gece kalan ikili, daha sonra rotalarını Türkiye-Suriye sınırına çevirdi.

Cilvegözü’nden Suriye’ye geçtiler

Hatay’daki konaklamalarının ardından Cilvegözü Sınır Kapısı’na ulaşan gençler, pasaport ve vize işlemlerini tamamladıktan sonra Suriye’ye geçti.

Erol’un anlattığına göre Suriye’de izledikleri güzergâh Hama, Humus ve Şam oldu.

İki genç Suriye boyunca da otostop yapmaya devam etti.

Erol, ülkede yaklaşık 15 farklı araç değiştirdiklerini ve bu şekilde Ürdün sınırına kadar ulaştıklarını söyledi.

Ancak sınırda yeni bir sorunla karşılaştılar.

Yaya olarak sınırı geçmelerine izin verilmeyince başka bir araçla Ürdün’ün Zerka kentine götürüldüler.

Buradan yeniden otostopa başlayan iki arkadaşın sonraki durağı başkent Amman oldu.

Amman’da öğrenciler misafir etti

Amman’da üniversite eğitimi gören bir arkadaşlarının yanında kalan Erol ve arkadaşı, cuma namazının ardından yeniden yola çıktı.

Ancak bu kez otostop düşündükleri kadar kolay olmadı.

Erol, saatlerce yol kenarında araç beklediklerini fakat kendilerini götürecek bir araç bulamadıklarını anlattı.

Daha sonra bir araçla otobüs garajına ulaştılar ve buradan Maan kentine hareket ettiler.

Ürdün içerisinde de yaklaşık 10 farklı araç değiştiren gençler, uzun süren yolculuğun ardından Suudi Arabistan sınırına ulaştı.

Çöl sıcağında yürüdüler, taksici ücret almadı

Suudi Arabistan’a giriş yaptıktan sonra yolculuğun en zorlu bölümlerinden biri başladı.

Erol ve arkadaşı, sıcak hava altında bir süre yürümek zorunda kaldı.

Yol üzerinde durdurdukları bir taksinin şoförü, iki gencin Türkiye’den otostopla Medine’ye ulaşmaya çalıştığını öğrenince ücret talep etmedi.

Taksi şoförü iki genci Tebük’e kadar ücretsiz götürdü.

Buradan yeniden otostopa başlayan gençleri başka bir kişi aracına aldı ve yaklaşık 200 kilometre götürdü.

Ancak saatlerin ilerlemesi ve havanın kararmasıyla birlikte yolculuk yeniden zorlaştı.

Gece araç bulamadıklarını anlatan Erol, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Biz de son çare taksi durdurmak istedik. Şoför, Türk olduğumuzu anlayınca para almadı. Bizi otobüs garajına kadar bıraktı. Oradan otobüse binerek Medine’ye vardık.”

Böylece 3 Ağustos’ta İstanbul’da başlayan yolculuğun ilk büyük hedefi 9 Ağustos’ta gerçekleşti.

Medine’ye ulaştığında bütün yorgunluğunu unuttu

Ali Haydar Erol için yolculuğun en özel anlarından biri Medine’ye varması oldu.

Uzun ve yorucu yolculuğun ardından şehrin manevi atmosferinden çok etkilendiğini söyleyen Erol, Medine’de insanların büyük ölçüde ibadetle meşgul olduğunu ve şehrin kendisine daha sakin geldiğini anlattı.

Medine’de ilk ziyaret ettikleri yerlerden biri Mescid-i Nebevi oldu.

Erol, “Cennet Bahçesi” olarak anılan Ravza’ya girdikleri anda yaşadığı duyguyu şu sözlerle ifade etti:

“Kendimi bütün yorgunluklarımdan arınmış hissettim. Bir haftalık yolculuğun ardından manevi huzur buldum.”

Erol ve arkadaşı Medine’de bulundukları süre içerisinde yalnızca Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etmekle kalmadı.

Kuba Mescidi, Mescid-i Kıbleteyn ve Uhud Dağı’nı da ziyaret eden gençler, İslam tarihi açısından önem taşıyan yerleri görme fırsatı buldu.

Erol:

“Kutlu beldede Kuba Mescidi, Mescid-i Kıbleteyn ve Uhud Dağı’nı ziyaret ettik. Uhud’da Hazreti Hamza’nın şehit edildiği yeri gördük.”

diye konuştu.

Sosyal medyadan gördü, onları Mekke’ye ücretsiz götürdü

Medine’de iki gün kalan iki arkadaşın Mekke yolculuğunda ise sosyal medyanın beklenmedik bir etkisi oldu.

Erol’un yolculuk boyunca sosyal medyada paylaştığı videoları izleyen bir kişi gençlerle iletişim kurdu.

İki arkadaşın yolculuğunu öğrenen kişi, Erol ve arkadaşını Medine’den Mekke’ye ücretsiz götürdü.

Böylece yaklaşık 3 bin 200 kilometrelik yolculuğun ikinci ve en önemli hedeflerinden biri daha gerçekleşti.

“Kabe’yi görünce ağladım”

Ali Haydar Erol’un yolculuk sırasında en fazla etkilendiği an ise Kabe’yi ilk gördüğü an oldu.

Daha önce yalnızca fotoğraf ve görüntülerden gördüğü Kabe’nin karşısına çıktığında yaşadığı duyguyu anlatan genç öğrenci, gözyaşlarına hakim olamadığını söyledi.

Erol:

“İlk gördüğümde çok duygulandım, ağladım. Kabe’yi direkt karşımda görünce fotoğraflardaki gibi olmadığını anladım. Çok büyük, devasa ve görkemli. Çok farklı bir atmosferi var. Çok kalabalık bir yer.”

ifadelerini kullandı.

Yolda karşılaştıkları insanlar dua istedi

Otostopla yapılan binlerce kilometrelik yolculuk, iki genç için yalnızca ülkeler ve şehirler arasında yapılan bir seyahat olmadı.

Yol boyunca karşılaştıkları insanların yaklaşımı da Erol’un hafızasında önemli yer tuttu.

İnsanlara İstanbul’dan umre yapmak amacıyla Mekke ve Medine’ye gittiklerini söylediklerinde ilgiyle karşılandıklarını anlatan Erol, bazı kişilerin kendilerinden dua istediğini söyledi.

Bazı kişiler gençlere harçlık vermek isterken, bazıları da onları evlerinde misafir etmeyi teklif etti.

Erol, yolculukları sırasında tanımadıkları insanlardan gördükleri bu ilginin kendilerini çok duygulandırdığını anlattı.

Ailesi ilk başta tedirgin oldu

18 yaşındaki Erol’un otostopla Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan’ı kapsayan yolculuğa çıkma kararı ailesinde başlangıçta endişeye neden oldu.

Erol, ailesinin yolculuğun ilk günlerinde tedirgin olduğunu söyledi.

Ancak iki genç yolculuğu sürdürüp kutsal topraklara ulaştıkça bu endişenin yerini farklı bir duygu aldı.

Mekke ve Medine’den sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımların ardından yakınlarının hem mutlu olduğunu hem de kendileriyle gurur duyduğunu ifade etti.

“Zor ve meşakkatli ama sonunda çok büyük ödül var”

Erol, kendileri gibi otostopla uzun bir umre yolculuğu yapmak isteyen gençlere de uyarıda bulundu.

Yolculuğun romantik tarafından çok, karşılaşılabilecek güçlüklerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Erol, şu ifadeleri kullandı:

“Zor ve meşakkatli yolculuk ama sonunda çok büyük ödül var. Hazreti Peygamber’i, Mekke’yi, Medine’yi ziyaret ediyoruz, umre yapıyoruz, ibadetlerimizi yerine getiriyoruz. Yolculuğa çıkmak isteyenler olursa meşakkatli olduğunu da unutmasın.”

Yeni hedefi yine umre, ardından Orta Asya

Genç gezgin için İstanbul’dan Mekke’ye uzanan yolculuk son macera olmayacak.

Erol, önümüzdeki yaz aylarında yeniden umreye gitmeyi planladığını açıkladı.

Ancak yeni seyahat hedeflerinin yalnızca Mekke ve Medine’den ibaret olmadığını söyledi.

Ali Haydar Erol geleceğe ilişkin planlarını da şöyle anlattı:

“Önümüzdeki yaz mevsiminde tekrar umre yolculuğu düşünüyorum. Onun dışında Özbekistan, Buhara, Semerkant, Hindistan ve Pakistan gibi yerleri de otostopla gezmeyi planlıyorum.”

3 bin 200 kilometrede yaklaşık 40 araç

İstanbul’da başlayıp Ankara, Aksaray, Niğde ve Hatay üzerinden Suriye’ye uzanan; Hama, Humus ve Şam’ın ardından Ürdün’ün Zerka ve Amman kentlerinden geçen yolculuk, Suudi Arabistan’da Tebük, Medine ve Mekke’ye ulaştı.

Yaklaşık 3 bin 200 kilometre, 40’a yakın araç, çok sayıda otostop noktası, sınır geçişleri ve zaman zaman kilometrelerce süren yürüyüşün ardından 18 yaşındaki Ali Haydar Erol’un hayali gerçekleşti.

Sınırlı imkânlarla İstanbul’dan yola çıkan Erol için yolculuğun sonunda aklında kalan ise ne kilometreler ne de değiştirilen araçların sayısı oldu.

Genç öğrencinin hafızasında en güçlü şekilde kalan anlar, Mescid-i Nebevi’ye girdiği ve Kabe’yi ilk kez karşısında gördüğü anlar oldu.