Konyaspor Kulübünün eski başkanı Ömer Korkmaz, Konya’da bir otelde, kendisinin başkanlık yaptığı dönemde yönetim de olan iş insanları ile birlikte düzenlediği basın toplantısında son günlerde kamuoyuna yansıyan “eski yönetimin kulüpten alacaklarını tahsil etmek için Konyaspor’a icra gönderdiği” yönündeki iddialara ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Korkmaz’ın açıklamalarında en dikkat çeken nokta, yalnızca alacak ve ödeme meselesi değil, sürecin kamuoyuna nasıl yansıtıldığı oldu.
Eski yönetim cephesine göre, ödeme tarihi gelmesine rağmen mevcut yönetim tarafından kendileriyle herhangi bir iletişim kurulmadı. Buna karşılık konu bazı gazetelerde ve kamuoyunda, sanki eski yönetim Konyaspor’a hiçbir görüşme ve süreç yaşanmadan doğrudan icra göndermiş gibi sunuldu. Korkmaz’ın açıklamaları, mevcut yönetimin ödeme ve iletişim konusundaki sorumluluğunun geri planda bırakıldığı, tartışmanın ise “eski yönetim parasını istedi ve kulübü icraya verdi” şeklinde dar bir çerçeveye çekildiği yönündeki rahatsızlığı açık biçimde ortaya koydu.
Korkmaz, taraflarının her zaman Konyaspor ve Konya olduğunu, hiçbir zaman kulübün karşı tarafında yer almayacaklarını söyledi.
Kamuoyuna yansıyan “eski yönetimin kulüpten alacaklarını tahsil için kulübü icraya verdiği” haberlerinin arka planını anlatan Korkmaz, görevi eski başkan Fatih Özgökçen ve yönetim kurulundan devraldıkları dönemde benzer bir borç ödeme sürecini kendilerinin de yaşadığını hatırlattı.
Korkmaz, o dönemde Fatih Özgökçen ve yönetim kuruluna borçlu olmaktan kaynaklı bir mahcubiyet içerisinde ancak karşılıklı saygı ve iletişimle hareket ettiklerini, borçları tamamen ödeyebilmek için bütün imkanları zorladıklarını söyledi. Kulüp imkanlarının yetersiz kaldığı noktalarda ise bazı yönetim kurulu üyelerinin borçların bir kısmını kendi ceplerinden karşıladığını ifade etti.
Korkmaz, mevcut başkan Ömer Atiker’e yapılan devir sürecini ise şu sözlerle anlattı:
“Biz böyle bir süreç götürürken gün geldi, biz de Ömer Atiker başkanıma kulübü devretmekle alakalı inanılmaz nezaket seviyesi içinde bir süreç yaşadık. Çok da güzel bir süreçti. Başkanımız gayet nezaketli bir şekilde süreci yürüttü. Ben de aynı nezaketle, nasıl isterse o şekilde devredebileceğimi kendisine anlattım ve süreç başladı.”
Korkmaz, daha sonra Ömer Atiker ve yönetim kuruluyla mali konularda bir anlaşmaya vardıklarını ve eski yönetimin alacaklarının 14 ay sonra ödenmesini kabul ettiklerini belirtti.
Bu sürede Konyaspor aleyhine herhangi bir tutum içerisinde olmadıklarını, kulübün menfaatini her zaman ön planda tuttuklarını söyleyen Korkmaz, eski yönetim kurulu üyelerinin gerekirse alacaklarının bir bölümünü kulübe bağışlama düşüncesini dahi kendi aralarında değerlendirdiklerini aktardı.
“Kimse bizimle irtibata geçmedi”
Korkmaz, anlaşmada ödeme tarihi olarak belirlenen 30 Temmuz 2026 geldiğinde mevcut yönetimden herhangi bir arama veya bilgilendirme yapılmadığını belirterek şunları söyledi:
“Bütün yönetici arkadaşlarımız, ‘Başkanım arayan soran yok mu’ diyor. Normalde bir yere borcunuz varsa ödemeyecekseniz haber verirsiniz. Ararsınız, sorarsınız. Buradan dışarıya çıkmak bana nasip olmasın, arkadaşlarımızın hepsi dedi ki ‘Eğer Konyaspor yönetimi bize bir model sunarsa toplu olarak biraz bağış yapalım, bir şey yapalım.’ Biz kendi kendimize böyle konuşuyoruz ama kimse bizimle irtibata geçmedi. ‘Ödeyeceğiz’ diyen yok, ‘Ödemeyeceğiz’ diyen yok. Dedik ki ‘Olabilir belki. Bir ay daha hiç kimse bir şey yapmasın bekleyelim sakince’.”
Korkmaz’ın bu sözleri, eski yönetimin doğrudan icra sürecine yönelmediğini, önce ödeme tarihinin geçmesini beklediğini, ardından da yaklaşık bir ay daha herhangi bir işlem yapılmaması yönünde karar aldığını ortaya koydu.
Eski yönetim cephesinin asıl tepkisi de bu noktada başladı. Korkmaz, ödeme konusunda hiçbir iletişim kurulmadığını, ancak daha sonra gönderilen ihtarın ve taraflara ait özel bilgilerin basına yansımasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Korkmaz, süreci şu sözlerle anlattı:
“Devamında kulübe bir ihtar gönderildi ama dönüldü. Çok özür dilerim yani gayri ahlaki bir şekilde, daha önce Konyaspor tarihinde görülmemiş bir mevzu. Bu tarz ilişkiler mahremdir arkadaşlar. Benim size anlattıklarım da mahremdir ama mahremliğini ben bozmadım. Arkadaşlarımızın ev adreslerine kadar, detaylarına kadar tarafların, bu şehirde yaşayan insanların, camianın kucağına atıp da ne oluyor yani bu kadar gazetelere bu haberin sızdırılması? Nedir bu?”
Bu sözlerle Korkmaz, mevcut yönetimin süreci ele alış biçimine doğrudan ahlaki bir eleştiri yöneltti. Korkmaz’ın değerlendirmesine göre, kulüp ile eski yöneticiler arasındaki özel bir mali sürecin, tarafların adres ve kişisel detaylarına kadar basına yansıtılması Konyaspor’un geçmişinde görülmeyen ve kabul edilemeyecek bir tutumdu.
Eski yönetim cephesinde ayrıca, bu bilgilerin kamuoyuna yansıtılmasının, mevcut yönetimin iletişim ve ödeme konusundaki eksikliğini tartışma dışına çıkararak eski yönetimi “Konyaspor’a icra gönderen taraf” konumuna yerleştirmeye yönelik bir algı oluşturduğu görüşü hakim.
Korkmaz’ın açıklamaları da bu rahatsızlığı açıkça ortaya koydu. Eski başkan, ödeme yapılmamasından çok kendilerinin muhatap alınmamasına ve daha sonra sürecin basına farklı bir çerçevede yansıtılmasına tepki gösterdi.
“Bir telefon edilecek kadar yerimiz yok mu?”
Ömer Korkmaz, görev yaptığı dönemde Konyaspor için büyük fedakarlıklar yaptığını vurgulayarak mevcut yönetimden beklediği tek şeyin iletişim olduğunu söyledi.
Korkmaz şöyle konuştu:
“Ben de çoluğumu çocuğumu bıraktım, ailemi bıraktım, gecemi gündüzüme kattım, bu kulübün arkasından koştum. Bir telefon edilecek kadar bir yerimiz yok mu? Bu kadar mı kötü şeyler yaptım Konyaspor’a? Bugün bu isyanın, serzenişin aslında meselesi para değil ki. Bu kadar muhatap alınmamak.”
Korkmaz’ın bu ifadeleri, eski yönetim cephesindeki kırgınlığın ekonomik bir alacak meselesinden çok, kulüp yönetiminden beklenen kurumsal nezaket ve iletişimin sağlanmamasından kaynaklandığını ortaya koydu.
Eski yönetim, alacakların ödenmemesi durumunda dahi kendileriyle görüşülebileceğini, yeni bir ödeme takvimi ya da farklı bir model üzerinde konuşulabileceğini savunuyor. Korkmaz’ın açıklamasına göre, eski yöneticiler toplu biçimde bir miktar bağış yapma fikrini dahi kendi aralarında değerlendirirken mevcut yönetimden herhangi bir temas gelmedi.
Buna rağmen konunun kamuoyuna yalnızca “eski yönetim alacağını istedi ve Konyaspor’u icraya verdi” biçiminde yansıması, Korkmaz ve arkadaşlarının en sert tepki gösterdiği başlık oldu.
“Ben Konyaspor’u desteklemek istiyorum”
Basın toplantısında bir gazetecinin, “Bundan sonra ne yapacaksınız?” sorusuna da cevap veren Korkmaz, mevcut yönetimle yeni bir çatışma veya tartışma içerisinde olmak istemediğini söyledi.
Korkmaz sözlerini şöyle tamamladı:
“Ben bundan sonra hiçbir şey yapmak istemiyorum. Ben Konyaspor’u desteklemek istiyorum, yönetim de dahil olmak üzere. Yeteri kadar açıkça anlattım. Yani bir telefon meselesi bu. Yoksa başka hiçbir sorun yok aslında ortada.”
Ömer Korkmaz’ın açıklamalarının bütünü, Konyaspor’daki icra tartışmasının yalnızca bir alacak meselesi olmadığını ortaya koydu. Eski yönetim açısından temel sorun; ödeme tarihi geçtikten sonra hiçbir iletişim kurulmaması, buna rağmen özel bilgilerin basına yansıması ve kamuoyunda eski yönetimin Konyaspor’a durup dururken icra gönderen taraf gibi gösterildiği düşüncesi.
Korkmaz ise mevcut yönetimin bu süreçteki tavrını özellikle mahrem bilgilerin basına yansıması üzerinden “gayri ahlaki” olarak nitelendirirken, tartışmanın büyümesini istemediğini ve mevcut yönetim dahil olmak üzere Konyaspor’un yanında durmaya devam edeceğini ifade etti.




