Japonya’daki Iwate Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırmada, kedilerin birbirlerini nasıl tanıdığına ilişkin dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı.
Araştırmacılar davranışsal deneyleri kimyasal analizlerle birleştirerek, kedilerin idrar kokularının birbirinden farklı kimyasal profillere sahip olduğunu ve bu farklılıkların bireylerin tanınmasında rol oynayabileceğini belirledi.
Aynı kokuyla karşılaşınca ilgileri azalıyor
Araştırmanın ilk aşamasında kedilere başka kedilere ait idrar kokuları sunuldu.
Aynı kedinin idrarı bir süre sonra tekrar koklatıldığında, kedilerin kokuyu incelemek için ayırdığı sürenin giderek azaldığı gözlemlendi.
Ancak farklı bir kediye ait idrar kokusu sunulduğunda koklama süresinin yeniden arttığı belirlendi.
Araştırmacılar, bu davranışın kedilerin daha önce karşılaştıkları kokuyu tanıdıklarına işaret ettiğini değerlendirdi.
Aylar sonra bile kokuyu hatırladılar
Çalışmada dikkat çeken bir diğer sonuç ise kedilerin daha önce karşılaştıkları idrar kokularına aylar sonra bile daha düşük ilgi göstermesi oldu.
Bu durum, araştırmacılara kedilerin idrar kokularında bireye özgü bir kimyasal işaret bulunduğunu ve kedilerin bu kokuları uzun süre hafızalarında tutabildiğini düşündürdü.
Kediye özgü yağ asidi keşfedildi
Davranışsal bulguların ardından bilim insanları, bireysel koku tanımaya katkıda bulunabilecek idrar moleküllerini incelemeye başladı.
Analizler sonucunda, yapısı her kedide farklılık gösteren ve bireysel olarak ayırt edilebilen bir yağ asidi tespit edildi.
Araştırmacılar, söz konusu molekülün kedilerin birbirlerini kokuyla tanımalarında önemli rol oynayabileceğini değerlendiriyor.
Aslan ve kaplanlarda da farklılık gösteriyor
Bilim insanları araştırmayı yalnızca evcil kedilerle sınırlı tutmadı.
Aslan, kaplan, leopar, jaguar ve vaşak gibi farklı kedigiller türlerinde yapılan incelemelerde de aynı yağ asidinin bireyler arasında farklılık gösterdiği tespit edildi.
Ancak araştırmacılar, vahşi kedigillerin de bu kimyasal farklılığı birbirlerini tanımak amacıyla kullanıp kullanmadığının henüz bilinmediğini bildirdi.
Araştırmanın sonuçları Current Biology dergisinde yayımlandı.




