Konya’nın yetiştirdiği ve şehrin hafızasında özel bir yere sahip olan sanatçı Ahmet Özdemir, vefatının 10. yılında unutulmadı.
Halk arasında “Kör Ahmet”, “Ahmet Ağa” ve “Ahmet Amca” olarak tanınan Özdemir, 6 Eylül 2016’da 83 yaşında hayatını kaybetmişti. Aradan geçen 10 yıla rağmen söylediği türküler, kendine özgü Konya şivesi, nükteleri ve hikâyeleriyle hatırlanmaya devam ediyor.

Altay: Konya’nın kültürünü nesilden nesile taşıdı
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da Ahmet Özdemir’in vefat yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı.
Altay mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Türküleriyle Konya’mızın kültürünü, şivesini, neşesini ve hatıralarını nesilden nesile taşıyan Ahmet Özdemir’i vefatının yıl dönümünde rahmetle anıyorum.”
Altay’ın mesajında kullandığı “nesilden nesile taşıyan” ifadesi, Ahmet Özdemir’in Konya kültüründeki yerini de özetliyor. Çünkü Özdemir yalnızca türkü okuyan bir sanatçı değildi; eski Konya’nın düğününü, eğlencesini, konuşma biçimini, mizahını ve günlük hayatını sonraki kuşaklara aktaran bir kültür taşıyıcısıydı.
Güvenç köyünde başlayan bir hayat
Ahmet Özdemir, 1933 yılında Konya’nın bugün Selçuklu ilçesi sınırları içerisinde bulunan Güvenç köyünde dünyaya geldi.
Babası Ali İsmail Özdemir, annesi Emine Hanım’dı. Ailesi 1944 yılında Güvenç’ten Konya şehir merkezine taşındı ve Ahmet Özdemir’in hayatının bundan sonraki bölümü Konya’nın mahalleleri, düğünleri ve müzik ortamıyla iç içe geçti.
Çocuk yaşta çiçek hastalığı nedeniyle görme yetisini kaybeden Özdemir, bu durumun hayatla bağını koparmasına izin vermedi.
Kendi hayatını anlatırken çocukluğunu yoksullukla birlikte mutluluk, aile dayanışması ve mahalle kültürü üzerinden hatırlatan Özdemir, küçük yaşlardan itibaren olağanüstü hafızası ve müzik kulağıyla dikkat çekti.
Önce kaval, ardından cura ve ud
Müzik Ahmet Özdemir’in hayatına çok küçük yaşlarda girdi.
Evde ve çevrede duyduğu şarkıları ve türküleri hafızasına alan Özdemir, çocukken kapılara, tepsilere ve bakır güğümlere vurarak ritim tutuyordu. Ailesindeki müzik merakı da onun bu yeteneğinin gelişmesinde önemli rol oynadı.
Anneannesinin kendisine aldığı kaval, müzik yolculuğunun ilk enstrümanlarından biri oldu. Ardından cura ve özellikle ud ile tanıştı.
Babası da ud, saz ve bağlama çalıyor, Konya türkülerini söylüyordu. Böylece Özdemir daha çocukluk yıllarında geleneksel Konya müziğinin içinde yetişmeye başladı.
Ankara Radyosu yolu açıldı
Ahmet Özdemir’in müzik hayatında Ankara Radyosu da önemli bir yere sahip oldu.
Dönemin Türk halk müziğine yön veren isimleriyle çalışma imkânı bulan Özdemir, Muzaffer Sarısözen, Neriman Tüfekçi ve Nida Tüfekçi gibi Türk halk müziğinin önemli isimlerinin bulunduğu müzik ortamından beslendi.
Kaynaklarda Ankara Radyosu’na giriş tarihi konusunda farklı bilgiler bulunsa da Özdemir’in Ankara Radyosu çevresinde eğitim aldığı ve bu dönemin onun sanat hayatında önemli bir dönüm noktası olduğu belirtiliyor.
Ancak Ahmet Özdemir’in asıl sahnesi hiçbir zaman yalnızca radyo stüdyoları olmadı.
Onun sahnesi Konya’ydı.
Konya düğünlerinin “Ahmet Ağa”sıydı
Ahmet Özdemir denildiğinde eski kuşak Konyalıların hafızasında yalnızca türküler değil, düğünler de canlanıyor.
Düğünlerde, nişanlarda, sünnet merasimlerinde ve geleneksel eğlencelerde yıllarca sahne alan Özdemir; udunu çaldı, türküler söyledi, taklitler yaptı, hikâyeler anlattı.
Bu nedenle onun sanatçılığı klasik anlamda yalnızca “müzisyenlik” ile sınırlı değildi.
Özdemir aynı zamanda meddahlık geleneğinin Konya’daki önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edildi.
Konya şivesiyle yaptığı taklitler, günlük hayattan çıkardığı nükteler, insanları kırmadan güldüren mizahı ve hikâye anlatıcılığı, onu 7’den 70’e geniş bir kesimin sevdiği bir isim haline getirdi.
Binlerce türkü hafızasındaydı
Ahmet Özdemir’in en dikkat çekici özelliklerinden biri de güçlü hafızasıydı.
Dönemin yayınlarında Özdemir’in repertuvarında 5 binden fazla şarkı ve türkü bulunduğu aktarılırken, Türk halk müziğine yüzü aşkın eser kazandırdığı belirtiliyor. Kaynaklara göre sanatçı hayatı boyunca çok sayıda albüm de yayımladı.
Ancak onu Konya için asıl önemli yapan şey rakamlardan çok, yerel ezgileri kaybolmadan yaşatması oldu.
O türküler hâlâ Konya’yı anlatıyor
Ahmet Özdemir’in seslendirdiği, bestelediği veya yaşatılmasına önemli katkı sağladığı eserler arasında Konya hafızasına kazınmış çok sayıda türkü bulunuyor.
Bunların arasında;
- Elmaların Yongası
- Haydi Bizim Evde Şeker Lokum Var
- Elmayı Nazik Soydum
- Ermenek’in Keklikleri Ötüyor
- Karpuz Kestim Suyumuş
- Şu Sille’nin Sokakları
- Limon Ektim Taşa
- Konyalı Yârim
- Vişne Dalı Eğilmiş
- Bozkır Dağları Dumanlı
gibi eserler öne çıkıyor.
Özdemir’in türküleri yalnızca melodileriyle değil, kullandığı yerel ifadeler ve anlatım biçimiyle de Konya’nın kültürel kimliğinin bir bölümünü bugüne taşıdı.
Televizyonla yeni kuşaklara ulaştı
Ahmet Özdemir değişen zamanla birlikte yalnızca geleneksel düğün ve eğlence ortamlarında kalmadı.
Yerel televizyonlarda yaptığı programlarla yeni kuşaklara da ulaştı. Uzun yıllar SUN TV’de yayımlanan “Ahmet Özdemir Show” programıyla hem türküler söyledi hem de kendine özgü mizahıyla izleyicilerin karşısına çıktı.
Böylece eski Konya düğünlerinin “Ahmet Ağa”sı, televizyon aracılığıyla evlerin de misafiri oldu.
Bir sanatçıdan daha fazlasıydı
Ahmet Özdemir’in Konya açısından değerini yalnızca kaç türkü söylediği, kaç beste yaptığı ya da kaç albüm çıkardığıyla ölçmek mümkün değil.
O, bir şehrin sözlü hafızasının taşıyıcılarından biriydi.
Konya’nın eski mahallelerini, düğünlerini, insan ilişkilerini, şivesini, mizahını ve müzik anlayışını yaşayarak öğrendi; ardından bunları hem sahnede hem ekranlarda insanlara aktardı.
Bu yönüyle Ahmet Özdemir, türkü söyleyen bir sanatçının ötesinde, Konya’nın hızla değişen şehir hayatı içerisinde kaybolabilecek kültürel unsurlarını kayıt altına alan canlı bir hafıza işlevi gördü.
6 Eylül 2016’da hayata veda etti
Hayatının son döneminde sağlık sorunları yaşayan Ahmet Özdemir, 6 Eylül 2016 tarihinde 83 yaşında hayatını kaybetti.
Cenazesi Ahmet Dede Yediler Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Ahmet Dede Yediler Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Bugün, vefatından tam 10 yıl sonra Ahmet Özdemir’in sesi hâlâ Konya türkülerinde yaşamaya devam ediyor.
Bir dönem düğünlerde udunun başında toplanan Konyalıların “Ahmet Ağa”sı, bugün kayıtları, türküleri, esprileri ve hatıralarıyla yeni kuşaklara ulaşmayı sürdürüyor.
Gözleri görmese de Konya’yı sesiyle anlatan Ahmet Özdemir, ardında yalnızca türküler değil; bir şehrin hafızasını bıraktı.




